Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Mihrac  Ural Yazdı: GARBİS ALTUNOĞLU’NUN SORULARINA CEVABIMDIR

Mihrac Ural Yazdı: GARBİS ALTUNOĞLU’NUN SORULARINA CEVABIMDIR

Tarih 16 Nisan 2018, 08:14 Editör yorumcahaber.com

Mihrac Ural – 16 Nisan 2018 / Pazartesi - Lazkiye

Kin ve önyargı siyasette her zaman hesapsız ve pervasızca olumsuzdan yana olmuştur. Tartışmanıza naçizane şu belirlemeleri yaparak katılmış olayım.

1-Yeryüzünde vuku bulan hiç bir savaş çatışanların etkin dostluk dayanışma ve yardım almadan gündeme gelmemiştir. Kazansa da kaybetse de durum budur.

Suriye ise on yıllardır sürdürdüğü ve özellikle İsrail’e karşı Türkiye devrimcileri ve bizim de etkin olarak katıldığımız 1982 Haziran savaşında, Suriye Sovyetlerin Andrapov döneminde sınırsız destek almıştır. Bölge ve dünyanın bölgede bürosu olan tüm devrimci ilerici hareketlerinin de aktif katılımıyla bu savaşta İsrail dizginlenmiştir. Bu savaşın ardından direniş safları doğmuş bu güne kadar halkların bölgede yarattığı en önemli siyasal gelişme olarak tarihe geçmiştir.

Bu kazanım bu dayanışmadan çıkmıştır.

2- Doğru bölge halklarının çıkarlarını emperyalistlere ve onların tetikçisi terör şebekelerine karşı dostlarla dayanışmadır. Bu dayanışma illa ortak ideolojik bir rotada olmayı gerektirmiyor. Vatan savunma direnişi sınıf mücadelesinin sınırlarına hapsedilemez.

3- Suriye dostlarıyla kazandığı bu zafer olmasaydı bölge en az 100 yılık bir ilkellik çöküşünde olacaktı ve kan gövdeyi götürecek, azınlıklar hem inanç hem etnik açıdan doğranacaktı. En iyimser cihatçı örgüt en çirkin ırkçı emperyalist kuklası bir Arapçıdır.

Esad'a verilecek ölçü sayın Garbisoğlu sizin tanımladığınız “Despotik” ölçü de değildir. O kendi halkını koruyan halkın desteğini arkasına alan bir direniş lideridir, laiktir, yayılmacı değildir. Bu açıdan bölgede hemen hemen hiç bir liderle karşılaştırılmayacak kadar da barış yanlısıdır.

Takip etmeyenler bilmiyor kaç Af çıkardı, kaç öneriyle barış elini uzattı ve ölümcül anlarda bile barışı istedi, bunun için bakanlık da kurdu. İnsaf ölçüleriyle bu lideri barış insanı olmanın ötesinde "despot" gibi kavramlarla tanımlamak tarihsel bir haksızlıktır.

4- Suriye malum kalıplar içinde yorumlanacak kadar bir burjuva devleti saymak Baas geleneğinin milliyetçiliği bir yana sosyal ekonomik konularda yaptıklarını yok saymaktır, okumamak ve bilmemektir. Evet her türden milliyetçilik bir vebadır bunu açıkça söylemek gerek. Baas da öyle bir şey. Ama Suriye halkının son yarım asır tüm kazançları ekonomik gücü rahatlaması devlet destekleri eğitimin ve sağlığın hiç bir karşılık olmadan halka sunulması, tüm köylerin su elektir yol ağlarıyla döşenmesi ( Oğlumu uluslararası hukuk doktoru olarak okutmamın karşılığı 500 $ bile değildir. Bu ilk okuldan doktora tezine kadar, kitap defter kalem çantası da dahil geçen süredeki harcamalarını içeriyor) Dünyanın en borçsuz ülkesi de Suriye’dir.

Bu listeyi o kadar çok uzatabilirim ki Türkiye’den bakan cahillerin hiç bir bilgisinin olmaması beni bile hayretlere düşürüyor. Buna rağmen bir burjuva devleti olarak yayılmacı değil, tersine toprakları Lübnan, Hatay, Golan tepeleri hep gasp edilmiştir. Halklar kültür mozaiği olan güneş anlamına gelen Suriye adı da Arap bir milletin adı değildir. Ağır olmasın diye cahillere başka bir sıfat vermeden bunları bilmeleri gerek derim.

Bu açıdan bakınca Suriye gerici burjuva Arap devletlerinin düşmanlığını alırken dünyanın tüm ilerici güçlerinin en azından gönül desteğini kazanmıştır. Bu Suriye tarihinin de kanıtladığı bir veridir.

Roma'ya karşı direnen Suriye imparatoriçesi Zenubbiya'nın çağrısını bilmeyen, Haçlı seferlerine karşı direnen Selahiddin Eyübi’nin Suriyeli zemindeki mücadelesini anlamayan, Moğol, Selçuklu ve Osmanlıya karşı Cemal Paşa el Saffaha karşı direnen Suriyeli siyasal ve sosyal şahsiyetlerin idam sehpasındaki direnişlerini kavramamış olanlar, Fransız mandacılığana karşı direnen Şeyh Salih el Ali, İbrahim Hanano, Yusuf el Azım, Hasan Harrat, Sultan Başa el Atraş’ın kahramanlığını anlamamış olanların, Son olarak siyonist emperyalist planlara karşı Hafız Esad'ın kararlı direnişini bilmeyenler, Hizbullah’ı meşru hale getiren Nisan Anlaşması’nı (26 Nisan 1996) BM’ye imzalatan ( o güne kadar elinde silah olana anarşist-terörist denirdi, direnme nedir bilinmezdi. İnsanlığa bunu Hafız Esad, BM kararlarına sokarak “toprağı işgal altında olan bir ülkenin direnme hakkını her tür araçla kullanması terör değil meşru bir haktır” diye tescil etmiştir. Bundan önce bu belirleme hiçbir yazılı metinde yoktur.

Herkesi insaf ölçüleriyle bu devrimcilerin anayurda ülkeyi değerlendirmesini dilerim. Kin ve ön yargıyla hiçbir siyasal değerlendirme sağlıklı olamaz. (Mihrac Ural)

GARBİS ALTUNOĞLU’ NUN DANİEL GÖK DENİLEN BİRİNE YÖNELTTİĞİ SORULAR ALTTADIR

https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=2099276557026273&id=100008318481557

….

1) Böyle yoğun bir saldırıya hedef olan bir ülkenin, a) Hizbullah'tan, b) İran'dan ve c) Rusya'dan askeri, ekonomik ve siyasal destek alması neden yanlış?
2) Eğer sen Suriye'nin Hizbullah'tan, İran'dan ve Rusya'dan askeri, ekonomik ve siyasal destek almasını YANLIŞ buluyorsan DOĞRU olan nedir? Sence Suriye'nin HİÇBİR yerden destek almaksızın SADECE kendi gücüyle savaşması mı gerekir?
3) Suriye'nin böyle davranması, yani HİÇBİR yerden destek almaksızın savaşması halinde cihatçı saldırganlar tarafından yenilgiye uğratılması ya da bölünmesi ve ülkenin bir bölümünda cihatçı bir devlet kurulması ihtimali çok daha yüksek olacaktı. Sence bu, kabul edilebilir bir şey olur muydu? Böyle bir olumsuz gelişmenin sonucu cihatçıların tüm bölge düzeyinde daha da güçlenmesi olmaz mıydı?
4) Evet, Suriye'deki devlet despotik bir burjuva devleti. Ama sosyalist bir devlet bile, güçlü bir gerici ya da faşist saldırıyla karşı karşıya gelmesi halinde -olanaklı olursa eğer- başka burjuva devletlerden yardım alabilir iken Suriye devletinin başka burjuva devletlerden yardım alması neden yanlış olsun?

Mihrac URAL

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, Celal Mahmoud dahil, gülümseyen insanlar

Bu haber 901 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

Ahmet Nesin: Seçimi kaç cinayete kazanırsın Erdoğan!...

Ahmet Nesin: Seçimi kaç cinayete kazanırsın Erdoğan!... Perde tekrar açıldığında herkes sahneye sırtını dönmüş, kımıldamadan duruyordu. Damat herşeyin farkındaydı ve fısıl...

Cemil Hayek Yazdı: HUKUKUN KATLİ VE SEÇİMLER

Cemil Hayek Yazdı: HUKUKUN KATLİ VE SEÇİMLER 'Sen kimsin ey savcı!’ derken, Erdoğan aslında cevabı kendisi veriyor; ‘Savcı’ diyor.

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi