Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Mihrac Ural Yazdı: DEVRİMCİLİK-SOLCULUK VE İRAN OLAYLARI

Mihrac Ural Yazdı: DEVRİMCİLİK-SOLCULUK VE İRAN OLAYLARI

Tarih 02 Ocak 2018, 03:08 Editör yorumcahaber.com

Mihrac Ural -1 Ocak 2018 / Pazartesi – Lazkiye

İran olaylarıyla ilgili devrimcilik solculuk adı altında emekçileri destekleme gibi henüz bu yönde olumlu hiçbir belirtisi ortaya çıkmamış, tam tersi belirtileri ortaya konan İran olaylarında cahilce tutum ve eleştiri üretmek, ne devrimcilik ne de solculuktur diyorum. Altta tekrar edeceğim özetle duruşum şudur;

“Devrimciliğimiz ise, sınıfsal değil bilgi birikimlerimiz doğrularımız ve tarihsel teknolojik bilgi çağının gerektirdiği yeni üretim ilişkisi yönünde bir devrimciliktir. Bunun için daha çok özgürlük ve demokrasiye evet ama emperyalist Siyonist kulalığa hayır diyoruz. Dengeleri gözetiyor ona göre tutum alıyoruz. İran sıkıntılarını aşacak tarihsel birikim ve uygarlığa sahip bir ülkedir. Bölge direniş saflarında kapsadığı merkezi rolünü terk etmeyecek kadar da kararlıdır. Beklentimiz daha çok özgürlüklerin olduğu direnmeye tüm İran halkının destek verdiği barışçıl yollarla sonuçların oluşmasıdır. İran’ı yıkacak, ulaşılan bu teknik ve bilgi birikimlerini, Suriye’deki gibi kıyım ve yıkıma götürecek bir kukla silahlı muhalefet karşısında sadece İran halkını değil, tüm bölge direnen güçlerini bulacağı bilinmelidir.”

Nazlizercan Mehmet Tamur adlı okurum “İRAN OLAYLARI” Başlıklı makalem üzerine şunları yazdı.

“Kadınları toprağa gömerler, sadece başı dışarda kalır. Barbarca öldürürler.
Gençleri meydanlarda ve çocuklarının gözü önünde asarlar.
O kadınların ve gençlerin çocukları büyür ve sokakları zapt eder.
O büyüyen çocuklara BAAS, KP, ÖDP,DEV-SOL "sol"culuğu ABD'ci der.
Bu kadar basit!” 
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=1847133175578004&set=a.1799720540319268.1073741828.100008440177096&type=3

Açık ki, İran olaylarına bu okurum ve buna benzer algıdaki okurlarımla farklı bakıyoruz. Yazımı dikkatlice okursanız molla rejimine karşı özgürlük ve demokrasiden halkın çıkarlarından yana olduğumuzu açık. Bunun da kıstasları var öyle sallama ilkeler değildir, bölge tarihi bize her kitlesel eylemin devrimci ve halkın çıkarlarını temsil etmeyebileceğini gösteriyor. Özellikle sokaklarda İran’ın direnme saflarından çıkmasını talep eden, Suriye’de yardımları yadsıyan, Suudi kral Salman’a destek sloganları bunu anlatmaya yeterlidir.

Kendi adıma bu olayları, peşin bir yargı değil eldeki verilere bağlı olarak bölgemiz dengeleri açısından oynan oyunların ABD-Suudi-Katar-İsrail destekli direnme hattının omurgası olan bir ülkeyi kırma girişimi olarak görüyorum. Şu kısa birkaç günde bu daha çok belirginleşmeye başladı bile.

Bilmenizi isterim ki, solculuk devrimcilik asla sınıf mücadelesini sığdırılamaz. Sınıf mücadelesi zaten devrimci bir mücadele değildir, reformisttir ve son tahlilde burjuvazinin yanındadır. Sınıf mücadelesinin kapitalizmi yıkma gibi hiç bir amacı yoktur bu amaç işçi sınıfının omuzlarına bindiren Marksist-Leninist algının yanılgılarından birini temsil eder; bu gerçeği Sovyet devriminin sonuçlarıyla gördük.

Kendimizi aldatmayalım, yeni bir uygarlık yeni bir üretim ilişkisi işçi sınıfının omuzlarında gelmez. Bu imkansızdır öyle olsaydı, feodalizmi köleler, kapitalizmi de köylüler kurardı. Bu noktada Marks’ın Capital’de de emek araçları ile makine araçları arasındaki farkın üretim ilişkileri arasındaki fark temsil eder belirlemesini hatırlatacağım (Üretim tarzında devrim, manüfaktürde emek-gücü ile, büyük sanayide emek araçlarıyla başlar. Öyleyse bizim ilk inceleyeceğimiz şey, emek araçlarının, alet olmaktan çıkıp makineye nasıl dönüştüğü ya da makine ile el zanaatı aletleri arasındaki farkların neler olduğu soruları olmalıdır.” ( Karl Marks, Kapital Cilt I. İkinci baskı, s: 385-6, Dördüncü Kısım, Onbeşinci Bölüm Makine ve Büyük Sanayi. Sol yayınları) Dolaysıyla kimse bize emekçilerin işçilerin kitle eylemlerinin devrimci eylem eski sistemi yıkma çabasındaki eylemler diye yutturmasın. Bence bu eylemler içinde Kürd sorunu ve İran halkının daha çok özgürlük ve demokrasi önemlidir. Ortaya çıkan reflekslere daha farklı bir mekanda daha farklı bir boyut vermenin çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum.

Tarihin teknolojik ve bilgi birikimlerinin ürünü olarak Marks’ın "Ekonomi Politiğin Eleştirisine katkı" kitabının ön sözünde ifade ettiği üretim ilişkileriyle üretici güçlerin belli bir olgunluk düzeyinde çatışması ve artık birbirini taşıyamaz hale gelmesiyle olur ki, bu da teknolojik ilerlemeyi bilgi çağındaki ilerlemeyi gerektirir. Öznel öğe yani bu verilerin üzerinde devrimci girişim, o verilerin yarattığı devrimci sınıflara aittir; bildiğimiz işçi sınıfına değil. Kapitalizme karşı mücadele, İşçi sınıfı gibi burjuvazinin kapitalist üretim ilişkilerinde ortağı olan, kapitalizmin temel sınıfı olan ve ancak feodalizme karşı mücadelede burjuvaziyle birlikte onun şemsiyesi altında devrimci rol oynayan (17. 18. 19. Yy)bir sınıfın işi değildir. Bu gelişmelerde işçi sınıfı, kapitalizmi, burjuvazinin fabrika çarklarının çalışmasını, yani kendi sisteminin bekası için burjuvaziyle saf tutar. Gericiliğin tüm dünyadaki kitlesel tabanı, hatta faşizmin kitlesel tabanı bu sınıf olmuştur. Doğası bunu gerektiriyor üretim ilişkilerinde kapsadığı yer gereği konumu budur sınırı budur; işçi sınıfı gerektiğinde sistemi olan kapitalizm için burjuvazinin fabrikaları için işini yitirmemek için, ücretlerinden kesinti yapılmasına bile karşı çıkmaz onay verir (Türkiye’deki son geniş TEKEL grevlerindeki slogan da buydu “iş yerimizi kapatmayın”)

Artık bu tarihsel gelişmeleri ve gerçekçi algıları kendine devrimci diyenlerin öncelikle algılaması gerek. 21.Yüzyıl devrimciliği asla işçi sınıfına dayanmaz, daha ileri üretim ilişkisinin bu gün ortaya çıkan devrimci sınıf ve katmanlarının öznel çabalarının temsilciliğini yapar, devrim bu anlamda artık işçi sınıfından çok uzaktadır. Dolaysıyla kimse sınıf algısı üzerinden İran olaylarını solculuk devrimcilik yandaşlık karşıtlık olarak ele almasın, yanılır ve bölgede emperyalizmin dolaysıyla da kapitalizmin yaşam için halklarımızı sömürmek, kendi siyasal, tercihlerine boyun eğdirme çabalarına somutta da Suriye İran gibi direnme saflarının omurgası ülkeleri çökertme çabalarına ortak olmaz. Bunun için İran olaylarında benim bakışım kendini solcu sanan tarih bilmez cahillerden farklı olacaktır.

Kimse bize devrimciliği işçi sınıfına bağlamasın ve bunun üzerinden İran olaylarını açıklamasın. İşçi sınıfı kapitalizmin temel bir sınıfıdır ve ortağı da bu sistemin öncüsü burjuvazidir. Sistemin dar halkası budur.

İran olaylarını bölge dengeleri açısından, emperyalizme, evrensel ölçekte gericiliğin kaynağı olan burjuvazinin bölgedeki kirli ve karınlık çabalarına karşı mücadele açısından ele almalıdır. Ben öyle ele alıyorum. Bu Açıdan tek tek gösterilecek idamlar, baskılar, kadın hakları, özgürlük kısıtlamaları demokrasi hakları ancak gerçekçi bir halk tabanına oturdukça, emperyalizme gericiliğe karşı oldukça anlamlıdır bunun içinde ortaya konacak program önem taşır. Ancak tersi durumda, emperyalistlerin bölge uzantısı olarak gündeme geliyorlarsa halk hareketi sıfatı kanamayacakları gibi destek de göremezler.

Bir ülkede tüm barışçıl yolları tükenince (Türkiye’de olduğu gibi)bu refleksleri haklı bulur destekleriz. Aksi tekdirde bir haftada söndürülebilecek bir halk refleksini, halka mal etmek yanılgıların en kötü cinsidir.

İddiayla söylüyorum, 10 gün sonra bu konuyu sizlerle konuşmuyor olacağız. Çünkü halk değil halkı bir yerlere sürüklemek isteyenler bu işin başını tutacaktır. Veriler bunu gösteriyor. İran halkı sokakta gösterilere destek vermez hale gelirse, bana bunun baskılarla olduğunu anlatmayın, çünkü halk haklı davasını baskılarla kimse sindiremez tersine daha çok coşturur, ama halkın çıkarlarını temsil etmeyen gösteriler çabuk söner.

Bilinmeli ki, kendi adıma asla ve asla molla rejimine taraf değilim, benim taraf olduğum olayların artık o sığ algılarla ölçülemeyeceği, bölge dengeleri hesaba katılmadan tutarlı bir tutum takınılmayacağıdır. Bunun tersi solculuğu biz çoktan burjuvazinin liberallerine hediye ettik.

Devrimciliğimiz ise, sınıfsal değil bilgi birikimlerimiz doğrularımız ve tarihsel teknolojik bilgi çağının gerektirdiği yeni üretim ilişkisi yönünde bir devrimciliktir. Bunun için daha çok özgürlük ve demokrasiye evet ama emperyalist Siyonist kuklalığa hayır diyoruz. Dengeleri gözetiyor ona göre tutum alıyoruz. İran sıkıntılarını aşacak tarihsel birikim ve uygarlığa sahip bir ülkedir. Bölge direniş saflarında kapsadığı merkezi rolünü terk etmeyecek kadar da kararlıdır. Beklentimiz daha çok özgürlüklerin olduğu direnmeye tüm İran halkının destek verdiği barışçıl yollarla sonuçların oluşmasıdır. İran’ı yıkacak, ulaşılan bu teknik ve bilgi birikimlerini, Suriye’deki gibi kıyım ve yıkıma götürecek bir kukla silahlı muhalefet karşısında sadece İran halkını değil, tüm bölge direnen güçlerini bulacağı bilinmelidir.

İran’ı iç bükey haline getirip, kendi içine kapama sloganlarıyla dile gelen Emperyalistlerin Siyonistlerin dostu Şah rejiminin liberalliğine çevirmek, bölge gericiliğiyle dostluğa götürmek isteyenlerin ne halkı temsil ettiği söylenebilir ne de haklı oldukları.


Mihrac URAL

Bu haber 758 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

Cemil Hayek Yazdı: MELEK, ŞEYTAN, ERDOĞAN VE BİR RAMAZAN SOHBETİ

Cemil Hayek Yazdı: MELEK, ŞEYTAN, ERDOĞAN VE BİR RAMAZAN SOHBETİ Azrail Erdoğan’ın kapısını çalmış ve son arzusunu sormuş. Erdoğan: Benim isteğim yok, isteklerim var. Her isteğim ...

Cemil Hayek Yazdı: YALAKA VE MAL YAVUZ BİNGÖL'E BİR KATKI

Cemil Hayek Yazdı: YALAKA VE MAL YAVUZ BİNGÖL'E BİR KATKI Yavuz Bingöl, bir şarkı yazmak istedi. Halka mal olmayan yalakalar, mal gibi yazar.

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi