Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Mihrac Ural Yazdı: KÖLE KÖLELİĞİNİ, DÖNME DÖNMELİĞİNİ ASLA FARK EDEMEZ

Mihrac Ural Yazdı: KÖLE KÖLELİĞİNİ, DÖNME DÖNMELİĞİNİ ASLA FARK EDEMEZ

Tarih 10 Şubat 2018, 18:39 Editör yorumcahaber.com

Mihrac Ural – 10 Şubat 2018 / Cumartesi – Lazkiye

TÜRKLEŞMİŞ ARAPLAR DÖNMELİKLERİNDE ISRARLI GİBİLER!

Soçi barış konferansında oturduğum yerden uzun bir konuşma yaptım. Liva İskenderun Suri, ezelden ebede kadar Suri kalacak ve Suriye’ye dönecektir” dedim. Bu haykırışıma tüm Konferans katılımcısı 1511 kişi bana dönerek ayakta alkış tuttu, koşup sarılanlar öpenler foto çekilenler ayrı bir görkemli duruşu yansıtıyordu. TC’cilerin “Hatay” dedikleri yerin esasında Suriye toprağı olduğunu Arap kimliğimizin, dilimizin alfabemiz ve kültürümüzün 20.yy en ağır katliamla yok edilerek asimile edilip dünkü devletin kuyruğuna takmak için çalışıldığını uzunca anlattım. Suriye’nin sabırla tarihteki direnme yolculuğunu dile getirerek, er ya da geç liva İskenderun’unu anavatanına döneceğini ifade edim.

Bu tezlerimi hem devletler hukuku çerçevesinde hem de sosyal, kültürel, siyasal verilerle, akademik olarak ispat edip, gösterebilir ve tartışabilirim. Ama bu benim iddialı yaklaşımım kör gözler, cahil akıllar için çok şey ifade etmeyebilir. Çünkü benliğini inkar eden, kimliğini satan, başkasının şemsiyesi altında korunmak isteyenlerin gösterdikleri DÖNME tutumun inadını ikna etmem çok güçtür bu akıl sadece ezilerek üzerinden geçilir.

Sıklıkla üzerinde durduğum ve uzun zamandır eleştirip okurlarıma bilgi aktarmaya çalıştığım DÖNME- TÜRKLEŞMİ- ARAP algılıların bir yenisini, vatan algısı denkleminde okur için ele almaya çalıştım.

Bakın Mehmet Ali Yildiray Kazan adlı kişi ne diyor;

“Ne yapalim mihrac bey bir oso ihanetimi yapalim bilmelisinki
Vatan tektir bayragida bellidir adi
Yeni degil ta 1923, kanla yazilmis
Ve adi turkuye cumhuriyeti diye
Okunur biz aleviler ve dedelerimiz
Ve hocalarimiz ezildik yakildik oldurulduk ama vatanimizi satmadik
Ve vatansiz kalmadik devletimize ve askerimize ihanet etmedik ve ettirmeyecegiz.”

CEVABIMDIR

Bu söylediklerinize inandığınızı bunun da nedeni söylediğiniz hakkında gerçek hiçbir bilgiye sahip olmadığınızı belirterek cevabıma başlayacağım.

Tek tek ele alalım. "Vatan tek ve bayrağı bellidir" diyorsun. Vatan dediğin neresi söyler misin? Zere kadar bilgin olsa bu cümleyi kurmazdın, çünkü bu cümle senin iddialarının en zayıf halkasıdır. 1923'te kanla yazılan nedir? Bunu bile bilmeyecek kadar cehalet içindesin. 1923'ta Lozan anlaşması yapıldı. Kurtuluş savaşı denilen ve size "7 düvele karşı verildi" diye yutturulan 9167 şehitten ibaret ( bir temas hattında bile daha çok şehit verileceğini göz önüne alarak yazıyorum) dağınık Yunan ordularına karşı olan bu savaşta hiç bir şey kazanılmadı. Lozan'da müttefiklerin icazetiyle kabul edilen sınırlar içinde, kesinlikle bilmediğine emin olduğum Liva İskenderun Antakya ve havalesinin ( ne olduğu belli olmayan dil bilgisince de hiç bir analım olmayan uydurma bir isim olan Hatay'ın) yer almadığını hatırlatırım. 1923’te kanla kurulduğu dediğin “vatanda”, “Hatay” dediğin yer yoktu. Uluslar arası hiçbir anlaşmada da “Hatay” dediğin yer TC’de yer almadı. Bu çok sonraları haince alçakça gayri meşru yollarla ilhak edilerek bu güne geldi.

Kim askerini nereye getirmişse, oraya vatan denilseydi, bu gün yeryüzünde vatan diye hiç kimseye bir yer olamazdı.

Hatay, TC kuruluşundan yıllar sonra (16 yıl sonra) alçakça, hayasızca, halkının iki seçimde de Suriye yanlısı oy kullanmasına rağmen, TC denilen dünkü devletin, Fransızlarla masa altındaki ittifakın sonucu ilhak edildi. TC’nin dünkü devlet olmasına karşı Liva İskenderun anavatanı 7000 yıllık uygarlık tarihiyle Suriye anavatanı içinde yaşıyordu. Suriye, Liva İskenderun Antakya ve havalisinin tek vatanıdır. Bu gün 2009’dan itibaren bilinçlice planlıca nüfus cüzdanlarından Antakya adını kaldırıp doğum yeri “Merkez İlçe” diye yazdıran ve siz gibi DÖNMELERLE alay eden bir despot, Türk ırkçı-milliyetçisi, din istismarcısı iktidarla yüz yüzesiniz ki, utanmadan buna “vatan” diyorsunuz.

Sizin gibi hain DÖNMELER, TÜRKLEŞMİŞ ARAPLAR, MİT algı operasyonlarının esiri bedbahtlar çıkarlarınız için, dünkü devlet olan TC'yi, 7000 yıllık anavatan Suriye yerine "vatan" olarak tercih edersiniz.

Oysa Vatanın bilimsel toplumsal siyasal anlamı bir yana (bunu altta ele alacağım) TC, Fransızlarla II. Dünya savaşı arifesinde 23 Haziran 1939 deklarasyonuyla , Mandaterlik anlaşması (1920) San Remo'nun 4. maddesi (“Mandaterin Suriye ve Lübnan topraklarının tümü ya da bir bölümünü vermesi ya da kiralaması, ya da yabancı bir devletin denetimi altına bırakmaz”) hükmüne aykırı olarak ve o gün bu gün gayri meşru olarak ilhak edildi.

Bu gayri meşruluk da zamanın BM’si olan Cemiyeti Akvam (CM) iç tüzük hükümleri gereği (18. madde) TC'nin Hatay’ı bir ili olarak ilhak ettiğini dile getiren talebini de reddederek yasa dışı ilan etmiştir. O gün bu gün bu gayri meşru ilhak sürmektedir.

Şimdi bu kısa verilere bakarak sana “vatan neresidir?” diye soracak olursam hala TC’dir diyebilecek hukuki, yasal kanıtın olabilir mi?

Elbette olamaz. Çünkü meşru vatanımız, anavatanımız 7000 yıl bizi içinde taşıyan bizi var eden tarihe katkılarımızla sunduğumuz mesajları üreten Suriye'dir. Anadolu’ya 1000 yıldır hüküm süren barbarlar öncelikle kendi halkı Türkmenleri ezerek uygarlıkları yok ederek hep talan peşinde koşarak başka milletlerin servetlerini gasp ederek hep alarak ve hiç vermeyerek bu toprakları kirletmiştir. Atatürk’ün şu sözleri oldukça manidardır ; “Bulgarlar, Sırplar, Macarlar, Rumlar sabanlarına yapışmışlar, varlıklarını korumuşlar, kuvvetlenmişlerdir. Bizim milletimiz de böyle fetihlerin akasından serserilik etmiş ana yurdunda çalışmamış olmasından dolayı bir gün onlara yenilmiştir. Bu böyle bir gerçektir ki, tarihin her devrinde ve dünyanın her yerinde aynen olagelmiştir.” (Aktaran, Cemal Kutay,Türkçe İbadet, s;154)

En büyük Türk bu toprakları kirleten Osmanlılar için bunu söylüyorsa sizin, anavatanınıza ihanet ederek birilerinin askerini soktuğu yeri ve üzerine bindirdiği hükmünü vatan saymanız hangi aptallıkla, cehaletle söyler misiniz?

Siz DÖNME ve TÜRKYLEŞMİŞ ARAPLARIN sorunu bilgisizliğinizdir, cehaletinizidir, bilmek istemeyişinizdir.

Sizler bundan dolayı da, gerçek kimliğinizi yadsıyor, vatanınıza ihanet ederek kendinizin olmayan bir “vatanın” vatanseveri gösteriyorsunuz. Bunu da kendinizi bir yere yamayarak onursuzca korunma adına yapıyorsunuz; devlet bayrak diye egemen, zalim güçlerin, halkınızın ve gerçek vatanınızın ve kardeşlerinizin katillerinin kuyruğuna takılıyorsunuz. Bunu da sefil bir komiklikle inatla yapmaya çalışıyorsunuz. Utanmadan da gerçek vatanının yok sayıp “Hub el vatan minel iman” diye insanlara yutturmaya çalışıyorsunuz.

Bu yüzsüzlüğünüzle tarihin en riyakar insanları olarak yaşayabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Şimdi beni iyi dinle.

Vatan ne demektir?

Tarihsel olarak vatan, kararlı bir insan topluluğunun düzenli ve istikrarlı tarzda, belli bir coğrafi alan üzerinde yaşamını sürdürmesiyle, bu bakir toprakları ziraata açmasıyla ve bunu tarihe direnerek sürdürmesiyle o coğrafi alanı, o toprağı vatan haline getirir. Dış müdahale olmadıkça da vatan üzerinde er ya da geç kendi siyasal egemenlik haklarını kullanır.

Bu bilimsel tanım gereği. Orta-Asya’dan gelip Seçuklu, Osmanlı, TC süreciyle bu topraklarda hiçbir üretim yapmadan, hep başka milletlerin ürettiklerini gasp ederek kılıç ve kanla hüküm sürenlerin hala yerli halkı yaşayan topraklar üzerinde devlet kurmaları bu toprakları vatan yapmaz. Bu ilhaktır, işgaldir, gasptır ama asla vatan değildir. Ancak sizin gibi çıkarları olan çevreler, sahtekar, şeyhler bu hükümranlık alanını “vatan” sayar ve yalakalık için Türkün bile iğrenç görerek, tiksindiği, kraldan çok kralcılık yapar.

Başka halklardan8 milletlerden işgal ve ilhak edelin hiçbir yer vatan olarak tanımlanmaz. Bu yerler için bilinen bilimsel jargon, istila alanı, işgal ve ilhak alanıdır; “Hatay” işgal ve ilhakı ya da Kıbrıs işgali gibi tanımlar bundandır. Bu durumda hiçbir işgal ya da ilhak alanı sömürgeciye vatan olamaz. İstilacı o toprakları devletinin vatandaşı etse de, her sömürgecinin yapacağı ve dağıtacağı ulufeleri dağıtsa da o topraklar ona vatan olamaz.

Bu toprak parçasında yaşayanlar ise koparıldıkları vatana dönmek için er ya da geç (Cezayir’de olduğu gibi 130 yıl sonra da olsa) kurtuluş savaşı verir ve özüne döner. Bunu Osmanlıya karşı Yunanlılar, Araplar ve tüm Balkan ülkeleri yaptı. Başardı ve bağımsız devlet olarak tarihe geçtiler. Siz salak DÖNMELERİN anlamadığı, "vatana ihanet etmeyiz" dediği şey tam burada netleşir. Vatanınız, ana vatanınız Suriye’ye de böylelikle ihanet ediyor ve bu batıklıkta onursuzlaşıyorsunuz.

"Vatan” ilan ettiğiniz TC’ye taparak, bayrağını kendi bayrağınız sayarak, kaç yıl yaşayacağı belli olmayan bu barbar faşist diktatör yönetiminin devleti, devletiniz ve egemenlik alanlarına vatanınız sanmanız, sizi tarih karşısında vicdan ve onur karşısında birer hain haline getirmiştir. Siz hala, bunun farkında bile değilsiniz.

Vatan Suriye’dir. Kim askerini nereye getirip, orayı sınır diye çizerse orası vatan olmaz. 1923’te yazılan sınırlarda, Küdler, Ermeniler, Rumlar, Süryaniler ve en az 14 etnik yerli yapının vatanı bulunmaktadır. “ Hatay” ise 1923 kuruluşu dediğin TC’de hiçbir yere sahip değildi. TC kurulduğunda “Hatay” anavatanı Suriye’deydi. Durum öyle kalsaydı o zaman mı “vatanımız Suriye’dir” diyecektiniz. Bu iki yüzlülük, bu ihanetin adı değimli. İnsan anavatanı zorda olunca toprakları gasp edilince vatan severlik gösterir. siz ise sizi gasp edenden yana her gördüğünüz sakalıya dede diyerek ihanet ediyorsunuz ve bunu utanmadan kurduğunuz cümlelerin mantığında dile getiriyorsunuz.

“Hatay” dediğiniz yer TC kuruluşundan 16 yıl sonra zorbaca, haksızca ve gayri meşru olarak ilhak edildi. “Hatay” halkının iradesi askerlerin botları altında ezilerek ilhak gerçekleşti.

5 Temmuz 1938’de Kurmay Albay Şükrü Kanatlı komutasında sokulan 2500 askerle “Hatay“ halkının bağımsız özgür iradesi ayaklar altına alındı. Ardından atamayla ayrımcı tarzda ve Türkler lehine 22/18 oranlamasına bağlı olarak Hatay meclisi milletvekilleri dengesi oluşturuldu; Araplar ise dinlerine ve mezheplerine ayrılarak 40 kişilik meclisin 18 üyesine mazhar oldular. Böylesine kirli ve karanlık senaryolarla oluşan meclisten istedikleri kararı çıkarttılar. Ama bu da zamanın BM’si olan Cemiyeti Akvam tarafından reddedildi.

Buna rağmen, hiçbir uluslararası onay almadan yapılan bu gayri meşru işlem, hatayı asla TC’nin bir parçası haline getirmemiştir. Siz gibi DÖNMELER’e rağmen, bu topraklar, Suriye’nin toprağı olarak kalmış ve gelecek kuşaklar dahil bizlerin çabasıyla da bu gerçek yerli yerine ulaşacağı günleri bekler olmuştur.

Son cümlelerim ise şu olacak, siz ihanetinize devam edin, sahte vatanlar ve bayraklar peşinde sürüklenip, onursuzlaşın, ama bunu bize yutturamayacaksınız. Bu şeyh bozuntularının yaptığı dualar savaş yanlısı, anavatan Suriye’nin kanlı arenaya döndürülmesi, ruh hastası terör şebekeleriyle yakılıp yıkılmasına destektir. Bunu utanmadan yapmanız gerçek hain olarak kendinizi tarihe geçirmenizden başka bir işe yaramayacaktır. NATO kuklası TSK ve diktatör RTE’nin bölgedeki yıkıcı faaliyetleri onu demir parmaklar arkasına, yargıya taşıyacağı günler uzak değildir. Siz vatan hainleri ise o zaman utancınızla yüz yüze kalacaksınız. Uzattığınız sakalar, Hasibi’nin (Kas) inancı için Abbasilerin Bağdat valisine direnip zindana atılmasına rağmen gösterdiği yiğitliğe, Kerbela’da Hz Hüsynin gösterdiği kahramanlığı inkarın örtü olmaktan başka bir manaya gelmemektir.

Bununla halkı ve inancımızı aldatabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Benim de dedelerim sakal uzattı ama Osmanlıya asla boyun eğmedi, Dedem şeyh Muhammed el kasım Akka zindanlarında çürütüldü, ama zalim sultan Abdulhamid’e boyun eğmedi, devlete yalaka olmadı, inancını satmadılar. Siz kendinizi inancınızı kimliğinizi satmakla yada demagojilerle vatan kavramını çarpıtarak yaptıklarınızla bir şey kazanacağınızı sanıyorsanız ilk hançer darbesini, yalakası olduğunuz çevrelerden yiyerek yere serileceksiniz. O zaman anlasanız da anlamasanız da bir işe yaramayacaktır.

Mihrac URAL
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Bu haber 1188 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

Levent Sultan Yazdı: BEDELLİ ASKERLİĞİN AHLAKSIZLIĞI

Levent Sultan Yazdı: BEDELLİ ASKERLİĞİN AHLAKSIZLIĞI AKP "başkanı" direktifiyle canhıraç hedeflenen amaçları için Meclis'i "yasa üretmek" için koşturmaya başladı. C...

Levent Sultan Yazdı: DEMOKRASİ TALEBİNDE ZİKZAKLI YOLLAR

Levent Sultan Yazdı: DEMOKRASİ TALEBİNDE ZİKZAKLI YOLLAR Suriye'nin Rakka şehrine ait TABAKA'da "Demokratik Suriye Meclisi" 3. Kongresini topladı. 16 Temmuz 2018...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi