Devrimci,Güncel,Tarafsız,Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



M. Seyfullah Kılıç ile Röportaj: Suriyeli Silahlı Gruplara En Büyük Destek Türk STK'lardan

M. Seyfullah Kılıç ile Röportaj: Suriyeli Silahlı Gruplara En Büyük Destek Türk STK'lardan

Tarih 23 Temmuz 2015, 18:49 Editör yorumcahaber.com

Taha Haber sitesi, Gazeteci Mustafa Seyfullah Kılıç ile Suriye'deki silahlı gruplar ve lojistik destekçilerini konuştu. Gazeteci Kılıç, Türkiye'deki hangi STK'ların bu gruplarla ilişki içerisinde olduğunu anlatırken, bazı verileri de ilk kez Taha Haber aracılığıyla duyurdu.

Röportajı Yapan: Nuri Akçay

Nuri Akçay:  Suriye’de savaşan grupların Türkiye’deki faaliyetlerini en iyi bilen gazeteci olmanız hasebiyle bu konuyla ilgili birkaç soru sormak istiyorum. Öncelikle Suriye’de bulunan hangi grupların Türkiye’de çalışmaları bulunuyor.

Mustafa Seyfullah Kılıç:  İstisnasız Suriye ve Irak'ta faaliyet gösteren bütün grupların Türkiye'de faaliyetleri var. Çünkü Türkiye bu örgütlerin yaşayabilmesi için lojistik ve savaşçı temini için  en önemli stratejik bölgedir. Fakat bu faaliyetlerin şekli örgütün durumuna ve konumuna göre değişir.

NA: Bu gruplar Türkiye’de ne tür faaliyetler yürütüyorlar.

MSK:  Mevcud çetelerin Türkiye'deki çalışma ve faaliyet alanını radikal olan ve olmayan örgüt faaliyetleri olarak ayırabiliriz. Örneğin Ahrar Şam veya ÖSO gibi örgütler kendilerine gösterilen teveccühü sonuna kadar kullanırlar. Bu örgütlerin direk olarak Türkiye halkına yönelik ideolojik bir propagandaları yoktur. Sadece savaş sahasına yönelik adam toplama lojistik temini için çalışırlar. IŞİD veya Nusra gibi örgütler ise dolaylı olarak manipüle edilen örgütlerdir. Radikal olarak kabul edilen bu örgütlerin faaliyet sahası yöresel değil küreseldir. Suriye gibi Türkiye de ideolojik olarak ilgilendikleri bir alandır. Hem ideolojik çalışmayla Türkiye sahasında güçlenmeye ve yer edinmeye hem de Suriye sahasında lojistik ve geçiş sağlamaya çalışırlar. Son günlerde IŞİD'in yeraltına çekildiğini söyleyebiliriz.

Resmi rakamla son bir yılda Türkiye'de Suriyeliler tarafından açılan büyük şirket sayısı 145.

Yaklaşık 6 aylık verilere dayanarak yaptığım bir araştırmaya göre de bu 145 şirketten 93'ü direk olarak Suriye'de savaşan çetelerle ilişkili

Pasta'dan en büyük payı Ahrar Şam örgütü ve ÖSO kaparken Türkiye kanunlarına göre illegal olarak görülen Nusra Cephesi de ufak tefek şirketler tarafından fonlanıyor.

Bu bilgilerin MİT tarafından da bilindiği varsayımından hareketle, bu çetelerin kazanması için kendilerine her türlü imkanlar tanındığı bu konuda bir sınırın olmadığı görülüyor. (Bu araştırmalarıma dayalı resmi veriyi de ilk kez sizin aracılığınızla veriyorum)

NA: Suriyeli Muhalif grupların Türkiye’deki bazı Sivil Toplum Kuruluşları ile temas halinde olduklarını biliyoruz. Acaba en fazla hangi STK, hangi muhalif gruba destek veriyor öğrenebilir miyiz?

MSK:  Resmi verilere göre Suriyeli muhalif gruplara destek veren küçük büyük dernek veya vakıfların listesi 100'ün üzerinde. Bunlardan IHH ve İMKANDER gibi devlet (MİT) destekli ve dev bütçeli vakıf ve dernekler olduğu gibi sadece bu işe munhasır kurulmuş tabela dernekleri de mevcuttur.

Örneğin Bayır Bucak bölgesine yardım faaliyeti yürüten bazı dernekler var. Yerleri genelde Fatih-Aksaray civarıdır. Kapısını çalarsanız kimse açmaz çünkü sadece birer tabeladan ibarettirler. Zannımca bu dernekler yasal prosedürü oluşturulup MİT tarafından sahada açıktan faaliyet gösteren hatta silah ve muhimmat bile taşıyan sözde yardım dernekleridir.

Bütün bunların yanında KIZILAY ve AFAD gibi devlet kurumları bile bu savaş pornosunu körükleyen, 'insani olmayan' ! materyalleri Suriye toprağına taşımaktadırlar.

NA: STK’ların Suriye’de savaşan gruplara yönelik yardım faaliyeterinin neler olduğunu açabilir misiniz?

MSK: Aslında cevabı bir önceki sorunuzda verdim. Ama açmak gerekirse 2 yıl evvel deşifre ettiğimiz MİT TIR'ları hadisesinde de görüldüğü üzere bölgeye yardım dernekleri veya vakıfları görüntüsü altında silah ve mühimmat taşınmaktadır. Nitekim MİT TIR'ları olayını deşifre ettiğimizde konu ilkin meclise soru önergesi olarak getirilmiş ama dönemin Dışişleri bakanı Davutoğlu bunu yalanlamış hatta resmi ağızdan ''devlet böyle fevri işler yapmaz'' denilmiş ama daha sonra Hatay'da yapılan baskınla olayın gerçek olduğu ortaya çıkınça tükürdüklerini yalayarak bu sefer ''biz aslında Türkmenlere yardım götürüyorduk'' açıklaması yapmışlardı.

Nitekim daha sonrada gerek IHH gerek İMKANDER gerekse AFAD gibi teşkilatlar vasıtasıyla bölgeye silah ve mühimmat taşınmasının yanında savaşçı taşındığı da ortaya çıkmıştır.

Bütün bu durum Türkiye açısından rezil bir durumdur. İnsanların yardım derneklerine olan itimadının azalması ve batının vekalet savaşında ''kraldan daha fazla kralcı'' kesilerek insani değerlerden ne kadar taviz verildiğinin bir tezahürüdür..

NA: Merak edilen bir soruyu sormak istiyorum. Muhaliflere silah yardımı götürdükleri bilinen Tırların Suriye’deki seyahatleri nasıl bu kadar kolay oluyor. Birbirleriyle çatışan onlarca grup, Rejim askerleri, YPG gibi güçler varken bu tırlar nasıl oluyor da hedeflerine zayiatsız ulaşabiliyor.

MSK:  Çok önemli bir soru bu, bazı şeylerin anlaşılmasında katkısı olacak bir soru. Öncelikle sınır hattına yakın oluşturulan ve Türkiye tarafından 'angajman kurallarının' uygulandığı alan sınırın Suriye tarafının yaklaşık 15 km içlerine kadar ulaşıyor. Toprak Suriye toprağı olmasına rağmen sınıra yaklaşan uçak ve helikopterler Türk jetleri tarafından engelleniyor ve bu bölgeye yaklaşan Suriye kara birlikleri ise adaletsiz biçimde Türkiye tarafından ''angajman kuralları ihlali'' bahanesiyle taciz ediliyor ya da direk topçu ateşiyle vuruluyor.

Türkiye ile gereksiz bir cephe açmanın anlamsız olacağını bilen Suriye ise şimdilik daha geride olan hatları korumayı ve giriş yapan savaşçıları kendi sahasında karşılamayı seçiyor.

İşte bu bölgede angajman adı altında görünmez bir hat oluşuyor ve bu 15 km'lik ince hat hem geçişler için hem de bu çetelerin bu sınır hattında karargah kurup sınırı denetleyebilmelerine izin veriyor. Nusra ve IŞİD yarışmasından evvel bu bölgeye sokulan tüm yardımlarda o dönem ÖSO şemsiyesi altında olan bu gruplara pay ediliyordu. Şimdi pastadan en büyük payı İslam Cephesi bileşenleri ve ÖSO ile Ahrar Şam gibi örgütler kapıyor.  Nitekim İdlip savaşında etkin ve lider örgüt olan Nusra Cephesi de bu derin teveccühün meyvelerini altında olduğu şemsiye yapı, İslam Cephesi örgütüne düşen paylardan alıyor.

Yine  IŞİD'in de bölgede kaçakçılardan oluşan bir geçiş ağı ve şebekesi kurduğunu ve bu şebekenin hem lojistik ihtiyacı hem savaşçılarını bölgeye geçirdiğini hatırlatmış olayım.

Bu arada savaş boyunca zaman zaman da bu yardım konvoylarının vurulduğu olmuştur. Nitekim geçtiğimiz yıl IHH brandası taşıyan 2 TIR Halep yolunda vurulmuş ve bu araçların silah taşıdığı ortaya çıkmıştır.

NA: Son olarak Nusra, Ahraru Şam, ÖSO gibi sözde ılımlı muhaliflere kim tarafından destek verildiği üç aşağı beş yukarı bilinirken, IŞİD’e Türkiye’den şu cemaatler ya da STK’lar destek veriyor diyebileceğiniz isimler var mı?

MSK:  İlk bahsettiğiniz ve içlerinde Nusra'nın olduğu gruplar daha ziyade dernekler vakıflar gibi yollardan beslenirken IŞİD son günlerde Türkiye'nin de politikasıyla biraz daha yer altına çekilmiştir. Buna etken olan IŞİD'in kontrol dışına çıkmasıdır.

Daha anlaşılır bir ifadeyle 'Türkiye’nin besleyip büyüttüğü IŞİD isimli çocuk haylaz çıkmıştır, Türkiye de bu çocuğu evlatlıktan reddetme aşamasındadır '

Türkiye'de bu örgüte en çok destek verenlerden birisi Ebu Hanzala  olarak bilinen Halis Bayancık'ın liderlik ettiği selefi gruplardır. Bu bilinen bir kişi bunun dışında İstanbul merkezli bir çok selefi yapı tarafından desteklenmektedir. IŞİD akide olarak dernek veya vakıf yapılanmalarını ''tağut bir devlete bağlı oldukları'' gerekçesiyle reddettiği için vakıf veya dernekler yerine daha çok özel gruplar küçük işyerleri yeraltına çekilmiş kaçakçı şebekeleri yoluyla karşılar. Bunda en büyük etken dediğim gibi akide yapısıdır.

Bu arada şunu hatırlatmak lazım, IŞİD ile Nusra ayrışması olmadan evvel IHH dahil bir çok dernek veya vakıf (bunun içinde devlete bağlı KIZILAY da var)  IŞİD'in sınırdaki hücrelerine tonlarca yiyecek giyecek ve hatta silah alımında kullanılmak üzere para yardımı yapmıştır. Nitekim IŞİD militanlarının yayınladığı videolarda sık sık KIZILAY veya IHH damgalı yiyecek kolilerine rastlanmıştır.

Taha Haber

Bu haber 825 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Röportaj

Mihrac Ural ile röportaj: BÖLGEDE SON DURUM VE MUKAVEME SURİYYİ

Mihrac Ural ile röportaj: BÖLGEDE SON DURUM VE MUKAVEME SURİYYİ 1) Mihraç Ural kimdir ne zamandır Suriye'de yaşıyorsunuz, lideri olduğunuz örgüt (Mukaveme Suriye) Suriye ordus...

Öldüğü iddia edilen Mihrac Ural'la ilk röportaj: Bari cenaze namazımı kılsaydınız...

Öldüğü iddia edilen Mihrac Ural'la ilk röportaj: Bari cenaze namazımı kılsaydınız... Son haftalar içinde gerek görsel-yazılı medyada gerek sosyal medya ortamında hakkında 'öldürüldüğü' yönünde...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
19 MAYIS 1919
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
İT BAYTARI
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
YSK, Kadı ve Eşek
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
CIA Başkanı Mike Pompeo Ankara’ya niçin geldi?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi