Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Cemil Hayek Yazdı: ORTAÇAĞ YOLUNDA SEYİR DEFTERİ

Cemil Hayek Yazdı: ORTAÇAĞ YOLUNDA SEYİR DEFTERİ

Tarih 17 Temmuz 2018, 08:27 Editör yorumcahaber.com

Ortadoğu ve tüm dünyada siyasi hava daha da ısınacak gibi. Dünya halkları daha güçlü demokrasiler ararken, daha güçlü liderlere kavuşuyor. Bunun bedeli ağır olacak, zira güçlü demokrasi halk için çalışır, güçlü liderler ise, kazanmak ve nemalanmak için, yine kendi gücü için çalışır.

Demokrasi kavramı kullanılarak, istilalara gerekçe hazırlandı: Mesela Filistinliler katledilirken, İsrail’in demokratik olduğu, dolayısı ile her şeyin yolunda olduğu anlatılır. Buradan yola çıkılarak, kıyıma uğratılmak istenen ülkelerin demokratik olmadıkları mazereti gösterilir. Böylece işgal edilmek veya birbirine kırdırılmak istenen ülkelerin, önce istikrarını bozmak, dolayısı ile demokrasisini sekteye uğratmak gerekir. Bu şekilde emperyalizm, nice ülkeleri istikrarsızlığa itti. Arap kanlı baharı, bu gerekçeye dayatılırken, demokrasinin ‘d’ sine sahip olmayan bölge ülkeleri görmezden gelindi, çünkü tek adamla zapturapt altına alınan bu ülkeler, demokratik maskeli ülkelerin birer işbirlikçisi yapıldı. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye’nin tek adamlılığa sürüklenip, istikrarsızlaştırılmasının arkasındaki neden daha iyi anlaşılır. Arap baharında en son karıştırılması istenen ileri karakol Türkiye, belki de, BOP’un başarılı olduğu tek ülke olacaktır. ‘Dünya bizi kıskanıyor’ diyenler, yıkımda olup, toparlanmağa çalışan komşu ülkeleri kıskanacak duruma düşeceklerdir. Türkiye nereden nereye getirildi diye düşünemeyenler, Türkiye neden bu duruma getirildi sorusunu soramayacak kadar gafildirler.

Diploması olmayan bir cumhurbaşkanının liyakat sahibi insanlar ataması beklenemez. Bu gidişle başhekimler imam, genelkurmay başkanı fırıncı, mit müsteşarı da dansözden olursa, Türkiye emperyalizmin istediği istikrarsızlık rotasında hayli mesafe kat eder.

Siyasi havalar ısınacak ve bu hava, meteorolojik havanın ısınmasından çok daha tehlikeli olacak. Bugüne kadar Türkiye ile Suriye ordusunun karşı karşıya gelmemesinin nedeni, stratejiktir. Ancak artık o strateji değişiyor.

• Suriye, askeri açıdan çok güçlendi, İsrail uçaklarını vuran, daha az modern olan Türk uçaklarını daha rahat vurur.
• Güneyde zafere ulaşan ordu, kuzeye yönelecektir; Güney sınırları güvence altına alınınca, Amerika’nın da Kürtleri satıp, geri çekilmesi ile, kuzeye daha fazla odaklanabilecektir.
• Suriye’yi istikrarsızlaştıran Türkiye, hem zayıfladı, hem de kendine yeni ve çetin düşmanlar yarattı.
• Kıbrıs’ta yalnız bırakılan Türkiye, Suriye karşısında daha rahat yalnız bırakılır. Nasılsa Suriye NATO bölgesi değil. Buna pek ala Hatay’da eklenebilir. Meşru yollarla alınmayan Hatay, NATO yardımı için tartışmalı bir bölgeye dönüştürülürse, daha sonraki müdahaleye zemin hazırlamak için, savaş meydanına çevrilebilir. Afrin’e yüklenilirse, Türkiye, umduğu desteği ‘dost’larından, yani iyi gün dostlarından bulamayacaktır.
• Afrin’den, İdlip’teki teröristlere inen silahların güzergâhı olduğu gerkçesi ile Hatay hedef olur, bu da Suriye’nin bu konudaki taleplerini güncelleştirir.

Bütün bunlar, Suriye’nin toparlanmasından sonra olur ki, 6 Kasım 2018’deki Amerikan seçimlerinden önce olmaz. Trump, kazanabilmek için Yahudi lobisini yanında görmek isteyecektir; Hatta 2020’deki başkanlık seçimlerine kadar da orta doğuyu karıştırma politikası sürebilir. Ancak çekilmek istediğini defalarca söyleyen Trump, ne keyfi olarak çekilecek, ne de keyfi olarak kalıyor. Bugüne kadar Amerika ile karşı karşıya gelmemek için çaba sarf eden Suriye, istemediği bir ölüm kalım savaşı yerine temkinli davranıyor ama sürüklenebilir.

Ancak destekleyip beslediği İslami teröristler yenilip, Suriye Kürtleri de kışkırtıya gelmek yerine, devletle diyalogu seçerse, Amerika için hemen çekilmekten başka çare kalmayabilir.

Türkiye’de alınan kararlar, Ülkenin çıkarlarından çok, Erdoğan’ın siyasi çıkarlarına göre şekilleniyorsa, Yahudi lobisine bağlı Trump için de aynı koşullar söz konusu olabilir. Yani kazanmak isteyen bir Trump, seçim kampanyalarında verdiği ‘First Amerika’ (önce Amerika) yerine, ‘First Israel!’ demek zorundadır ve bu tercih, onu bir süre daha Suriye’de tutabilir. Saha nasıl bir şekillenirse, stratejik tercihler de o şekilde değişecektir.

Bu durumda ‘First Amerika!’ diyebilmesi için, hayati önem taşıyan Çinin artan ekonomik gücüne karşı kesinlikle bir siyaset izlemesi gerekir. Şahsen bu ikilemi yıllardır bekliyordum, şimdi yaşanması kaçınılmaz olunca, Trump’ın bu siyaset değişikliği için, ikinci dönemi beklemesi gerekecek.

Bu durumda izlenecek Kuzey Kore politikası ne kadar gerçekçi olabilir?

Ne kimyasal silahlardan arınan Suriye, kimyasal silah kullanma suçlamasından, ne de nükleer silah üretmekten vazgeçen İran, nükleer silah ürettiği ithamından kurtulabildi. Kuzey Kore bunu bilmez mi, gıda konusunda verilipte tutulmayan sözler, unutulur mu?

Öte yandan Putin, Kuzey Kore kozunu kullanırsa, Trump’ı Suriye’den çıkmağa zorlayabilir. Bu bakımdan yapılacak pazarlıklar, Rusya’nın dayatmaları olmadan gerçekleşmeyecektir. 
O halde, en belirgin siyaset, Türkiye’nin istikrarsızlığa sürüklenerek, müdahale ve bölünme için mesafe kat etmesidir. Bu bakımdan, BOP emperyalist projesinin en başarılı veya tek başarılı olduğu bölge, Türkiye olacaktır.

Kaçak saray mukimi sallanmadan, Türkiye sallandırılamaz. Umarım, ‘eş başkan’ lakaplı icra müdürü, buna hazırdır. Türkiye’de geçerli entrikalar, dışarıda sadece kıç oynatır.

Erdoğan’ın her güç kazanma oyunu, Türkiye'yi orta doğuda yem haline getirecektir; ‘Ava giden, avlanır’ misali.

Suriye’deki bir uzlaşı, ebedi dostluğu getirir ve bu dostluk, işgalcileri kovar. Kürtler sadece Suriye’de kazanmaz, statüko değişir. Bu statüko sadece Suriye için değil, işgal altındaki ve özellikler BOP’tan muzdarip halklar için de bir umut teşkil eder.

Suriye’deki halkların dayanışması, Türkiye’deki halkların dayanışması ile devam eder.

Halkların dayanışması, sırtını emperyalizme dayamaktan her zaman daha güvencelidir ve bölgesel faşizmi tasfiye edebilir. Tarih buna tanıklık eder.

Cemil HAYEK
16. 7. 2018

Bu haber 376 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

Cemil Hayek Yazdı: TİYATRO

Cemil Hayek Yazdı: TİYATRO Dünyanın en güzel tiyatrosu Türkiye halklarına karşı oynandı. Oyuncular Erdoğan ve AKP, yazanlar Erdoğan’ın akıl ho...

EN BÜYÜK MAFYA, ÇETE, EMPERYALİST İTİ KURUMSAL DEVLET FAŞİZMİNİN TA KENDİSİDİR

EN BÜYÜK MAFYA, ÇETE, EMPERYALİST İTİ KURUMSAL DEVLET FAŞİZMİNİN TA KENDİSİDİR 12 Mart ve 12 Eylül gibi faşist cuntalar, açık faşizmler olmadan emperyalizm ve İşbirlikçi oligarşi kendi krizlerin...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi