Devrimci,Güncel,Tarafsız,Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Bahattin Gülyuva: Dreyfus davası neydi? Günümüz AKP faşizmi nedir ve sonuçları ne olacak?

Bahattin Gülyuva: Dreyfus davası neydi? Günümüz AKP faşizmi nedir ve sonuçları ne olacak?

Tarih 06 Ağustos 2017, 12:18 Editör Bahattin Gülyuva

Bu yazıyı yazmaya neden ihtiyaç duydum. Gerek sosyal medyada gerekse sokaklarda özellikle Nuriye ve Semih için yapılan eylemlere "yazılıyor da ne oluyor, sokaklarda eylem yapılıyor da ne oluyor? Avukatlar saçlarından sürüklenip tutuklanıyor da ne oluyor?" sözleri hayli yaygın.

Bu umutsuzluk ve bezginlik ve bir tür "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" rahatlığı ve korkuları bahanelerle geçiştirme çabalarıdır. Yazılan her cümlenin, yapılan her eylemin sonucuna basit bir bakış tarzı değil, tarih karar verecektir. Bugün hesap sormuş gibi iftira, yalana ve ellerindeki güce sığınanlar, tarihin acımasız gerçekliğinden kendini kurtaramayacaktır. Şimdi gelin hep beraber şu Dreyfus davasını bir kez daha hatırlayalım.

Bir yüzbaşıydı Alfred Dreyfus, Fransız ordusunda... Bir kusuru vardı, Yahudi olmak... Sadece Almanya’ya özgü değildi o günlerde Yahudi düşmanlığı... Yüzbaşı Alfred Dreyfus, Alman Askeri Ataşesi Von Schwartzkoppen’e bazı gizli askeri belgeleri gönderdiği gerekçesiyle tutuklandı. Dreyfus daha yargılanmadan Fransız basını hükmünü vermişti bile. Gazeteler, Dreyfus’ü suçlu ilan etti. Yahudi düşmanlığını kışkırtan başlıklarla birlikte... Ya deliller? Hiç de yeterli değildi ama Dreyfus ile ilgili adli soruşturma açılmasına karar verildi. 

Dreyfus davası 1894’de başlar. Alman Askeri Ataşesi’nin çöp sepetinde bulunan ve Dreyfus’ün el yazısına benzeyen bir yazıyla kaleme alındığı ileri sürülen belge, tek delildir. Dreyfus, yazının kendisine ait olmadığını söyler, ancak kimseyi inandıramaz. Savaş Bakanı, istihbarat servisinin Dreyfus hakkında hazırladığı ’gizli dosya’yı, sanığın ve savunma avukatının haberi olmadan gizlice askeri yargıçlara gönderir. Yargıçlar da savunma hakkını ve muhakeme usulünü hiçe sayan bu durum karşısında üç maymunu oynamayı tercih eder. Çok geçmeden Dreyfus 7 yargıcın oybirliğiyle ihanet suçundan mahkum edilir. Rütbesi sökülür, müebbete mahkum olur. Temyiz başvurusu da sonuç vermez. Dreyfus cezasını çekmek üzere Şeytan Adası’na götürülür. Hani şu ’Kelebek’ romanındaki cehenneme... Dreyfus, cezasını çekerken, Fransa’da müthiş bir mücadele başlar. Suçsuzluğuna inananlarla Dreyfus üzerinden Yahudi düşmanlığını pekiştirenler arasında yaşanan bu mücadeleye, ordu, meclis, hükümet, basın ve aydınlar da müdahil olur. 

12 yıl sonra aklandı

Tartışmalar sürer gider, Dreyfus taraftarlarının tüm girişimleri engellenir, zorlayanlar cezalandırılır. Dreyfus’ün mahkum olmasından iki yıl sonra askeri istihbaratın başına geçen Binbaşı Picquart, Dreyfus dosyasını ayrıntılı bir şekilde inceledikten sonra gerçek suçlunun, çizelgeyi kaleme alan subay olduğunu ileri sürer. Picquart, Dreyfus davasının yeniden görülmesi gerektiğini savununca kendisini Tunus’a sürgüne gönderilmiş olarak bulur. Bu arada suçlanan subay da askeri mahkemede beraat eder. Mücadele o kadar kızışmıştır ki, Savaş Bakanı, aralarında Emile Zola’nın da bulunduğu belli başlı Dreyfus’çülerin, devletin güvenliğini tehlikeye atmaktan ve anayasal düzene karşı komplo düzenlemekten dolayı Yüce Divan’da yargılanmalarını dahi talep eder. Dreyfus’ün suçsuz olduğunu savunan yazarlar da cezadan payını alır. Zola, Şubat 1898’de L’Aurore gazetesinde “Suçluyorum” başlıklı ünlü yazısını yayımlar. Esterhazy’yi beraat ettiren yargıçların ordudan bu yönde emir aldıklarını açıklar... Bir yıl hapis ve 3 bin frank para cezasına çarptırılır. İngiltere’ye kaçar... 

Zaman geçer, rüzgar tersine döner. Olaylar Dreyfus’ün lehine gelişmeye başlar. Dreyfus’ün mahkumiyetinde kullanılan belgelerin askeri istihbaratta görevli bir albay tarafından düzmece bir şekilde hazırlandığı ortaya çıkar. Albay intihar eder. Askeri mahkemenin beraat ettirdiği Esterhazy de Dreyfus’ün mahkum olmasına neden olan çizelgeyi kendisinin yazdığını itiraf eder. Bu olaylar üzerine Dreyfus davası yeniden başlar. Eylül 1899’da askeri mahkeme, adli hatayı kabul etmek yerine, Dreyfus’ü bu kez hafifletici nedenleri dikkate alarak 10 yıl hapse mahkum eder. Dreyfus yeniden Şeytan Adası’na gönderilir. Ancak, çok geçmeden Cumhurbaşkanı, Dreyfus’ü affettiğini açıklar. Dreyfus’ün tam olarak aklanması ise 1906’da yeniden yargılanmasıyla mümkün olur...

Bahattin Gülyuva

Tarih bizi yanıltmazsa eğer, birileri camekan arkasında yargılanırken bu halktan özür dileyecek.

Bu haber 344 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

Cemil Hayek: 'ALAMANYA' FATİHİ

Cemil Hayek: 'ALAMANYA' FATİHİ Gariptir Almanya'daki ve dış dünyadaki Türklerin hali. Bu devlet size iş mi verdi de, gurbete gittiniz? Bu devl...

Ahmet Nesin: İhraç edilen komutanlar, General Aksakallı ve SADAT...

Ahmet Nesin: İhraç edilen komutanlar, General Aksakallı ve SADAT... İki gündür kafamda yazıyı planladım, her şeyi beynime monte ettim, tam bütün kurgu bitti, karım Hilal aradı: "Ahmet...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi