Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Acun Karadağ Yazdı: HUKUK MU, O NE OOOLUM?

Acun Karadağ Yazdı: HUKUK MU, O NE OOOLUM?

Tarih 24 Mayıs 2018, 11:35 Editör Bahattin Gülyuva

19 Şubat 2013 Salı. Saat sabahın 6'sı. Kapı çaldı. Açtım. Sivil polisler... “Acun Hanım, ev aramanız ve gözaltı kararınız var”. Okula gidecektim ben. Ne okulu? Öğretmen filan dinlemeyiz biz. Tröristmişsiniz siz. Neye dayanarak? Biz cemaat ve AKP ortaklığıyla memleketin ağzına sıçmaya karar verdik. Emperyalizme dayanarak...

19 Şubat 2013 Salı. Saat sabahın 6'sı. Kapı çaldı. Açtım. Sivil polisler... “Acun Hanım, ev aramanız ve gözaltı kararınız var”. Okula gidecektim ben. Ne okulu? Öğretmen filan dinlemeyiz biz. Tröristmişsiniz siz. Neye dayanarak? Biz cemaat ve AKP ortaklığıyla memleketin ağzına sıçmaya karar verdik. Emperyalizme dayanarak... Hımmm. Girdiler. Ayakkabılarımızı çıkarıyoruz bakın. Yöneticimiz Fatma teyzeye şov yapıyorlar. İçerde kızım uyuyor. Evinde kaldığım ablam uyuyor. Kızıma akşam matematik dersi veren üniversite öğrencisi bir genç, yurt kapandığı için bizde kal demişiz, o da uyuyor. Herkesi uyandırdım sakince. Hepsi kaygılı. Devlet gelmiş evimize. Gelme diyemezsin. Öttürür valla!
Anında evin her tarafına yayıldılar. Bu şekilde arama yapamazlar aslında. Kontrol etmekte zorlanıyorum. 7-8 polis. Hemen bilgisayarlara çöktüler. Sandalyelerime, koltuklarıma oturdular. Burası babanın evimi? Bu ne rahatlık? Getir kendi sandalyeni, ona otur demek geçiyor içimden diyemiyorum. Biz de dağda gerilla değiliz. Niye evimiz basılsın ki? Bunu onlara anlatabilir miyiz? Gözlerindeki kibir, buranın Allahı biziz diyor. Sanmayasın suçlu olduğun için burdayız. Seni düzen için tehlikeli buluyoruz demekte. Ne yapmışım ben? Anlatıcam sonra ne azılı bir terörist olduğumu!
Herşeyin imajını alıyorlar bilgisayardan. Kızımın çizgi film cd'leri filan imajdan geçiyor. İnanmazsınız bir çanta dolusu cd'yi bilgisayarına taktı çıkardı. Delil arıyor. Hııı bulursun ara! Bir duvar kitap dolu. Hocaanımın kitaplarına baktıktan sonra yerine koy diyor amirleri. Pek kibarlar. Fatma teyzeye şov yapıyor yine. Gözaltı sırasında parmak izi vermek istemediğimde ellerimi kırmak için çabalaması, fotoğraf vermek istemediğimde saçlarıma asılması bu şovun parçası değil tabi!Yatak odası, filan arandı. Tuvalete gireceğim, kadın arkamdan gelmek istiyor. Bayan hey işiycem ben, seyretmeyeceksin sanırım. Bozuluyor tabi. Yalnız girebiliyorum. Gidip bir çay demliyorum. Sigara üstüne sigara yakıyorum. Sendika 1 nolu şubede yönetimdeyim o dönem. Sendika başkanını arıyorum. Evde arama olduğunu gözaltına alınacağımı söylüyorum. Bir çok isim sayıyor. Avukatlar oralarda, hepsinde ev aramaları var diyor. Anlıyorum ki sadece bana değil. Bekliyor muydum? Evet. Çünkü önemli işler yapıyorduk biz. Biz kim? Bir grup devrimci demokrat Kamu Emekçisi.
Uzatmayacağım. 4 gün gözaltı işkencesi ve mahkeme... Ne anlatırsan anlat, tutuklanacaksın. Çünkü talimat alınmış. Arzu hemşirenin annesi yoğun bakımda. Arzu annesinin yanında her gün. Hiç yalnız bırakmıyor. O gün ablası kalıyor o eve gidiyor banyo ve dinlenme için. Haftalardır ilk defa eve gidiyor ve polis basıyor evini. Evde olmasa anasının başından alacaklar demek ki. Saniye ve Dinçer karı-koca. Kızları dokuz yaşında. Onlar da tutuklanıyor. Kızlarını arkadaşlarına emanet edip gelmişler. Mahkeme kararını açıkladıktan sonra Arzu'nun sözleriyle bitiyor. Kulaklarımda hala sesi “Annemi ölüm döşeğinde son kez görmemi engelledin, vicdanın rahat mı?” İçeri kaçıyor hakim bu sözler salonda çınlayınca. O zaman rahattı vicdanı. Bugün değildir. Büyük ihtimal bizi tutuklayan polislerden tutun, savcısına, hakimine kadar tutuklular bugün. Hiç öyle bizim intikamımızı almak için değil, onların rant çarkını kendilerine döndürmek için AKP'nin bürokratları tarafından tutuklandılar. Bizim intikamımızı halktan başka kim alacak? Hapishane sürecinde yaşadıklarımı unutmak için çok kez hafızamı resetledim. Arzu'nun annesi tutsaklığının birinci ayında öldü. Gözyaşlarımız birbirine karıştı. Elinde kelepçe ile cenazeye götürüldü. Berivan'ın babası Dersim'de öldü. O güvenlik gerekçesiyle cenazeye bile götürülmedi. O babasını bir daha hiç göremedi. Şimdi haksız yada haklı tutuklu cemaat tabanı yaşadıklarını anlatıyorlar ya hiç yabancısı değiliz biz onların acılarına. O nedenle sosyal medyada sesleri olmaya çalışıyorum. Hiç söylemiyorum ama siz cemaate ve Akp'ye oy verirken bizim çığlıklarımız size hiç ulaşmadı diye. Hizmet ettiklerinin kimler olduğunu bilsinler istiyorum. Efendiler kaçıp kendilerini kurtardılar ama alet edilenler bedelini ödüyorlar şimdi.
İçerisi çok da yaşanmaz değildi. Neden mi? Devrimcilerle tanıştım orda. F tipi hücrelerde nasıl kalınır, nasıl yaşanır, nasıl sağlam çıkılır buradan, tecrit nasıl aşılır, kendini eğitmenin bir aracı nasıl yapılır onlardan öğrendim. Benim için zor olan dışarıda olup bitendi. Kızım dışarıdaydı. Ve ben onun doğumgününü tutsakkken açık görüşte kutladım. Ergenlik çağında bir kız çocuğunu annesinden başka kim tanıyabilir, deliliklerine kim tahammül edebilirdi en sevenleri yanında olsa bile. Tek tek anlatmayacağım olayları ama siz benim samimiyetimi bilirsiniz. Bu bir işkence idi diyorsam buna inanınız. İnsan onurunu kırmak, kişiliğinizi öldürmek ve sizi istedikleri gibi tektipleştirmek için ellerinden geleni yaptıkları yerdir F tipi hapishaneler. Emperyalizmin sömürü projelerinin en büyük parçasıdır. Sisteme karşı gelen herkesin sindirilip dışarıda yığınlara katılmasını sağlamaya çalıştıkları zor yeridir F tipi hapishaneler. Mücadelenin kırıldığı noktadır. Solcuların gözünü korkutup sindirme ve mücadelenin yükselmesinin engellendiği ilk basamaktır. Bugün yığınlar sessizse bunun en büyük nedeni F tipi hapishanelerdir. Hikmet Sami Türk'ün emperyalist tekellere en janjanlı hediyesidir. Bu zalim fikirsizin ortaklarıdır bugün o hapishanelerin tadına bakanlar. İçeri düştüklerinde anlamışlardı 5 yıldızlı otel olmadığını. Bizi tutsak edenlerin de gittikleri yerdir F tipi hapishaneler. Onların yanında bizi sarıp sarmalayan, orayı bize yaşanılır kılan devrimciler de yoktur. Yalnızlardır. Biz onlara rağmen hala bu hapishanelerin insanlık dışı olduğunu, onlara bile işkence yapılmaması gerektiğini söylüyoruz. Ne şanslılar ki bizim gibi düşmanları var. Ya kendileri gibi olsaydık...
Bugünün polisleri de şimdi kendilerini Allah sanıyor. Hakimler, savcılar da öyle... Bu iktidarın en iyi tarafı herkesi korku içinde bırakması. Hayır hayır. Biz değil yalnızca asıl bu bürokratların korkusu var. Eskiden bütün iktidarlar halkın haberi olmadan yer içer, çalar çırpar, bürokratları besler düzeni yürütürlerdi. 17-25 Aralıkta kartlar açıldı. Hepsi halka rezil oldu. Rezil oldukça daha bir açılıp saçıldılar. Açılıp saçıldıkça daha bi pervasızlaştılar. Ağzı küfürlü, hayattan vaz geçmiş yosmalar gibi dağıttılar kendilerini. Şimdi herkes ne rezil bir iktidarla karşı karşıya olduğunu biliyor ama adamların gidesi yok, solcuların da gönderesi...
Solcuların niye yokmuş gönderesi? Biz AKP'yi istemiyoruz. Kaç kez söyledik bunu. Sen niye anlamıyorsun? Kocasından memnun olmayan hergün dayak yiyen kadının, Allah bu adamın belasını versin, bıktım usandım, Allah canımı alsa da kurtulsam demesi gibi solun şikayetleri. Kocasının her rezaletini anlatıp bir türlü boşanma davası açmaması gibi. Ne de olsa başında bir erkek. Her şeye rağmen elin dedikodusundan, başka erkelere yem olmaktan iyidir. Boşansa ne yer, ne içer? Hiç olmazsa karnı doyuyordur. Düzeni değiştirmek hiç aklına gelmez. Benim aklım almıyor. Sizin aklınız alıyor mu? Çay içmek istiyorsun. Demlik şurda duruyor. Çay şurda. Suyu koyup, ocağı açacaksın. Ama biz demliğe bakıyoruz demlik bize. Çay istiyoruz ama yapmıyoruz. Sonra biri bize çay getirsin diyoruz. Yok arkadaş! Annem rahmetlinin sözü “ sen ağa ben ağa inekleri kim sağa?”
Biz 2013'te inekleri sağalım, sütü dağıtalım istedik. Amma ağalar o kadar çoktu ki kendimizi burjuvanın ahırında kurban olarak bulduk. 2012'de 600 bin kamu emekçisini işten atacaklarını ama anayasa mahkemesinin buna engel olduğunu söyledi iktidar. Tam 2011 den itibaren bizi takibe almış polisler. Telefonlarımız dinlenmiş. İddianamede bir çok fotoğraf ve dinleme kaydı geldi karşımıza. Çay içmişiz, sinemaya gitmişiz, simitçide simit yemişiz. Görüntü ve sesler bundan ibaret. Ama 250 kişi ile meclise yürüdüğümüz ve iş güvencesi için haykırdığımız yok. Bir araya geldiğimizde 657 sayılı devlet memurları kanununu tırpanlayacaklarını ve iş güvencemizi elimizden alacaklarını konuştuğumuz yok ses kayıtlarında. İddianame buna hiç değinmiyor. Çünkü yapacakları kıyımın duyulmasını istemiyorlar. Samanyolu tv. Kanal 7, Atv, Sabah gazetesi boy boy fotoğraflarımızı koymuş. Terör örgütünün memur yapılanması çökertildi diyor haberler. Şimdi İl milli eğitim müdür yardımcılığı yapan şahıs o vakit bizim okulda sınıf öğretmeni. Canlı bomba olarak yakalandı demiş benim için civar okullarda. Tahliye olup geldiğimde de elini uzattı hoş geldin diye. Yüzümüze gülerek kuyumuzu kazanlar, adımızı da ihraç listelerine yazdılar.
2013'te bas bas bağırdık. Bakın iş güvencemiz yok edilecek gelin hep birlikte bunun için mücadele edelim dedik. Sendikaları ele geçirmiş bu öngörüsüz, mücadeleden bi haber, keyifçi, yetmez ama evetçi ekip iş yerlerinde bizim hakkımızda kulis yapıp bizi hedef gösteren tarzda seçim çalışmaları yürüttüler. Bugün bu sendikacıların basiretsizliğinin aymazlığının sonucudur bizim tutuklanmamız ve ihraç edilmemiz. İddianamede Kesk yönetimini ele geçirmek istedikleri diye bir suçlama vardı. Devlet bizim Kesk yönetiminde olmamızı niye istemezdi ki? Ne ilginçtir değil mi? Ogün bugünü bağırdık duymazdan geldiler, bugün yarını bağırıyoruz Faşizm durmayacak diye yine duymazdan geliyorlar. Kesk'in bir arka sokağında, Yüksel Caddesi'nde çığlıklarımız kulaklarına geliyor gözaltılar sırasında, pencerelerini kapatıyorlar. Aman ha o koltuklardan inmeyin, aman keyfiniz bozulmasın. Nuriye 324 gün aç kalır siz ihraç edilmeyin diye. Nazan her gün iki kez dayak yer polisten, gözü morarır. Gülnaz'ın saçı yolunur siz ihraç edilmeyin diye. Acun'un gecesi gündüzü olmaz, kızına, evinin işine, direnişe de yetişir kalp ilaçlarını alıp. Alev bir deri bir kemik kalır siz ihraç edilmeyesiniz diye. 60 yaşında Selvi Polat'ın kemikleri erimekte, ne gam, yine gelir direniş alanına. Nazife, Celal, Akman tutsak olur siz ihraç edilmeyesiniz diye. Avukatlar mı? Ha onlar kendi işleri için hapiste zaten, ne alakası var sizinle?! Korkup gizlenen seçimden seçime, seçim güvenliğine sığınarak sokağa çıkan bir zihniyete ne anlatabiliriz? Sözüm sizedir kamu emekçileri. Sizin bu zihniyetteki sendikacılardan kendinizi kurtarmanız içindir.Bizim tutuklanmamız da bugün sendika tarafından mücadelede yalnız bırakılmamız da siz gerçeği görmeyesiniz, bu düzen böyle devam etsin diyedir. Dediğim gibi bu iktidarın gidesi yok solcuların da gönderesi.
Geçtiğimiz Cuma günü bu davadan beraat ettik. Sevinemedim. Bunca yıldır yaşadıklarımızı, yüzlerce insanın hayatını kabusa çeviren bu zihniyetin canım istedi tutukladım, canım istedi beraat ettirdim demesini içime sindiremedim. Savcı, yargılandığımız bu davadan 33 kişinin tüm faaliyetlerinin arkadaşlık ilişkileri içinde olduğuna ve suç olmadığına hükmetti. O dönemin savcıları da bunu biliyordu, şimdikiler de. Akıllarınca bu davalar Fetöcülerindi bakın biz sizi beraat ettirdik diyecekler. Biz Anadolu çocuğuyuz, yer miyiz?! Onlarla beraber davalar açarak fişlediniz, bu fişlerle bizi ihraç ettiniz. Biz de sizi fişledik. Aynısınız. Ortaksınız. Emperyalist tekellerin piyonusunuz. Bir halkla oyun oynuyor, sömürü düzenini perçinliyorsunuz. Affetmeyeceğiz. Yargılanmanız için elimizden geleni yapacağız. Bu halktan özür dileyene kadar yakanızı bırakmayacağız. “Hukuk mu? O ne oolum” demeyeceğiz. Halkın hukukunu tesis edeceğiz. EMEKÇİYİZ, HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ.

Yüksel Direnişçisi
Acun Karadağ
Namı değer Acun Öğretmen

Bu haber 280 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Dünya

Faşist Almanya'dan cihatçı ‘Beyaz Miğferler’e açık destek

Faşist Almanya'dan cihatçı ‘Beyaz Miğferler’e açık destek Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mass, cihatçı Raed al-Saleh ile bir araya geldi. Beyaz Baretliler hakkında "insalık ...

Trump: 'Brunson için Türkiye’ye bir şey ödemeyeceğiz, Türkiye’ye ödeteceğiz!'

Trump: 'Brunson için Türkiye’ye bir şey ödemeyeceğiz, Türkiye’ye ödeteceğiz!' Donald Trump yeni bir Twitter mesajı paylaşarak, “yurtsever bir rehine” olarak tanımladığı Rahip Andrew Brunson’un ...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi