Devrimci,Güncel,Tarafsız,Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Mihrac Ural Yazdı: GRUP YORUM VE 'ROJAVA DEVRİMİ'

Mihrac Ural Yazdı: GRUP YORUM VE 'ROJAVA DEVRİMİ'

Tarih 17 Mart 2015, 22:28 Editör yorumcahaber.com

Mihrac Ural / 17 Mart 2015 / Salı / Kesab

Grup Yorum konusunda hiçbir çevreden resmi bir açıklama okumadım. Ancak birileri ortamı germek demokrasi güçlerini birbirine düşürmek için özel bir çaba sarf edercesine kimi lokal olaylardan hareketle birbirini dışlayan açıklamalar yapıyor. Özellikle de Kürt halkı adına Grup Yoruma karşı bir tecrit kampanyası üretilmek isteniyor. Kendi adıma ne HDP adına ne de en yetkili temsilciler adına bu yönde bir açıklama bulgusuna rastlamadım. Gerginlik yaratmak isteyen demokrasi güçlerini birbirine saldırtmak isteyenler malum fikir ayrılıkları üzerinde şatolar dikmeye çalışıyorlar.

Ne oluyor anlamıyorum ? Suriye’de başı açık kadın doğranıyor Hıristiyan’ı Alevi’si anında katlediliyor, Sünni’si vatansever diye öldürülüyor bu ilkel yöntemlerle nereye gidiliyor. Müziği yasaklayan müzik enstrümanlarını kırdıran bu ilkellikle nereye varılır ki? Bu aklın uzantıları farklılıkları katli vacip saymakla sol mu olunur? bu sol değil bu insanlık da değil.

Bir müzik grubuna karşı bu kin ve nefret hangi değerler adına hizmettir ölüm kültürü inkar siyaseti hep Nazilerden artakalan kadim çağlardan bu güne taşınan çöküşler bataklıklar değil mi? Farklılık denince ilk olarak Kürtler aklımıza gelirdi şimdi hangi gerçek Kürt bu ötekileştirmeyi Kürtlerin kaderini tayin olarak görebilir ki? Bu gün hepimizin sesi olan Grup Yoruma yapılacak bu insafsızlık yarın sanatın her dalına da sıçramayacağının garantisini kim verebilir; bu algı hangi kadim uygarlık arta kalanlarının da yargılamayacağının garantisini verebilir? İŞİD’in tarihi eserlere saldırısından hiç mi ders çıkarmayacağız. Bunu kabul etmenin mümkünü yoktur. Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz eleştirirsiniz ötesi ise şiddettir uygarlık değil özgürlük değildir. Farklılıkların zenginliği söylemini ilk elden Kürtler için dillendiren bizler değil miydik? Türkleştirme, Sünnileştirme bu memleketin felaketi olan veba değil mi? Şimdi kim herkesi Kürtleştirmek isteyebilir ki?

Siyasetin bataklığından uygarlık özgürlük çıkar mı? Bu çift ağızlı bıçakla kendini kıymak değil mi? İnanmak güç. Biat kültürünün AKP eliyle nerelere vardığını görmek gerek; hazmı mümkün olmayan bu algılara karşı daha çok direnmeyi gerektiren bir sonuçla yüz yüzeyiz diyeceğim. herkesi aklı selime davet ediyorum geniş sahasıyla el değmemiş kitleleri ileriye götürmek yerine bölünmüşü bir kez daha bölmekle kime hizmet yapılır bilmek gerek...

Üç kuşaktır özgürlük ve demokrasi için omuz omuza verdiğimiz Kürt özgürlüğü için büyük bedeller ödediğimiz mücadeleyi böylesine ipi kopuk hallere getirmenin önüne geçilmelidir.

GELELİM KONUNUN ÖZÜNE

Efendim Grup Yorum. “Rojava devrimi diye bir devrim yok” demiş Bu açıklama bir fikir beyanıdır. Aynıyla bende bu ifadeyi tekrar ediyorum ve bununla da yetinmeyip kim isterse en akademik ölçüler içinde böyle bir iddianın hiçbir devrim tanımına ve verisine uymadığını da ayrıca belirteyim.

Bunun üzerine yazdığım makale de ortada (6 ekim 2014); Suriye hükümetinin tüm memur, işçi ve çiftçi aylıkları 4 yıldır akıl almaz emperyalist- Siyonist – diktatör Erdoğan ve selfi katil şebekelerinin savaş dayatmasına karşın hala tıkır tıkır ödüyor ve bunları Suriyeli Kürt halkı güzel güzel alıyorsa, tüm eğitim hizmetlerini, tüm adli ve sağlık hizmetlerini bedava vermeye devam eden bir Suriye devleti ortada duruyor ve Rojava Kürtleri bunu güzel güzel vatandaş hakkı olarak değerlendiriyorlarsa, YPG’in ilk elden tüm silahları Suriye Ordusu tarafından halkı korumak için verilmişse ve her çatışmada Suriye devleti başkan Beşşar Esad Portekiz devlet televizyonuyla yaptığı röportajda açıkça“ Kürt halkına Suriye devleti askeri açıdan ayni yardım ve mücadelesinde her türden yardımı yaptık bunun belgeleri elimizde bulunmaktadır” Bunun anlamı da şudur ordunun her yaptığı askeri uçuş ve bombalama, her topçu ateşinin koordinatları saatleri ve saniyelerinin resmi belgesi bulunmaktadır demektir ki bu her ordunun askeri arşivinde zorunlu olarak yer alır. Bu devlete karşı Rojava’nın ne devrimi olacak anlamak zor. Bu bir yana hala şu an itibariyle İŞİD’e karşı ortak operasyonlar düzenlemek, Haseki gibi bir kentte kimi lokal gerginliklere karşın yan yana bulunmak ve ortak projelerle Haseki Kamışlı otoyolunu açma ortak protokolü yapmak hangi devrim kapsamında yer alır anlamak zor. Kamışlıda Suriye devletinin tüm kurumları eksiksiz çalışmasına devam ederken YPG’nin hiçbir yerde dip dipe olduğu Suriye ordusuna ve güvenlik güçlerin tek kurşun atmazken kim kime karşı nerede ve nasıl bir devrim yapıyor anlamak zor.

Afrin kantonu, Kobani kantonu, Kamışlı kantonundan söz etmek kendi adıma çok normal bu kantonlarda öz yönetimler de kurmak çok normal ve bu Kürt halkının bu süreç aşılana kadar en doğal hakkıdır da. Buna devrim deme sadece komik bir zorlamadır. Bu bilgilere Başkan Öcalan’ın 23 Temmuz 2014 tarihli basın açıklamasında yer alan Suriye’nin tüm demokratik güçlerinin omuz omuza birleşerek İŞİD’e karşı savaşması gerektiği çağrısı bile bu gereksiz Rojava devrimi abartmasını anlamsızlaştırmaya yeter. Yandaş medyayı taklit çabasında olan kimi Kürt medyasının bu şaşkın Suriye düşmanı abartmalarına rağmen Rojova’da olan devrim değil ortak bir vatan savunmasının direnişidir.

Mihrac Ural’ın Türkiye ve Suriye’de ve tüm bölgede sarsılmaz tarzda sürme kararlılığı gösteren Kürt halkı dostu siyasal çizgisi Suriye yanlısı olmasından dolayı bir yana konsa da, Bu konuyla ilgili olarak PKK en üst organlarından en üst yetkililerinden resmi bir açıklamama olmaması ve tersine PYD lideri Salih Müslim’in zaman zaman Esad yönetimine çirkin saldırılar yaptığı bir kesitte bile Özgür Gündem gazetesi adına röportaj yapan M.Ali Çelebi konuyla ilgili ısrarlı sorularına aynen şunları söylemektedir; “Suriye vatandaşlık kimliği. Rojava bir bölgedir. Halk kendi kendini yönetiyor. Suriye’de bir çözüm bulununcaya kadar. Ayrı bir şeydir, veyahut ayrı bir devlettir, veyahut ayrı sınırlar çizilecek diye bir şey yok. Ne olursa, bütün Suriye içinde bir çözüm bulunursa olacak.”
(http://www.nasname.com/a/muslimden-aci-itiraf-rojavada-devr… )

Müslim üstelik bunu kimliksiz kalmış göçmen Kürtlerin Suriye’de kimlik sorununun da çözüldüğünü, Beşşar Esad’ın “ kimi kimliksiz Kürtlerin kimlik hakları için çıkardığı 7 Nisan 2011 tarihli, 49. Nolu Cumhurbaşkanlığı kararnamesine” gönderme yaparak şunları söylemektedir; “Şimdi o dertten kurtulduk. Herkes geldi müracaat etti. Herkesin kimliği var.” (http://www.nasname.com/a/muslimden-aci-itiraf-rojavada-devr… )

Hiç birimiz kraldan çok kralcı olmamalıyız…Konu gayet açık

Uzatmayacağım, seçim sathı mayiline girdik bu seçimler yaşamsal ve oldukça kritik dengelere sahiptir. Tek oylun bile anlamı ve gücü vardır. Kimse kimseyi dışlayıp öteleme çabasına girmesin. HDP’nin barajı aşarak meydanlardan parlamentoya yükselen direnişin temsilciliğini yapması için hepimizin çaba sarf etmesi gereken bu kesitti birilerimizi ötekileştirmek dışlamak hiçte akıl karı bir duruş olamaz. Akılıca olması ise mümkün değildir. Seçimlerle ilgili ilk yazıma, dizi yazı olacağı kaygısıyla “SEÇİM SATHI MAYİLİ -1-“ (4 Mart 2015) diye başlık seçtim. Orada HDP’’ye öneriler yaptım özellikle farklılıklarımız için Türkiye Arap halkı için seçim bildirgesinde yer alması gereken temel ilkeleri açıkladım. Böylesi bir süreçte kendi adıma destek ve birlik kanaları yaratma çabası verdim bu çabalar Grup Yoruma karşı her türden saldırganlığa karşı da bir barikattır.

Gün birbirimizi anlamak tanımak ve olduğumuz gibi fikir algılarımızla birbirimizle dayanışma içinde olma günüdür. Bağımsız örgütsel varlığımızla ortak dayanışma çabalarımızı yükseltme günüdür. Fikir farklılığımız dayanışmamızın gücü ve zenginliğidir bunu korumak gerek.

Mihrac URAL
 
'GRUP YORUM VE “ROJAVA DEVRİMİ”

Mihrac Ural – 17 Mart 2015 – Salı / Kesab

Grup Yorum konusunda hiçbir çevreden resmi bir açıklama okumadım. Ancak birileri ortamı germek demokrasi güçlerini birbirine düşürmek için özel bir çaba sarf edercesine kimi lokal olaylardan hareketle  birbirini dışlayan açıklamalar yapıyor. Özellikle de  Kürt halkı adına Grup Yoruma karşı bir tecrit kampanyası üretilmek isteniyor. Kendi adıma ne HDP adına ne de en yetkili temsilciler adına bu yönde bir açıklama bulgusuna rastlamadım. Gerginlik yaratmak isteyen  demokrasi güçlerini birbirine saldırtmak isteyenler  malum fikir ayrılıkları üzerinde şatolar dikmeye çalışıyorlar.

Ne oluyor anlamıyorum ? Suriye’de başı açık kadın doğranıyor Hıristiyan’ı Alevi’si anında katlediliyor, Sünni’si vatansever diye öldürülüyor bu ilkel yöntemlerle nereye gidiliyor. Müziği yasaklayan müzik enstrümanlarını kırdıran bu ilkellikle nereye varılır ki? Bu aklın uzantıları farklılıkları katli vacip saymakla sol mu olunur? bu sol değil bu insanlık da değil. 

Bir müzik grubuna karşı bu kin ve nefret hangi değerler adına hizmettir ölüm kültürü inkar siyaseti hep Nazilerden artakalan kadim çağlardan bu güne taşınan çöküşler bataklıklar değil mi? Farklılık denince ilk olarak Kürtler aklımıza gelirdi şimdi hangi gerçek Kürt bu ötekileştirmeyi Kürtlerin kaderini tayin olarak görebilir ki? Bu gün hepimizin sesi olan Grup Yoruma yapılacak bu insafsızlık yarın sanatın her dalına da sıçramayacağının garantisini kim verebilir; bu algı hangi kadim uygarlık arta kalanlarının da yargılamayacağının garantisini verebilir? İŞİD’in tarihi eserlere saldırısından hiç mi ders çıkarmayacağız. Bunu kabul etmenin mümkünü yoktur. Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz eleştirirsiniz ötesi ise şiddettir uygarlık değil özgürlük değildir. Farklılıkların zenginliği söylemini ilk elden Kürtler için dillendiren bizler değil miydik? Türkleştirme, Sünnileştirme bu memleketin felaketi olan veba değil mi? Şimdi kim herkesi Kürtleştirmek isteyebilir ki?

Siyasetin bataklığından uygarlık özgürlük çıkar mı? Bu çift ağızlı bıçakla kendini kıymak değil mi? İnanmak güç. Biat kültürünün AKP eliyle nerelere vardığını görmek gerek; hazmı mümkün olmayan bu algılara karşı daha çok direnmeyi gerektiren bir sonuçla yüz yüzeyiz diyeceğim. herkesi aklı selime davet ediyorum geniş sahasıyla el değmemiş kitleleri ileriye götürmek yerine bölünmüşü bir kez daha bölmekle kime hizmet yapılır bilmek gerek...

Üç kuşaktır özgürlük ve demokrasi için omuz omuza verdiğimiz Kürt özgürlüğü için büyük bedeller ödediğimiz mücadeleyi böylesine ipi kopuk hallere getirmenin önüne geçilmelidir.

GELELİM KONUNUN ÖZÜNE

Efendim Grup Yorum. “Rojava devrimi diye bir devrim yok” demiş Bu açıklama bir fikir beyanıdır. Aynıyla bende bu ifadeyi tekrar ediyorum ve bununla da yetinmeyip  kim isterse en akademik ölçüler içinde  böyle bir iddianın hiçbir devrim  tanımına ve verisine  uymadığını da ayrıca belirteyim.  

Bunun üzerine yazdığım makale de ortada (6 ekim 2014);  Suriye hükümetinin  tüm memur, işçi ve çiftçi aylıkları 4 yıldır akıl almaz emperyalist- Siyonist – diktatör Erdoğan ve selfi katil şebekelerinin savaş  dayatmasına karşın hala tıkır tıkır ödüyor ve bunları Suriyeli Kürt halkı güzel güzel alıyorsa, tüm eğitim hizmetlerini, tüm adli  ve sağlık hizmetlerini bedava vermeye devam eden bir Suriye devleti ortada duruyor ve  Rojava  Kürtleri bunu güzel güzel vatandaş hakkı olarak   değerlendiriyorlarsa, YPG’in ilk elden tüm silahları Suriye Ordusu tarafından  halkı korumak için verilmişse ve her çatışmada Suriye devleti başkan Beşşar Esad  Portekiz  devlet televizyonuyla yaptığı röportajda açıkça“ Kürt halkına  Suriye devleti askeri  açıdan  ayni  yardım ve  mücadelesinde her türden yardımı yaptık bunun belgeleri elimizde bulunmaktadır” Bunun anlamı da şudur ordunun her yaptığı askeri uçuş ve bombalama, her topçu ateşinin koordinatları saatleri ve saniyelerinin resmi belgesi bulunmaktadır demektir ki bu her ordunun askeri arşivinde zorunlu olarak yer alır. Bu devlete karşı Rojava’nın ne devrimi olacak anlamak zor. Bu bir yana hala  şu an itibariyle İŞİD’e karşı ortak operasyonlar düzenlemek, Haseki gibi bir kentte  kimi lokal gerginliklere karşın yan yana  bulunmak ve ortak projelerle  Haseki Kamışlı  otoyolunu açma  ortak protokolü yapmak hangi devrim kapsamında yer alır anlamak zor. Kamışlıda  Suriye devletinin tüm kurumları eksiksiz çalışmasına devam ederken YPG’nin  hiçbir yerde  dip dipe olduğu Suriye ordusuna ve güvenlik güçlerin tek kurşun atmazken kim kime karşı nerede ve nasıl bir devrim yapıyor anlamak zor.

Afrin kantonu, Kobani kantonu, Kamışlı kantonundan söz etmek kendi adıma çok normal bu kantonlarda  öz yönetimler de kurmak çok normal ve bu Kürt halkının bu süreç aşılana kadar en doğal hakkıdır da. Buna devrim deme sadece komik bir zorlamadır.  Bu bilgilere Başkan Öcalan’ın  23 Temmuz 2014 tarihli basın açıklamasında yer alan Suriye’nin tüm demokratik güçlerinin omuz omuza birleşerek İŞİD’e karşı savaşması gerektiği çağrısı bile bu gereksiz Rojava devrimi abartmasını anlamsızlaştırmaya yeter. Yandaş medyayı taklit çabasında olan kimi Kürt medyasının bu şaşkın Suriye düşmanı  abartmalarına rağmen Rojova’da olan devrim değil ortak bir vatan savunmasının direnişidir.

Mihrac Ural’ın Türkiye ve Suriye’de ve tüm bölgede sarsılmaz tarzda sürme kararlılığı gösteren Kürt halkı dostu siyasal çizgisi Suriye yanlısı olmasından dolayı bir yana konsa da, Bu konuyla ilgili olarak PKK en üst organlarından en üst yetkililerinden resmi bir açıklamama olmaması ve tersine PYD lideri Salih Müslim’in zaman zaman Esad yönetimine çirkin saldırılar yaptığı bir kesitte bile Özgür Gündem gazetesi adına röportaj yapan M.Ali Çelebi konuyla ilgili ısrarlı sorularına aynen şunları söylemektedir; “Suriye vatandaşlık kimliği. Rojava bir bölgedir. Halk kendi kendini yönetiyor. Suriye’de bir çözüm bulununcaya kadar. Ayrı bir şeydir, veyahut ayrı bir devlettir, veyahut ayrı sınırlar çizilecek diye bir şey yok. Ne olursa, bütün Suriye içinde bir çözüm bulunursa olacak.” 
(http://www.nasname.com/a/muslimden-aci-itiraf-rojavada-devrim-yok )

Müslim üstelik bunu kimliksiz kalmış göçmen Kürtlerin Suriye’de kimlik sorununun da çözüldüğünü, Beşşar Esad’ın “ kimi kimliksiz Kürtlerin kimlik hakları için çıkardığı 7 Nisan 2011 tarihli, 49. Nolu Cumhurbaşkanlığı kararnamesine”  gönderme yaparak şunları söylemektedir;  “Şimdi o dertten kurtulduk. Herkes geldi müracaat etti. Herkesin kimliği var.” (http://www.nasname.com/a/muslimden-aci-itiraf-rojavada-devrim-yok )

Hiç birimiz kraldan çok kralcı olmamalıyız…Konu gayet açık

Uzatmayacağım, seçim sathı mayiline girdik  bu seçimler yaşamsal  ve oldukça kritik dengelere sahiptir. Tek oylun bile anlamı ve gücü vardır. Kimse kimseyi dışlayıp öteleme çabasına girmesin. HDP’nin barajı aşarak meydanlardan parlamentoya yükselen direnişin temsilciliğini yapması için  hepimizin çaba sarf etmesi gereken bu kesitti birilerimizi ötekileştirmek dışlamak hiçte akıl karı bir duruş olamaz. Akılıca olması ise mümkün değildir. Seçimlerle ilgili ilk yazıma, dizi yazı olacağı kaygısıyla “SEÇİM SATHI MAYİLİ -1-“ (4 Mart 2015) diye başlık seçtim. Orada HDP’’ye öneriler yaptım özellikle farklılıklarımız için Türkiye Arap halkı için seçim bildirgesinde yer alması gereken temel ilkeleri açıkladım. Böylesi bir süreçte kendi adıma destek ve birlik kanaları yaratma çabası verdim bu çabalar Grup Yoruma karşı her türden saldırganlığa karşı da bir barikattır.

Gün birbirimizi anlamak tanımak ve  olduğumuz gibi fikir algılarımızla  birbirimizle dayanışma içinde olma günüdür. Bağımsız örgütsel varlığımızla  ortak dayanışma çabalarımızı yükseltme  günüdür. Fikir farklılığımız dayanışmamızın gücü ve zenginliğidir bunu korumak gerek.'

Bu haber 2992 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

'IRKÇI YOBAZ SÜRÜLERİ KAPILAR SİZLER GİBİ CANSIZDIR'

'IRKÇI YOBAZ SÜRÜLERİ KAPILAR SİZLER GİBİ CANSIZDIR' Nesimilerin, Hallacı Mansurların, Pir Sultanların derileri yüzüldü, Kesildiler, asıldılar ama yollarından dönmedile...

Habip Hamza Erdem Yazdı: YALANCININ AMPULÜ!

Habip Hamza Erdem Yazdı: YALANCININ AMPULÜ! ‘Yalancının mumu yatsıya kadar’ diye bir sözümüz var. Peki ‘yalancının ampülü’ nereye kadar acaba ? Kuşkusuz sons...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi