Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Mihrac Ural Yazdı: 10 SORUDA SURİYE'DE SON DURUM, SORULAR VE CEVAPLAR

Mihrac Ural Yazdı: 10 SORUDA SURİYE'DE SON DURUM, SORULAR VE CEVAPLAR

Tarih 30 Mayıs 2018, 00:42 Editör yorumcahaber.com

Mihrac Ural Suriye'de son durumları değerlendirdi.

SORU 1 - Afrin Türkiye Tarafından işgal edildikten sonra, bölgenin durumu hangi istikamette gidecek?

C 1- Afrin’in yayılmacı NATO kulası Türk Silahlı kuvvetleri tarafından işgali ardından Suriye’de oluşan tablo öncelikle Suriye’nin kaybettiği yönünde bir belirleme yaparak tablonun istikameti üzerine görüşlerimi aktarayım.

Esasında “Fırat Kalkanı” girişimiyle Carablus’un işgali ve ardından gelen yeni işgal adımları Dabık, Bab ve “Astan anlaşmaları gereği” İdlip’e giriş gözetleme birimleri kurma yerine tankıyla topuyla işgale yönelmesi Suriye’de sürmekte olan iç savaşın tüm evraklarını karıştırdı. Suriye’de savaş Fırat’ın doğusu, Şam’ın güneyi (İsrail, Deraa ve Ürdün cepheleri) ve en önemlisi olan yeni Osmanlı yayılmacılığının tezahürü Kuzey cephesi diye üç cephede sürecek olan mücadeleyle betimlenmektedir.

Bana göre güney cephesi bir biçimde sonuçlanacaktır. Bu uzun sürmeyecek. Şam ve çevresinin temizliğinin bitmek üzere olduğuna bakılırsa Güney cephesi kısa sürede belirginlik kazanacak çatışmalarla çözüme ulaşacaktır. Ancak Fırat’ın doğusu ve kuzey ceplere çok karmaşık çok girifttir. Her kesiti ayrı bir mücadele ve farklı koşulları gerektiren yapıya sahiptir.

Fırat’ın doğusu;

Bu cephede en büyük handikap Kürdlere kurulmaktadır. Yayılmacı Saddamcı dar aşiret algılarıyla gericiliğin temel kaynağı olan Arap aşiretleri (ki bu aşiretler 12 Mart 2004 kamışlı olaylarının provokatörleridir de) SDG kuvvetleri adı altında Kürdleri, öncü, kahraman, yiğit, komutan diye öne sürerek tüm şer ve belanın Kürdlerin üzerine yığılmasını hazırlamaktadırlar. Kendileri ise bu alanda (Fırat’ın doğusunda) yerli aşiretler olarak çoğunluğu teşkil etmelerine, Irak, Suudi, Ürdün ve Körfez prensliklerinde kan bağı akrabalıklarına dayanarak, Amerika’nın çekilmesi halinde de Gerici Arap ülkelerinden özellikle Suudi ve katar kuvvetlerinden bu alana askeri yığınağın yapılmasını talep etmektedirler. Böylece isim öne atılan Kürdler kefaret edilecek konuma getirilerek karı, petrol ve gaz kuyularının gelirlerini. Zirai alan servetlerini ise kendileri ele geçirmiş olacaklar.

Bu aşiretleri çok iyi tanımak gerek. Bunların ne vatan algısı ne özgün kimlik dayanakları bulunmaktadır kendi aşiretlerini, ulustan da, ülkeden de devletten de büyük görürler. Başbakan olmasına rağmen Riyad Hicab’ın aşiret kucağına kaçması ancak bu algıyla izah edilebilir. Bu aşiretler öylesine Bizans ayak oyunlarıyla müptela ki, peygamber zamanından beri çileleri çekilmektedir Hz Peygamberin “El-e'râbu eşeddu kufran va nifâkan “ demesi bundandır. Bu yayılmacı Arap aşiretleriyle Kürdlerin hiçbir tarihsel misyon kesişmesi yoktur. Bunlar ne özgürlükten ne demokrasiden anlar aşiret çıkarları dışında dayandıkları hiçbir ilkesel tutum yoktur. Tarih dışıdırlar ve tarihi ve teknolojiyi ve bilimi çağdışılıkları için kullanırlar. Bunun için İŞİD ve NUSRA’nin ezici çoğunluktaki militanları bu aşiretlerdendir, Bunların bir ayağı devlette bir ayağı Kürdlerde bir ayağı emperyalistlerde ve terör şebekelerinde kim galip gelirsen ondan yana olmaya hazırdır. Kürdlerin çağdaş düşüncelerle yaptıkları itilaflar bunlar tarafından kullanılan bir araçtan öte anlama sahip değildir.

Bu meyanda, kendi adıma doğrudan YPG komutanlarıyla yaptığım konuşmada “bunlara güvenmeyin sizi ilk satacak olanlar bunlardır. Siz ittifaka sadık kalsanız da onlar için bunun hiçbir anlamı olmayacaktır. Bu yüzden bunlarla omuz omuza olmak yerine tarihsel misyonunuzun kesiştiği Esad yönetimiyle haklı, çıkarlarınızı gözeten ittifaklar kurun, çok daha doğrudur. Başkan Öcalan’ın dile getirdiği ortak vatanda demokratik ulus inşasının yolu da bu ilkel gericilik bataklığında olan yayılmacı gaspçı provokatör aşiretlerden değil Esad’ın laik yönetimiyle ittifaktan geçer” diye belirttim.

“Fırat’ın doğusu” cephesi SDG güçlerine bağlı değildir. Kürdlerin karar verme konumu olmadığını düşünüyorum. SDG güçleri, yayılmacı provokatör Arap aşiretlerin bu alanda çoğunluğu teşkil eden kitlesel gücünün kararlarına, talep ve arzularına hilafen bir karar da alamaz. Bunu zaman içinde hep birlikte göreceğiz.

Kürdler öne sürülecek ve kırılmaları istenecektir. Sonuç her haliyle yayılmacı Arap aşiretlerinin lehine olacaktır. Araplar er ya da geç birbiriyle barışınca da Kürdler bir el önde bir el arkada soyulmuş olacaktır. Bir Kürd dostu Suriyeli devrimci olarak bunu net görüyorum. Kürd kardeşlerimin sözlerimi önemle ele almalarını dilerim, ortak vatan algısı olmayanlarla hiçbir yere gidilemez, gidilecek yer Kürd ulusal hareketini kirletecek emperyalist kuklası yerdir bunu ise ne Kürdlerin ilkeleri ne de tarihsel misyonları kabul edemez. Ortak vatan Suriye’dir, Kerkük ve Afrin sendromu gelecek için çok önemli derslerle doludur bunu göz önüne almayan bir hareketin geleceği doru okuması beklenemez.

Kuzey Suriye cephesi;

Bu cephe 2. İsrail cephesidir. Tüm verileriyle eğilimleriyle TC 2. İsrail’dir. Amacı ve hedefi toprak gasp etmek olan eli kanlı diktatör Erdoğan’ın, malum Osmanlı taktikleriyle fırsattan istifade ederek sinsice, yılan gibi ortaya atılıp av kapan yönelimleri 1939 Liva İskenderun (Hatay) işgalinden sonra bu kez iki katı toprak yaklaşık 10 000 km² lik alanı gasp etmiştir. Bana göre Ruslar bunun birinci derecede sorumludur. Bu cephede her karışıklık her gecikmenin vebali de Rusların boynundadır.

Eli kanlı diktatör Erdoğan, ulusal güvenlik stratejisi adı altında 37 paralele kadar inmesi gerektiği kanısındadır. Ona bu aklı üfleyen müsteşarları tüm dünyanın Türkiye üzerine çullanacağı sanısıyla hareket etmektedirler. Bu eğilimlerin kaynağı bilimsel ölçütler değildir, sokakların milliyetçi refleksidir. Diktatör de bunun üzerine oynamaktadır. Ulusun büyük çıkar stratejilerini böylesi duygular üzerine kuranlar, tarihte görüldüğü gibi hep iflas etmişlerdir.

Diktatör Erdoğan, bölgemizde hiç bur ulusun hiçbir düzlemde rol vermek istemediği Osmanlı artığı bu yönetime rol kapmak için başladığı girişimler, hep fırsatçı hep komşuları arkadan hançerlemek üzerine kurgulanmış kirli ve karanlık hesap ve ittifakların üzerinden sürdürülmektedir. Irak üzerine sürdürülen planlar, Musul petrollerinde hak arama iddiaları sonuç itibariyle Kürdün yaşam alanlarına tecavüz olarak belirmektedir

Bu yanıyla Kuzey Suriye cephesi aynı zamanda aynı zamanda bir Kürd cephesidir. Böylesini iç içe geçmiş olan Kürdlerin, Esad yönetimiyle benim sık sık ve haklı olarak “ortak tarihsel misyonlara” vurgu yapmama yol açmaktadır. Suriye ortak vatanında Kürdlerle, Esad yönetiminin çıkarları ortaktır düşmanları da öyle. Bu cephede eli kanlı diktatörü hezimete uğratmak bu iki dost gücün birbiriyle ilişkisine bağlıdır. Suriye devleti kendi topraklarını er yada geç kurtaracaktır. 7 yılın sonunda terörün kökü kazınmıştır, yeryüzünün her köşesinden akıp gelen teröre karşı başarı aynı zamanda tüm insanlığa hizmettir. Bunu II. Dünya savaşında Kızıl Ordunun Hitler faşizmine nazi ordularına karşı zaferi gibi görmekteyim.

Kürdler bu gerçeği görmeli, dönemin kendi dengelerini doğru çözümleyerek ittifaklarını oluşturmalıdır. Bu gün bölgemizde direnme safları olarak beliren ittifakta en çok yer alması gereken de Kürdlerdir. Ama kimisi Amerika + İsrail’e kimisi yayılmacı hain Arap aşiretlerine bel bağlarsa sonuçta kaybeden kendileri olacaktır.

Suriye’nin geleceği işte bu cephedeki ilişki ve çelişkilere bağlı olarak şekillenecektir. Suriye sorunu büyük tabloda kendini bu cephelerle ve bu cephelerin ilişkileriyle belirlemektedir.

Afrin sonrası durum, öncesinden çok daha karmaşıktır çok daha çetin ve acılı olacaktır. Bu yanıyla savaş daha da sürecek ve çözüm Suriye iç yerli güçlerinin göstereceği tutuma bağlı olarak şekillenecektir demek yanlış olmayacaktır.

Mihrac URAL

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Celal Mahmoud dahil, açık hava

Bu haber 495 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

Gezi ya da kurgulanmış gerçeğe karşı hakikatin direnişi

Gezi ya da kurgulanmış gerçeğe karşı hakikatin direnişi AKP ve ideologları ilk şoku atlattıkları günden beri Gezi'yi başka bir şekle sokmaya gayret ettiler. Hâlâ da ed...

Cemil Hayek Yazdı: SON KIRPMALAR

Cemil Hayek Yazdı: SON KIRPMALAR CHP, kırpıla kırpıla, yetmedi; İçeriden ihraçlarla da devam var. Maşallah, CHP’yi demir yumrukla yöneten Sakar Kema...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi