Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Bir 'cezasızlık' örneği: Nihat Kazanhan cinayeti

Bir 'cezasızlık' örneği: Nihat Kazanhan cinayeti

Tarih 14 Ocak 2018, 11:34 Editör yorumcahaber.com

Cizre’de 3 yıl önce evinin önünde oynarken polis kurşunuyla hayatını kaybeden 12 yaşındaki Nihat Kazanhan cinayeti, daha ilk andan itibaren siyasiler, devlet kurumları, polis ve iktidara yakın medya tarafından kolektif çabayla üzeri örtülmek ve cezasız bırakılmak istenen bir cinayet oldu.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde 14 Ocak 2015 tarihinde evinin önünde oynarken özel harekat polisi M.N.G.’nin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ın ölümünün üzerinden 3 yıl geçti. Kazanhan’ın öncesinde ise, “çözüm süreci” olmasına rağmen ilçede sadece bir hafta içerisinde Yasin Özer, (19) Barış Dalmış, (15), Zeki Ala (32) ve Ümit Kurt (14) isimli gençler, yine polis kurşunlarıyla yaşamını yitirmişti. Öyle ki kentte öldürülen her insan için gerçekleştirilen protestolarda başka bir insan öldürülür hale gelinmişti.
 
BARIŞ MESAJI OKUNDUKTAN SONRA VURULDU
 
Bu tehlikeli gidişatın önünde geçmek için Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanları Hatip Dicle ve Selma Irmak kente bir ziyaret düzenledi. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın mesajını Cizre halkı ile paylaşan DTK heyeti, barış sürecinin devam ettiğini belirtip, provokasyonlara dikkat edilmesi çağrısında bulundu. Bunun üzerine protestolar son buldu.
 
Mesajı paylaşan heyet, kentten henüz ayrılmıştı ki bu kez Kazanhan’ın evinin önünde oyun oynarken vurulduğu haberi yayıldı. 
 
CİNAYETİ MANİPÜLE ETME ÇABASI
 
Kazanhan’ın birlikte oyun oynadığı arkadaşları ve mahalle sakinleri, cinayetin polis tarafından gerçekleştiğine dair tanıklıklarını ifade etti. Buna rağmen devlet yetkilileri, havuz medyası ve olayı gerçekleştiren polisler, işlenen cinayeti kolektif bir şekilde manipüle etme yarışına girdi.
 
‘POLİS YAPMADI’ AÇIKLAMALARI
 
Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, “Burada net olarak ifade etmek istiyorum; bunun, herhangi bir şekilde emniyet görevlilerimizin kurşunlarıyla öldürülmesi söz konusu değil. Orada ne fiili bir müdahale ne de gaz kullanımı söz konusu oldu” açıklamasında bulundu. 
 
Yine dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala ise, katıldığı bir Tv programında şunları söyledi: “Bugün ben hem valiyi hem oradaki yetkilileri aradım. Orada polis hiçbir biçimde, bana verilen bilgi, silah kullanmamıştır, gaz kullanmamıştır. Bir takım sitelerde 'polisin silahıyla veya gaz bombasının parçasıyla vefat ettiği' söyleniyor. Bu kesinlikle doğru değil. Zaman zaman orada polise karşı silah kullanılıyor, polis silahla karşılık veriyor. Terör bölgesi, terörün olduğu yerde bu tür çatışmalar da olabiliyor.” 
 
HAVUZ MEDYASINDAN ADRES ŞAŞIRTMA ÇABASI
 
Devlet yetkililerin bu açıklamasından sonra havuz medyası da Kazanhan’ın YDG-H tarafından vurulduğunu yönünde haberler servis etme yarışına girdi. Kazanhan’ın otopsisinde bulunan mermi çekirdeğin pompalı tüfeğe ait olduğunu ileri süren havuz medyası, “Kazanhan Kobanê olaylarında YDG-H tarafından çalınan pompalı tüfekle öldürüldü” manşetleri attı. 
 
CİNAYETİN GÖRÜNTÜLERİ TÜM PLANLARI ALT ÜST ETTİ 
 
Olaydan günler sonra Kazanhan’ın vurulduğu esnada çekilen görüntüler ortaya çıktı. Söz konusu görüntülerde cinayetin polisler tarafından işlendiği açıkça ortadaydı. Resmi açıklamaları boşa çıkaran bu görüntüler üzerine İçişleri Bakanlığı olayın soruşturulması için müfettiş görevlendirdi. Hazırlanan rapor, kamuoyuyla paylaşılmadı. Kazanhan’ın ölümünden sorumlu polislere herhangi bir idari soruşturma da hazırlanmadı. Kazanhan’ın ölümünden sorumlu polislerden M.N.G. dışında diğer polisler halen görev başında. 
 
CEZAEVİNDEN GÖNBDERDİĞİ MEKTUPLA İTİRAF ETTİ
 
Görüntüler sonrası polis memuru H.V. “Kasten adam öldürmek” suçundan tutuklandı. Ancak H.V. bir ay tutuklu kaldıktan sonra mahkemeye bir mektup göndererek ifadesini değiştirdi. Mektubunda cinayetin polis memuru M.N.G. tarafından işlendiğini itiraf eden H.V., suçu arkadaşı için kabul ettiğini, ancak daha fazla dayanamadığını belirtmişti. H.V.,  yine olay sonrası tüm polislerin Hayati Bilgin Karakolu'nda toplantı aldıklarını ve kolektif bir şekilde olayı gizleme kararı aldıklarını dile getirdi. 
 
Olayın gizlendiğinden tüm amirlerin haberdar olduğunu kaydeden H.V. olay yerindeki deliler ve görüntülerin de yok edilmeye çalışıldığını itiraf etmişti. Ancak H.V.’nin tüm itiraflarına rağmen cinayeti işleyen M.N.G. dışında olayı organize eden herhangi bir kimsenin üzerine gidilmedi. 
 
5 POLİS HAKKINDA DAVA AÇILDI
 
Kazanhan’ın ölümüyle ilgili tutuklu sanık M.N.G. ile tutuksuz sanıklar olan komiser yardımcısı U.İ. ve özel harekat polisleri H.V., O.Ç. ve G.T. hakkında Cizre Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Soruşturma boyunca zırhlı araçların çektiği görüntüler, polislerin telsiz konuşmaları, polislerin telefon kayıtları dosyaya dâhil edilmedi. Dosya kapsamında görülen duruşmalar boyunca polisler skandal ifadeler kullansa da, mahkeme heyeti bunları duymazdan geldi. Yapılan yargılama sonucunda 11 Kasım 2016 tarihinde karar verildi.
 
Sanıklardan M.N.G.'ye “kasten adam öldürme” suçundan önce müebbet hapis cezası veren mahkeme, verdiği bu cezayı sanığın suçu 'Haksız tahrik altında olası kasıt ile suçu işlediği” gerekçesiyle önce 16 yıla, sonrasında da sanığın yargılama süresi boyunca “olumlu” davranış sergilediği kanaatiyle 13 yıl 4 aya düşürüldü. 
 
Tutuksuz sanıklar olan O.Ç., U.I., G.T. ve H.V. hakkında ise, “kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” suçundan 6’şar ay hapis cezası vermiş, ancak polislerin yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilerek hükmün açıklanması ertelendi.
 
Yerel mahkemenin verdiği bu karar, Kazanhan ailesi avukatlarının itirazı üzerine gönderilen Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi tarafından da Haziran 2017’de onaylandı. Verilen onama kararı üzerine avukatlar, dosyayı bu kez Yargıtay’a taşıdı.
 
KAZANHAN’IN AVUKATI ELÇİ ÖLDÜRÜLDÜ, ARKADAŞI YANAR YARALANDI
 
Yargılama boyunca dosyanın avukatı olan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi öldürüldü. Dosyanın diğer avukatları da tehdit edilip darp edildi. Dosyada tanıklık yapan ve Kazanhan’ın yakın arkadaşı olan Davut Yanar’da 17 Aralık 2015’te polisler tarafından açılan ateş ile ağır yaralandı. 
 
Kazanhan’ın ölümünden sonra sadece sokağa çıkma yasakları esnasında 39 çocuk yaşamını yitirdi. Sanık polislerden bazıları ise daha sonra terfi alarak Nusaybin’de çalıştı. 
 
AV. ÖLMEZ: CEZALAR YETERLİ DEĞİL
 
Sanıklara verilen cezaları yeterli bulmadıklarını belirten Kazanhan ailesi avukatlarından Filiz Ölmez, işlenen cinayetten hemen sonra olayın kolektif bir şekilde kapatılmaya çalışıldığı üzerinde durdu. Olay yerindeki delillerin karartılmaya çalışıldığını, dönemin emniyet yetkililerinin failin ortaya çıkmaması yönünde çaba sarf ettiğini belirten Av. Ölmez, yine dönemin siyasilerinin olayın polis ile alakalı olmadığı yönünde açıklamalar yaparken bazı basın kuruluşlarının da cinayeti başkalarının işlediği yönünde manipülasyona giriştiğini hatırlattı.
 
‘KORUMA REFLEKSİ İLE YAKLAŞILDI’ 
 
Görüntüler, tanıklar ve Kazanhan otopsisinden çıkan kovan ile birlikte ise yetkililerin artık olayı gizleyemediğini söyleyen Av. Ölmez, “Devlet bu tarz olaylarda her zaman yaptığı gibi resmi görevlileri koruma refleksi ile yaklaştı. Siyasiler yargı üzerinde baskı oluşturup, yönlendirici davrandılar. Ancak cinayetin polis tarafından işlendiği kesinleştikten sonra bu kez sadece M.N.G. adlı polise ceza verilip, diğer polislerin üzerine gidilmedi” dedi. Ölmez, sanık polislerden M.N.G.’ye verilen cezanın ise, hak ettiği cezanın çok altında olduğunu belirtti.
 
Avukat Ölmez, yargılamaya dair eksiklikleri şöyle sıraladı: “Suçu örtbas etmeye yönelik kolektif hareket eden diğer polislere ceza verilmedi. Bazı polislerin hiç ifadesi alınmadı. Olay yerindeki delilleri yok etmeye çalışan ve cinayet örüntülerini silmeye çalışan polisler ceza almadı. Olay günü sahte belge düzenleyen ve suçu nasıl örtbas edeceklerinin toplantısını yapan çok sayıda yetkili yargılanmadı. Suçun organize olduğunu polislerin kendisi itiraf etti. Ancak üstüne gidilmedi. Sadece M.N.G.’ye verilen ceza ile dosya kapatıldı.” 
 
Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını Yargıtay’a taşıdıklarını hatırlatan Ölmez, iç hukuk yollarının tükenmesi halinde dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacaklarını da paylaştı. Ölmez, Kazanhan’ın faillerinin ortaya çıkarılması için her şeyden önce kamuoyu baskısının çok önemli olduğunun altını çizdi.
 
MA / Cihan Ölmez
 

Bu haber 134 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Gündem

Taksim Direniş Maltepe Teslimiyettir

Taksim Direniş Maltepe Teslimiyettir Mevzi; Devrimin, Mücadelenin Kalbinin Attığı Yerdir! Mevzi, Taksim 1 Mayıs Alanıdır!

'Savcı ve faresi'

'Savcı ve faresi' Bahar baştan çıkarıcı, hukuk iç karartıcı. Duruşma salonundaki yerimizi alıyoruz.

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi