Devrimci,Güncel,Tarafsız,Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



AVUKAT TUTUKLATAN GAZETE YAZILARI ÜZERİNE (Halkın Hukuk Bürosu açıklama)

AVUKAT TUTUKLATAN GAZETE YAZILARI ÜZERİNE (Halkın Hukuk Bürosu açıklama)

Tarih 26 Mart 2016, 01:05 Editör yorumcahaber.com

Küçük burjuva şeride son derece benzer. Küçük burjuva bir parazittir, bir asalaktır. Başkalarının usarelerini emerek geçinir. Küçük burjuvanın da tıpkı şerit gibi, şaşılacak bir yaşama yeteneği vardır. Hızlı üreme gücüne sahiptir. Her çevreye pek kolayca uyar.
Maksim Gorki

Yıllar önce Gorki’nin Küçük Burjuvazi için söylediği bu sözler Yıldıray Oğur’un kaleminden çıkan “Boğaziçi’nde Yaşayan Simon’lar” yazısını okuyunca bir kez daha geldi aklımıza… Yıldıray Oğur’un fezleke okumayı, polis istihbaratı değerlendirme yeteneği zannedip böbürlenmesi bir yana bunu gazetecilik faaliyeti olarak pazarlaması da gerçekten Gorki’nin bahsettiği gibi “şaşılacak bir yaşama” yeteneğinden kaynaklanıyor olabilir.

Adliye eliyle yürütülen politik saldırıların alt yapısı genellikle bu gibi kalemlerin yazılarından hazırlanır. Alışıldıktır; burjuva gazetelerde provakatif manşetler atılır ve geri kalanı siyasi polis ve sulh yargıcı tamamlar. Daha doğrusu bu basın tetikçileri ile gündeme göre değişen politik tutuklamalar ve operasyonlar birbirini besler.

Yıldıray Oğur’un polisiye bir hevesle yazısında sıraladığı savlar bizim için ne şaşırtıcıdır ne de yenidir. Bir  yazıyı kaleme alarak “iktidarın tetikçilerine değer kazandırırsınız” diyenlerle de aynı fikirde değiliz. Biz ise Y. Oğur nezdinde bir tip değerlendirmesi yapma imkânına kavuşmuş oluyoruz.

Emperyalizm ve özelde Amerikan emperyalizminin CİA ve diğer kurumların ideolojik propaganda faaliyetlerine çok büyük önem verdiğini ve bütçe ayırdığını biliyoruz. Emperyalizm bu propaganda faaliyetleri sayesinde ayakta duruyor. Binlerce dolarlık maaşlarla ulusal gazetelerde köşe tutmuş olan Yıldıray Oğur gibilerin durumu bizlere O’nun gibi düşünce pazarlayarak yaşamlarını sürdürenler hakkında da güçlü bir fikir verecektir.

Yıldıray Oğur’u, AKP’nin demokrasicilik oynadığı, askeri vesayetle savaştığını söylediği bir dönemde Taraf gazetesindeki yazılarıyla tanıdık. Bu dönemde yazmış olduğu yazılarda okurlarına ne kadar demokrat ve özgürlükçü olduğunu kanıtlamaya çalışıyordu. Şimdi artık işlevini tamamlayarak kör, sağır, dilsiz konumuna geçen genç siviller hareketinin kurucularından olduğu da söyleniyor. Biz kurucusu olduğunu değil ama öne çıkan isimlerinden biri olduğunu kabul edebiliriz.

Köşe yazılarında Türkiye’de Oligarşinin TSK içinde karşılığını bulan kanadının ne kadar anti demokratik uygulamaları olduğunu anlatıyordu. Bu kesimin tasfiye edilerek, demokratik bir zeminin oluşturulması gerektiğini salık veriyordu. “Türkiye askeri vesayetle yönetiliyordu, bu yüzden demokrasi olamazdı, sivil bir demokrasi kurmak gerekiyordu.” Alttan alta mevcut iktidarı askeri vesayeti ortadan kaldıracak demokrasiyi tesis edecek güç olarak pazarlıyordu.  Bu düşünceleri yaymak için “kahramanca” yazılar yazıyordu.

Şöyle diyordu: “Önce bir demokrasimiz olmalı. Üzerinde duracağımız ortak bir zemin” 

http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/yildiray-ogur/uzlasmayla-demokrasi-gelir-mi/10305/

O, bir zamanlar Halka karşı yüzlerce suç işlemiş kontrgerilla çetesi karşısında  “duygularına hâkim olamıyordu”,  “Basitsiniz, Ucuzsunuz, Faşistsiniz”  başlıklı yazılarında: “Küçük bir çocuğun hayatı üzerinden bile ideolojilerini, iktidarlarını düşünenlerin hakkaniyet duygusuna kalan inancımız bile salaklılığımıza delil değil mi?” gibi cümleler kuruyordu. Bugün Sur’da Cizre’de  3 aylık bebekleri katlettiren, “çoluk-çocuk, kadın… Terörist olan bedelini ödeyecek” gibi cümlelerle ifadesini bulan iktidara karşı Yıldıray’ın duygularına bir bakalım. O’nun bütün bu olanlar karşısında vicdan, ahlak, adalet, merhamet, isyan gibi temayülleri yok. Duygularına gayet güzel hakim oluyor. Ama “dalkavukluk “ hakim olunmaz bir biçimde  yerinde ve zamanında beyin kıvrımlarından dökülüp taşıyor.

http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/yildiray-ogur/basitsiniz-ucuzsunuz-pacozsunuz-fasistsiniz/123/

Bu durumdan da anlaşılacağı üzere, insan kitlelerin çektiği acılara ilgisiz, gösterişli hümanizmanın ötesinde, Oğur’un demokratlığı yine tarih tarafından sınavlara tabi tutuluyordu. Oğur, şu an kendisi için “Paralel Yapı” olan cemaatin operasyonlarına alkış tutuyor, AKP ile el ele operasyonlar yapan cemaate güç vermekten kendini alamıyordu.

“Demokrasiyi”, demokratik değerleri savunan Yıldıray Oğur bu gibi saldırı dönemlerinde, 12 Şubat 2009’da  “Demokrasi için telefon dinleyen de dinleten de şereflidir” başlıklı yazılar yazıyordu.

http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/yildiray-ogur/demokrasi-icin-telefon-dinleyen-de-dinleten-de/4003/

Her şeye, herkese ve her duruma karşı “demokrasi savunucusu” olduğunu iddia eden Yıldıray, bir anda demokratlığını unutuvermişti.  Şu anda dilinden düşürmediği “paralelci polislere ”Böyle karanlık kumpaslara şahit olan devlet görevlilerinin bunları deşifre etmesi en birincil vazifeleri, anayasadan kaynaklanan mecburiyetleri, hatta vatani borçlarıdır.” cümleleriyle arka çıkıyordu.

Hızını alamıyordu Yıldıray. Yasadışı telefon dinlemelerini  “bu amaçla yapılan gizli telefon ve ortam dinlemeleri de mubahtır, caizdir hatta sevaptır” şeklinde nitelendiriyor faşizmin yükselişine destek oluyordu. Gördüğü karşılıklar onu daha çok motive ediyor olmalı ki yeni propaganda metinlerini kaleme almasını sağlıyordu.

2013 yılında katılmış olduğu bir programda “çözüm sürecini” destekliyor. Şiddetin önüne geçmek için siyasal alanın açılması gerektiğini söylüyor, yargı paketlerini olumluyor, KCK ana davasının sürmesinden yakınıyordu. Barış olmadan Türkiye’de iktidar düzeneğinin değişmeyeceğini anlatıyordu. AKP iktidarının otoriter, güçlü bir parti olmadığını söylüyordu. “Güvenlikçi-otoriter” algının yerine “demokratik algının” gelmesini barışın gerçekleşmesine bağlıyordu.

https://www.youtube.com/watch?v=c-r2cwBojE8

Yaklaşık 3 sene sonra, bir başka programda konuşan Yıldıray ise bambaşkaydı, Sanki eski Yıldıray gitmiş yerine yenisi gelmişti. Esasen hızına yetişmek mümkün değildi Yıldıray’ın.  Bu sefer de AKP’nin halka karşı savaş politikalarını eleştiren akademisyenlerin tutuklanmalarını meşrulaştırmaya çalışıyordu.

https://www.youtube.com/watch?v=2r31IXe3rRk

Bugün, yıllar boyu savunduklarına ve akıl yürütme biçimine baktığımızda Yıldıray Oğur ‘un bize şunları söylemesi gerekirdi;

“Bir üniversite öğrencisi okulu bitirip mesleğini yapamıyorsa, gazeteci, öğretmen, siyasetçi olmak yerine eline silah alıyor, beline bomba bağlıyorsa, bu sonucu oluşturan maddi koşullara bakmak gerekir. Ataları silahşör diye beşiğinde keleşle uyumaz, yaşı erdiğinde okulu bırakıp eyleme gitmez insanlar. Bozuk, adaletsiz, yaşanılmaz olduğunu hep birlikte tespit ettiğimiz bu düzeni değiştirmenin demokratik yollarını kapatıp değişimin önünü tıkadınız diye insanlar daha iyi daha adil bir düzen istemekten vazgeçmezler. Siyasetin önünü açarsanız insanlar büyük oranda şiddete başvurmaya gerek duymaz” 

Ama Yıldıray Oğur prototipi; yaşam içinde bir teori- pratik bütünlüğü yakalamak bir tarafa, düşüncede uyum ve istikrar yakalamak azminde bile değildir. Onlar kapitalizmin kar, fayda ikliminde yetişmişlerdir. “Kar etmeyen düşünce bütünlük arz etmiş etmemiş kime ne fayda” diye bakarlar. Önemli olan iktidarın politikalarının ideolojik zeminini hazırlamaktır. Bu yüzden kâh sol-sosyalist argümanlar kullanırlar; solcu sanırsınız, kâh liberal laflar ederler; liberal varsayarsınız. Bir de bakmışsınız ulusalcı oluvermiş. Elbette bu kadar kısa zamanda birbirinden farkı düşünceleri savunmak da o kadar  kolay değildir. Piyasa ekonomisi bu; meslek erbabı değil köşesi metalaştırılmış düşünce tüccarlarıdır bunlar. Yakışır yakışmaz parasını veren herkese elbise dikerler. Yeter ki ne istediğini söylesin.

Yıldıray Oğur dün AK dediğine bugün kara der, dün demokratlık oynadığı yerde bugün Nazi propagandisti gibi davranırlar. Demokrasi, özgürlük ve temel haklar Yıldıray için satışa çıkarılan metalardan ibarettir. O dönem AKP’nin iktidara iyice yerleşmek için demokrasicilik oyununa ihtiyacı vardı. Bundandır ‘demokrasiye ihtiyacımız var’ diye bağırırken 5 ay sonra “demokrasi için yasadışı dinleyen şereflidir” demesi.  Onun için ‘demokrasi’ sahiplerinin çıkarlarını koruduğu kadar değerlidir.

Televizyon programlarında,gazete köşesinde avukatları hedef gösterip hayret ediyor oyunu oynayacağına “Bu Ülkede Nasıl Bir Sorun Var” diye düşünmeye çalış.

Behey Yıldıray Oğur, Şaşıracaksan “Parasız Eğitim” pankartı açtı diye 20 ay hapis yatıran sisteme şaşır. Merak etme bu dağıtıp kaçtığınız demokratlık oyunu, senin kişisel özelliğin değil sistemin demokrasicilik oyunudur. Türkiye faşizminin özelliğidir; İki silah patlasa ezberi bozulur demokrasicilik oyununu dağıtır, kontrgerilla saklandığı yerden sahneye  fırlar.

ABD nin siyasi ve ekonomik krizi Türkiye de faşizmi azgınlaştırır. Üzerindeki şal kalkar, avukatlar, gazeteciler, aydınlar hedef haline getirilir.

Yani Yıldıray Oğur “dikkat sıra size geldi” diye bizi uyarmak istediyse durum anlaşıldı. Ama bu durumun kendi gazetecilik kariyerine bir şey kazandırmadığı da ortada. Mehmet Baransu örneği akıldan çıkacak gibi değil.

Birileri çıkıp da kendisi gibi polis ajanlığına soyunacak olursa vay haline!  Bir zamanlar demokrasi için yasadışı telefon dinlemelerini ‘şerefli bir iş, bir vatan borcu’ olarak tanımladığını unutmamalı. Zira ‘Orduculara operasyon yaptı’ diye övgüler dizdikleri, bugün devleti yıkmak için örgüt kurmaktan yargılanıyorlar. Sen vatan hainlerini övmüşsün be adam! diye örgüt üyeliğinden canına okuyabilirler,  bizden söylemesi….

Yıldıray Oğur, şu an senin arkasında olduğun, halka karşı savaş politikaları, çelişkileri derinleştirecek ve halkın öfkesini büyütecektir. AKP bu şekilde kendi sonunu hazırlıyor. Er ya da geç faşizm yenilgiye uğrayacaktır, işte o zaman sen hayatının geri kalan kısmını işlediğin suçlardan kaynaklanan koca bir leke ile yaşamak zorunda kalacaksın!

HALKIN HUKUK BÜROSU

Bu haber 595 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Haber

MİT ve yandaş medyanın öldü dediği Mihrac Ural dün canlı yayında önemli açıklamalar yaptı

MİT ve yandaş medyanın öldü dediği Mihrac Ural dün canlı yayında önemli açıklamalar yaptı 'Saldırılar insanlığı ve barış içinde birlikte yaşayan Suriye halkını hedef aldı' Mihrac Ural

Mustafa Seyfullah Kılıç Yazdı: RAKKA OPERASYONU NEDEN VE KİMLER TARAFINDAN YAPILIYOR

Mustafa Seyfullah Kılıç Yazdı: RAKKA OPERASYONU NEDEN VE KİMLER TARAFINDAN YAPILIYOR Rakka operasyonu başladı YPG-PYD'nin öncülük ettiği operasyona Suriye Demokratik Güçleri bazı Arap ve Türkmen g...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
Suay Karaman Suay Karaman
LOZAN’DAN GÜNÜMÜZE
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
15 TEMMUZ’UN SİYASÎ AYAĞI
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
İŞTE ŞİMDİ ÖFKELENDİM!
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
CIA Başkanı Mike Pompeo Ankara’ya niçin geldi?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi