Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



'Muhalefet 'sol'la, iktidar 'zor'la kazandı'

'Muhalefet 'sol'la, iktidar 'zor'la kazandı'

Tarih 29 Haziran 2018, 09:29 Editör yorumcahaber.com

24 Haziran’dan çıkan ders ne sadece kendi mahallemizde estirdiğimiz rüzgârların sarhoşluğuna kapılarak ne de iktidarın “zor”una bakıp yılgınlığa kapılarak sağlıklı sonuçlara varılabileceğidir.

24 Haziran seçimlerinin sonuçları ile kampanya sürecinde oluşan beklentilerin uyumsuz olduğu herkesin malumu. Oylar açıklanana kadar genel beklenti AKP-MHP ittifakının Meclis’te çoğunluğu yitireceği, Cumhurbaşkanlığı seçiminin de en azından ikinci tura kalacağı idi. İkisi de olmadı. Hayal kırıklığı ile karışık komplo teorilerine zemin hazırlayan da bu uyumsuzluk.

Oysa komplo teorisine gerek kalmadan, sadece herkesin gözünün önünde yaşananlarla hem sokaktaki kampanya sürecine hem de sandıktan çıkan sonuçlara ortak bir açıklama getirmek mümkün.

Zorlu ama umutlu kampanya süreci

Kampanya sürecinin iki yönü vardı. Birincisi, OHAL koşulları altında, ne adil ne demokratik ne de özgür olan bir seçim süreci yaşadık. AKP, HDP’yi baraj altında bırakmak için elinden geleni yaptı. AKP-MHP tabanından oy koparabilecek olan Saadet Partisi ve İyi Parti sokakta fiziki engellemeler, iletişim aygıtlarında da ağır bir sansürle iktidar mahallesine temas edemez hale getirildi (CHP’nin öne çıkışı ise AKP tabanı açısından iktidara daha sıkı sarılma şeklinde bir karşı refleks ürettiğinden, Erdoğan CHP’yi ve İnce’yi muhatap alan bir kampanya yürütmeyi tercih etti). Sonuç olarak AKP-MHP ittifakı, “zor” aygıtlarını sonuna kadar kullanarak yürüttüğü bir tür çitleme operasyonu ile toplumun önemli bir kesimini muhalefetin etki alanından uzak tutmayı başardı. Bu çitlenmiş alan içinde, etkin bir sokak hareketliliği sergilenmese de, iktidar olanaklarını kaybetmeme uyarısı eşliğinde iç örgütsel ağların harekete geçirilmesi yeterli oldu.

Muhalefetin bu çitlenmiş alanın dışında, 16 Nisan’da “Hayır” oyu vermişlerin mahallesinde, yani kendi dar sınırları içinde yürüttüğü kampanya ise umutları yükselten muazzam bir seferberlik halindeydi. Bugünden bakınca milyonların sokağa döküldüğü mitinglerin, miting havasında geçen seçim bürosu açılışlarının gelecek açısından umut vadeden bir toplumsal potansiyele işaret etmekle birlikte, iktidar açısından parıltılı bir seçim kampanyası kadar iş gören “zor”un rolünü unutturan bir yanılsamaya da yol açtığını söyleyebiliriz.

Sahipsiz sol potansiyel

Umut veren muazzam seferberliğin sırrının ise “sol”da ama şu anda hiçbir liderin ya da partinin mülkü olmayan, böyle davranma eğilimi de göstermeyen “sol”da olduğunu belirtmeliyiz. CHP, Abdullah Gül ya da İlhan Kesici gibi sağ bir adayla böylesi bir seferberlik yaratamazdı. Gezi’den beri dalga dalga sokakları zorlayan ve günün siyasi çatışmasına göre hangi aracı en rasyonel görüyorsa ona başvuran, bu araçlara bir sadakat de göstermeyen sol potansiyel, yani İnce’den önce esmeye başlamış olan rüzgar 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimlerine mahsus olmak üzere İnce’nin sol popülist yelkenini doldurdu. Parlamento seçimlerinde sağla ittifak siyasetini esas alan CHP’ye o kadar yüz vermedi. Baraj altı bırakılma tehdidi karşısında yalnız bırakılan, ittifakını da çoklarının tavsiye ettiğinin aksine İslamcı, sağcı, milliyetçi çevrelerde değil sosyalistlerde arayan HDP’ye omuz verdi. Meclis’te HDP’ye başkanlıkta Muharrem İnce’ye oy veren, Demirtaş’ın oyu ile HDP’nin oyu arasındaki farkı ya da Muharrem İnce’nin oyu ile CHP’nin oyu arasındaki farkı yaratan, miting alanlarını dolduran, gündüz sandık başına akşam sandık peşine koşan, gece yarısı CHP tarafından alışık olduğu üzere yalnız bırakılan, maalesef HDP tarafından da ilgi görmeyen bu sol potansiyeldi.

Sonuçları irdelediğimizde ise tablo şudur: Muhalefetteki sağ partilerin bile uyumlu bir dil tutturmaya çalıştığı sokaktaki bu sol potansiyelin de etkisiyle HDP barajı aşarak, Muharrem İnce de yüzde 30’un üstünde oy alarak kampanya sürecinde ifade edilen hedeflerini tutturdu. Ancak yüzünü sola dönmek yerine de sağa dönerek kazanacağını hesap eden CHP ile ittifak içinde Meclis’e İyi Parti ve Saadet Partisi, AKP-MHP ittifakından beklendiği ölçüde oy koparamadı. Toplam oyu gerileyen AKP-MHP ittifakı da bu gerileyişe rağmen seçimin “resmi” galibi oldu. Muhalefet sokakta ve sandıkta ne kazandıysa “sol”la kazandı, “sağ”la ise hayal kırıklığı yarattı.

Sol ve zor

Sonuç olarak, yeni siyasi düzlemde muhalefetin ilerleyecekse “sol”dan ilerleyebileceği görülmektedir. Ülkeyi yönetme yeteneğinden ve meşruiyetinden yoksun, krizlerle karşı karşıya olan Erdoğan’ın da, iktidarını sürdürmek için “zor”a başvurmaktan çekinmeyeceği ortadadır.

24 Haziran’dan çıkan ders ne sadece kendi mahallemizde estirdiğimiz rüzgârların sarhoşluğuna kapılarak ne de iktidarın “zor”una bakıp yılgınlığa kapılarak sağlıklı sonuçlara varılabileceğidir. “Sol” potansiyel örgütlenmeli, ancak bu sol potansiyele yaslanan mücadele, iktidarın “zor”unu, yani siyaset yapma hakkını sınırlayarak toplumun geniş kesimleri arasına kurduğu bariyerleri kırma gerekliliğini ihmal etmeden örgütlenmelidir.

Ali Ergin Demirhan/ Sendika.org

Bu haber 244 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

Cemil Hayek Yazdı: MUHBİRLER DEVLETİ

Cemil Hayek Yazdı: MUHBİRLER DEVLETİ Ne başlık koysaydım?

AKP-MHP seçimleri Kürtler için ‘plebisit’e dönüştürdü

AKP-MHP seçimleri Kürtler için ‘plebisit’e dönüştürdü Sakarya’da Amedspor’a yapılanlardan anlıyoruz ki, sadece HDP’liler değil, AKP’li olmayan bütün Kürtler Erdoğan ikti...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi