Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Levent Sultan Yazdı: DEMOKRASİ TALEBİNDE ZİKZAKLI YOLLAR

Levent Sultan Yazdı: DEMOKRASİ TALEBİNDE ZİKZAKLI YOLLAR

Tarih 18 Temmuz 2018, 10:16 Editör yorumcahaber.com

Suriye'nin Rakka şehrine ait TABAKA'da "Demokratik Suriye Meclisi" 3. Kongresini topladı. 16 Temmuz 2018'de 270 delegenin katılımı ile başlattığı kongre "Siyasi bir çözüme doğru ve merkezi olmayan demokratik bir Suriye inşası yolunda" sloganı ile açıldı. Eş başkanlığa Riyad Dırar ve Emine Ömer, Yürütme komitesi başkanlığına da İlham Ahnet seçildi.

Kongrede ana vurgular, "Kürt, Arap, Süryani, Asuri, Türkmen Suriyeli tüm bileşenlerin beklentilerinin demokratik bir Suriye inşası" olduğu. Bu hedef doğrultusunda "Demokratik Suriye Meclisi'nin kuruluşunu, Suriye krizinin çözümünde gözönünde bir adım ve meclisin önerilerinin Ortadoğu krizinin çözümünde en uygun yol olduğu" saptaması yapılmıştır.

Savaş koşullarında bile olsa, adına "Demokratik" sıfatı almış bir "Meclis'in" kongre düzenlemesi, herşeyden önce halkına ve ülkesine karşı yüksek bir sorumluluk duygusunun olduğunu gösterir. Bir devrimci olarak şahsım adına, Kürt kardeşlerimizin bu sorumluluk duygusu ve mücadeleci atılganlıkları kutlanmaya değer. Ama, ardından yaşanan süreçle ilgili söylenecek söz de olmalı... yalnışıyla doğrusuyla.

Demokrasi, yer küre üzerinde yaşayan tüm halkların arzusu, talebi, dileğidir. Tüm halklar gibi Kürt halkının da "demokratik" bir toplum içinde yaşama arzusu kadar doğal bir şey olamaz . "Demokratik Suriye" talepleri doğal bir talep, Suriye toplumunun diğer bileşenleri aynı arzuyu duyuor. Mesele, bu arzuları ve talepleri dile getirmenin sosyolojik, toplumsal koşulların, ülke bütününün bu koşulların neresinde olduğu ve hangi kodlarla dile getirildiğidir.

Kısaca değinelim: Emperyalistler ve gerici bölge ülkeleri Suriye devletini yıkma ve parçalamaya başladıkları 2011'in 15 Mart'ından başlayarak, yıkcı cephenin büyüklüğü ve gücü karşısında Suriye devleti, ilkin kendi özgücüne dayanmak istedi. Suriye halkının tüm kesimlerinden (dil, din, ırk ve etnik kesimlerinden)"vatan savunması" için silaha sarılma çağrısı yaptı. Devlet önyargısız "vatan savunmasında" görev alacak, almak isteyen kesimlere silah dağıttı. Kürt halkına, Türkiye'nin sınırları boyunca geniş alanlara yayılmış ve büyük yerleşim birimlerinde çoğunluk oluşturmuş olduğu için güven duyarak önemli ölçüde silah payı verilmiştir. Bu halk ilkin "Kobani'yi" kahramanca savundu, IŞİD'e karşı çok başarılı bir mücadele verdi. Mücadele aşamalarından geçerken Emperyalizmin "Büyük Şeytanı" ABD'nin kancalarına takıldı. ABD, bu halkın öncüleri durumundaki PYD ile, yüzyılların ezilmişliğine ve kimliği ile varolma susuzluğuna şerbet vermek olacak koruyucu kanat oldu. ABD'nin koruyuculuğunda "ulusal kimlik" üzerinden vadedilmiş geleceğinin altyapısını oluşturacak kitlesel örgütlenmelerini gerçekleştirdi. Türkiye'nin faşist-milliyetçi AKP'nin saldırganlığına karşı ABD'ce korunmuş yanılgısıyla siyasi tavır geliştirdi. Açıkçası gücünü ve bölgenin yeniden düzenlenişinde boyunu aşan tavır ve hesaplar içinde oldu. ABD'den gördüğü siyasi, askeri ve mali destek, Suriye'nin Kürt yerleşim alanı olmayan Petrol ve gaz zengini alanlarını, Suriye'nin Fırat üzerinde en büyük barajını "egemenlik alanı" diye teslim alması, değim yerinde ise siyaseten "sarhoş" etti.

ilkinden bugüne kadar kapsamlı düzeyde 8 tane Cenevre Kongresi (BM'ler başkanlığında Suriye devlet yetkilileri ile Muhalifler arasında) gerçekleştirildi. Suriye içi ve dışı muhaliflerin "Demokratik Suriye Meclisi ya da Demokratik Suriye Kuvvetleri" hariç tümü katıldı. Suriye sorununa siyasi çözüm arayışlarda "PYD esaslı" Kürdün katılımına Türkiye'den "Veto'nun" olması, katılmamanın tek ve uyulan gerekçesi değildir. ABD vaatleri ve koruyuculuğu altında egemenliye alınmış coğrafya parçası ve örgütlenmesi ile "zamanı gelince hakkımı koparırım" dayatmacı mantıkla Cenev'reler pek zorlanmamıştır. Suriye'deki süreci başından beri sevk ve idare ederken ABD, istese başından beri Cenevre'lere, Astana'lara Kürtleri girdirir, diğer muhaliflerle eşit haklarla pazarlık platformlarında tutabilirdi. Diğer muhalefet kesimleri parçalara bölünmüş ve farklı güç odaklarına bağımlı iken, Kürt halkının büyük kesimi tek parça halinde PYD'de somutlaşan birliği ABD için plan ve projelerine çok önemli bir özellik oluşturuyor. Bu anlamda ABD bu özelliği hep "kullandı". Türkiye tarafından Afrin işgali bitene kadar da Kürtler tarafından ABD'ye umut ve bağlılık tükenmedi.

Suriye'de askeri ve siyasi gelişmeler Suriye devletinden yana hergün yeni yeni zaferleri yaşatıyor. Şam tüm kırsalıyla, Humus ta tüm kırsalıyla Suriye ordusunun eline geçerken, Deraa da tüm kırsalı ve güneyin tamamı son sınır noktalarına kadar geçmek üzereyken, en önemlisi de ABD Türkiye'e Afrin'den sonra Menbiç'i de satması, arapça söylemin karşılığı ile "sarhoşluk gitti, düşünce geldi" gibi bir durum oldu. Zira ABD'nin gelişmeler karşısında biçare, gelişmelere göre ayak uydyrmaktan başka çaresi kalmadı. Hatta tümüyle Suriye'den çekileceğinin emareleri başladı. Yani Suriyeliler Suriyelilerle başbaşa kalacağı bir ortama doğru gidilmekte olunduğunun işaretleri görünmeye başladı.

Siyasi ve askeri gelişmeler, Kürt halkı adına gerçek olunması gereken yerde ve Suriye devleti yönetimini ciddiye alarak "diyalog" havasını şimdi zorladı. Tümüyle ABD kanatlarından henüz çıkılmamışken "siyasi çözüm" referanslarını direkt bir ilişki içinde sunmaya başladılar. Kongrelerinin amacı bu yeni yön sapmalarının önünü açmak içindir. Geç kalınmış ta olsa, Suriye'ye devlet olarak ve Kürt halkına büyük bedeller ödetmiş eski tutumlardan yeni tutum ve anlayışa geçmek önemli bir kazanım sayılır. Her ne kadar kendi çözüm anlayışlarını abartılıca "Ortadoğu krizinin çözümünde en uygun yol" diye gösterseler, yine de ciddi ve demokratik öz taşıyan önerileri ihtiva etmektedir.

Suriye devleti yönetimi bu halka karşı önyargılı değildi, süreçte yaşanan hatalı pratiklere rağmen daima bu halkın yanındaydı.Ciddiye almaktaydı. Hatadan birgün olur da dönüleceği inancı vardı. Onun için diyalog sürecine iyimser gözlerle bakmaktadır. Sonuç Suriye halklarının tümünün hayrına olacaktır.

Not: Diyalog ve iyi niyet gösterisi olarak DSK'leri Suriye devleti adına Fırat üzerindeki barajı denetlemek ve yönetmek için mühendislerin girişine izin verdi.

Levent SULTAN

18. Temmuz 2018

Bu haber 436 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

Cemil Hayek Yazdı: SON KIRPMALAR

Cemil Hayek Yazdı: SON KIRPMALAR CHP, kırpıla kırpıla, yetmedi; İçeriden ihraçlarla da devam var. Maşallah, CHP’yi demir yumrukla yöneten Sakar Kema...

Şırnak'ta düşürülen bomba yüklü Drone'lar aynı 15 Temmuz bombaları gibi!..

Şırnak'ta düşürülen bomba yüklü Drone'lar aynı 15 Temmuz bombaları gibi!.. A Haber'de de videosu var, Drone'un inişini yakalamış etraftaki kameralar, anlayamadığım tek şey, alanda on...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi