Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



'Metin’in gülüşünü Nedim'in gülüşünde, Ahmet'in dik duruşunda görüyorum'

'Metin’in gülüşünü Nedim'in gülüşünde, Ahmet'in dik duruşunda görüyorum'

Tarih 07 Ocak 2018, 10:29 Editör yorumcahaber.com

22 yıl önce öldürülen gazeteci Metin Göktepe’nin gülüşünü unutamadığını söyleyen abla Meryem Göktepe, “O gülüşü, bugün hakikatin izinde gidenlerde; Nedim Türfent’te görüyorum, Ahmet Şık’ın dik duruşunda görüyorum” dedi.

Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe “Mutlaka ben izlemeliyim” deyip gittiği haberde işkence edilerek öldürülmesinin üzerinden 22 yıl geçti. 8 Ocak 1996 tarihinde Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen tutukluların cenaze haberini izlemek için gittiği Alibeyköy’de "Sarı Basın Kartı" olmadığı gerekçesiyle ilçeye alınmadı. Haberi izlemekte "ısrarcı" davranınca da gözaltına alındı ve yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu'na götürülmesinin ardından polislerin şiddetli cop darbeleriyle dövülerek öldürüldü. 
 
Sorumluların yargılanması için açılan şikâyetin ardından İstanbul'da başlayan dava Aydın'a, oradan da Afyon'a nakledildi. İlk karar Afyon Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 19 Mart 1998’te verildi. Afyon'daki yargılamada 5 sanık hakkında "kastı aşan adam öldürme" suçundan 7 yıl 6'şar ay hapis cezası verilirken, 6 sanık beraat ettirildi. 
 
Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, aradan geçen 22 yılda gazetecilere yönelik baskıların bitmediği gibi cezasızlığın yasallaştığını ve cezasızlığın bu ülkenin kaderi haline getirilmeye çalışıldığını söyledi. 
 
‘ONUN KADAR GÜZEL MERİK DİYEN OLMADI’
 
Abla Göktepe, aradan geçen 22 yıla rağmen Metin’i dün olduğu gibi bugün de özlediğini ve onun bir yol arkadaşı olduğunu söyledi. Metin'in sadece kardeşi olmadığını aynı zamanda yol arkadaşı, yoldaşı olduğunu dile getiren abla Göktepe, "Konuşarak değil göz göze gelerek anlaşabildiğim biriydi. Bana ‘Merik’ derdi ve bir daha kimse onun kadar güzel bana ‘Merik’ diyemedi. O aynı zamanda benim keşkeklerimdi. Son yılbaşımızda birlikte olacaktık, olamadık ve yıllarca Metin benim keşkeklerimde yer aldı. Çünkü onu bizden aldılar. Metin benim yürek sızım aynı zamanda…” dedi. 
 
'ÇOCUKLARI ÇOK SEVERDİ'
 
Kardeşinin en belirgin özelliklerinden birinin nerede bir hak ihlali varsa onu kamuoyuna duyurmak olduğunu dile getiren abla Göktepe, “Yıllar sonra bir arkadaşımdan öğrendiğim bir olay var. 1995 yılında bir KESK eyleminde bir arkadaşım polis tarafından darp ediliyor ve ayakkabısı kayboluyor. Metin o kişinin benim arkadaşım olduğunu dahi bilmiyor ve ayakkabısı kaybolan arkadaşıma yardım ederek ona oracıkta bir ayakkabı alıyor. İşte Metin’i tarif edeceksek ‘İnsan gibi insan’ diyebiliriz. Çocukları çok severdi” sözleriyle Metin'in yaşamından bir kesit anlattı. 
 
‘GERÇEĞİ ÖLDÜRMEK İSTEDİLER’
 
İnsani özelliklerinin gazetecilik anlayışına hâkim olduğunu dile getiren Göktepe, kardeşinin gazetecilik anlayışını ve öldürülüşünü şöyle anlattı: “Metin gerçeği yerinde takip eden ve o gerçeği de halka ulaştırmak için gittiği bir cenaze deyim yerinde ise kendi ölüm haberini yaptı. Gözaltına alındığında ‘Ben gazeteci Metin Göktepe’ diye bağırdı. Dövülerek ve canice öldürüldü. Önce kaybedilmek istendi.  Ama güneş balçıkla sıvanmıyor. O günün zorlu koşullarında 17 yaşınca bir çocuk ve beş kişi onun öldürüldüğüne tanıklık etti hem de korkmadan. Metin gazeteciliği masa başında yapanlardan olmadı. Barikatın ardında haberi alıp tüm gerçekliği ile halka ulaştırmak isteyen bir gazetecilik anlayışına hâkimdi. Ve bu yüzden öldürüldü. Onu öldürdükleri zaman sadece onu öldürmek ile kalmak istemediler amaçları birini öldürürken sadece birini öldürmek istemiyorlar, onun gibi yol alacak insanları da yıldırmayı gerçeği de öldürmek istediler.”
 
‘PEK ÇOK İNSANA MODEL OLDU’
 
Kardeşinin gazetecilik anlayışının bugün gerçeği halka taşımak isteyen birçok genç gazetecide var olduğunu vurgulayan abla Göktepe, “Onun gazetecilik inadıyla pek çok insana da model oldu. Gerçekleri ne olursa olsun halka ulaştırmak isteyen bir gazetecilik anlayışı var. Her ne kadar değişen bir şey yok diyoruz ama gerçeği halka ulaştırmak isteyen gazetecilik anlayışı büyüyor ve genç gazetecilerde bu anlayış hâkim ben bunu öyle görüyorum. Özgür basında Metin’in de anlayışı olan gazeteciliğin masa başında yapılmayacağını, alanda, sokakta yapılacağını belirleyen anlayış var” dedi.
 
ÖLDÜRMESELER DE...
 
Özgür basın geleneğinin sürmesinin yanı sıra iktidara yakın hareket eden gazetecilik açısından dünden bu yana değişen bir şey olmadığını kaydeden Göktepe, “Gerçek, gerçeği gizleyenler için hep tehdit olmuştur. Bugün de o tehdidi bertaraf etmenin yolu çeşitli ceza, tutuklama ve kapatmalarla devam ediyor. Dünden bugüne baktığımız da özetle gazeteciliğe yapılan baskılar açısından değişen bir şey yok” ifadelerini kullandı. 1990’lı yıllarda olduğu gibi gazeteciler öldürülmese de hakikatin izinde giden gazeteciler üzerindeki baskıların devam ettiğini dile getiren Göktepe, “Bugün 150’nin üzerinde gazeteci tutuklu, gerçeği susturmak isteyenler baskı ve sansüre devam etmesinin yanı sıra birçok yayın organını kapattı” dedi. 
 
‘İNSANLIĞIN CAN GÜVENLİĞİ İÇİN’
 
Kardeşinin ölümünün üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen asıl sorumluların cezasızlıktan faydalandığını kaydeden Göktepe, “O yıllarda davayı takip eden başta annem olmak üzere birçok gazeteci ve kamuoyu sayesinde davanın da Aydın ve Afyon’a sürülmesine rağmen yargılamada 5 sanık hakkında 'kastı aşan adam öldürme' suçundan 7 yıl 6'şar ay hapis cezası verilirken 6 sanık beraat ettirildi. Ve ceza alanlarda bir buçuk yıl kadar sonra Bülent Ecevit’in başbakan olduğu dönemde çıkarılan afla serbest bırakıldı. Cezasızlık bu ülkenin kader haline getirilmeye çalışılıyor. Bunu Sebahattin Ali’den, Hrant Dink’e kadar devlet eliyle işlenen tüm cinayetlerde görebiliyoruz. Biz ise gerçek azmettiricilerin yargılanmasını istedik ama cezasızlık devam etti. Bugün de bir cezasızlık yasallaştı” dedi. 
 
Sözlerine son çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamedeki “yargı muafiyeti”nin tehlikelerine işaret eden Göktepe, şunları kaydetti: “Bugün ise cezasızlığın yasallaşması ise faşizmin sıradanlaşmasıdır. Hiç tanımadığınız veya herhangi bir insanı öldürmek korkunç bir şey. Bugün çıkartılan KHK ile yıllarca yapılmış nefret söylemleri düşünüldüğünde durum daha da tehlikeli bir hale giriyor. Birisi kalkıp bu yanlış yapılmış, yanlış anlaşılmış desin bir anne olarak bir abla olarak söylüyorum ve bunu diliyorum. Gerçekten bunu talep ediyorum tüm halkın tüm insanlığın can güvenliği için bu karardan dönülsün.” 
 
‘O GÜLÜŞÜ NEDİM'DE, AHMET'TE GÖRÜYORUM'
 
Gazeteciliğin bu kadar baskılandığını ve 150’yi aşkın gazetecinin tutuklu olduğu bugünlerde Metin Göktepe’yi anmanın özel ve önemli olduğuna dikkat çeken abla Gökpete, “Metin’in bir gülüşü var onu unutamıyorum. O gülüşü, bugün hakikatin izinde gidenlerde; Nedim Türfent’te görüyorum. O gülüşü Ahmet Şık’ın dik duruşunda görüyorum. Barış Tahmaz şöyle demişti: ‘Ahmet Şık öldüremedikleri Metin Göktepe’dir.’ Artık kimse düşüncesinden dolayı katledilmesin, kimse tutuklanmasın. Bizim kimsenin infaz edilmemesi ve düşüncelerinden dolayı da tutuklanmasın gibi bir derdimiz var. Nedim’den Ahmet’e kadar tüm gazetecilerin sesi olmak için 8 Ocak’ta herkesin Metin’in mezarı başında olması ve dayanışmayı büyüterek, Metin’e gündemi aktarmak önemli, herkesin orada dayanışma içinde olması çok önemli” diye konuştu. 
 
MA / Metin Yoksu 

Bu haber 278 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Gündem

Berlin Başbakanlık Binası Önünde Gülaferit’le Dayanışma Eylemleri Devam Ediyor

Berlin Başbakanlık Binası Önünde Gülaferit’le Dayanışma Eylemleri Devam Ediyor Gülaferit’le Dayanışma Grubu Berlin’de eyalet Başbakanlık binası önündeki eylemlerine 16 Temmuz Pazartesi günüde de...

Barış Akademisyenleri’nden çete lideri Peker'in beraatına dair açıklama

Barış Akademisyenleri’nden çete lideri Peker'in beraatına dair açıklama Barış imzacısı akademisyenlerini “Oluk oluk kanlarını akıtacağız” diyerek tehdit eden çete lideri Sedat Peker hakkı...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi