Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Sözün tüttüğü yer…

Sözün tüttüğü yer…

Tarih 07 Kasım 2018, 20:13 Editör yorumcahaber.com

Aslında kimsenin içinden bu mevzuda tek kelime etmek gelmiyor artık biliyoruz. Çünkü saydığımız bir dünya reçete de, yaptığımız boyumuzdan büyük saptamalar da acımızın kıyısından dahi geçmiyor, bunun ayırdına vardık, koca bir memleket.

Bu mevzuun üzerini örten kalın siyasi ya da hamasi örtünün altında neler yatıyor biliyoruz; o yüzden kanın her türlüsü canımızı acıtıyor. Ve biliyoruz ki bu örtüler; ister kalıpsız postal, isterse şekilsiz lastik ayakkabı giysin, bir süre daha gencecik canların toprağa düşmesine neden olacak kadar ağırlık taşıyacak bu coğrafyanın her tarafında. Hal böyle olunca da canımızın yangınını içimize çekiyoruz, ciğerlerimizi çürüteceğini bile bile.

Da bu böyle “Can sayılır bir şey midir?” dememize dahi fırsat bulamadan, beşi onu her geçtiği vakit kızıla büründürülen tabut sayısı, yaratılmak istenen havayı anlamakta hâlâ güçlük çekiyoruz.

Hadi medya diye adlandırdığımız it sürüsü, çakal öbeği kendi varoluşlarının idamesi gibi görüyor bu akbaba çığırtkanlığını, o kabul. Çünkü emekten ilik kemik sömürerek yaşıyorlar her biri kendi yalılarında, villalarında, stüdyo tipi dairelerinde. Çünkü akan kanın duracağı kadar güneş doğunca bu topraklara, kendi yüzlerinin cüzzama rahmet okutacak çirkinliği ayan beyan ortaya çıkacak, adlarını bilmedikleri kadar biliyorlar. Onun için, çarşaf çarşaf tam sayfa manşetlere taşıdıkları ölü seviciliği. O yüzden hiç bilmedikleri ateşleri “Düştü! Düştü!” diye meteor yağmuru seyretme sevinciyle bir bir izledikleri. Onları; tıynetlerini bildiğimiz için, kafamızı her denk geldiğimizde başka yanlara çevirsek de gözümüze, kulağımıza, her duyumuza; barut, kan, gözyaşı püskürttükleri için yadırgamıyoruz. Hepi topu, sunturlu bir küfür, bilemedin ahımıza karşılık bir beddua ile savuşturuyoruz duygu tarlalarımızdan.

Ama bu işin tarafı imiş gibi gösterilmesine, arada kendi evlatlarını öğüten düzen çarkını kan değirmenine dönüştürenlere hiç dikkat kesilmeden yandaş olan, su başlarını tutan iblisler tarafından boynuna takılan yoksulluk yularını hiç hesap etmeden hadisenin bu berisini benimsemeye kalkışan yığınlar sabır taşımızı göz boncuğu misali darmadağın, tuz-buz ediyor.

Hiçbirinin bu işin gerisinde ne yatıyor, kim tarafından içine taş zulalanmış hangi kartopunun hangi yamaçtan geri dönüp yuvarlanarak çığ halinde bu yana doğru ivme kazandığı hakkında fikri olmayan, Koca Nazım’ın akrep demeye dilinin varmadığı ama bizim rahatlıkla ebleh olduklarını iddia edebileceğimiz, yaşadıkları denize rağmen sudan bihaber alık sürüleri.

Halbuki çok değil bundan yirmi sene evvel adamların ismini anmak yasaktı, bunu hatırlamazlar mı? Gerizekalı bir Amerikan güdümlüsünün karda yürümenin yarattığı onomatopeye dayandırdığı etnik köken masalına inanacak kadar salak olamazlar herhalde değil mi? İnsanların, az buz da değil, sekiz-on bin yıllık kültürlerini yok saymak, ya da aşağılamaya veya yargılamaya kalkışmak ne doğurur, bilmek bu kadar zor mudur?

Kimler yaşıyor bu yurdun o taraflarında bi günden bi güne merak etmeyip hep kendilerine anlatıldığı şekliyle algılayan, aktarıldığı kadarına inanan, hangi baskıdan zılgıt çıkar, hangi zulüm halaya dizer insanı, bilmek zorundadır artık. Bunları bildikleri zaman anlayacaklar da neden bu işte taraf olmadıklarını. Kendi yoksulluklarından, yoksunluklarından daha altta insanlara kader diye dayattıkları hayat çizgisinin kimin hangi saltanat manzaralarına boya olduğunu fark edecekler ve kendi kurtuluşları da kan emicilerden bu farkındalıkla hayata geçecek iki kere ikinin matematik kesinliğiyle, uyanmak zorundalar.

O zaman beyninde kıvrım taşımayan bir türkücünün sosyal ağdan şahin kesilip gagasıyla yön tayin etmesine itiraz edilir belki. Ya da kendi hayatının zorluğunu unutup, hayatın daha da zorlaştırıldığı insanlara, o da sanal alemden dayılanmanın, kavga daveti yapmanın kendi çocuklarının sapır sapır toprağa dökülmesine neden olduğu dank eder kafalarına.

Ha kendi çocukları diyoruz ya, laf değil hakikaten. Belinde palaska da, kuşak da olsa ölümün girdiği her bedenin sahibi bizim çocuklarımız. Bir imkan olsa da gidilebilse o afaki ortam kabadayılarıyla Zap Suyu’nun aktığı, insanların bir heybete Ağrı diye isim taktığı diyarlara. Görülür o zaman kafası hep üç numara tıraşlı oğlanların da, saçları hep belikli kızların da dayatılan onca ıstırap içinde nasıl hep gülümseyen gözlerle baktığı hayata. O güzelim bebeleri şimdi canavar diye anmaya kalkışanlar utanırlar ihtimal.

Uzun etmeyelim; dedik ya bu mevzuda iki kelam dahi edesimiz yok.Dedik ya acımızı ateşli soluklarla içimize çekiyoruz. Bir açarsak ağzımızı sözlerimiz harlı çıkacak ciğerlerimizden.

Susuyoruz…

Sıtkı Demirkan/ Gazete Red


Bu haber 96 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

Gezi ya da kurgulanmış gerçeğe karşı hakikatin direnişi

Gezi ya da kurgulanmış gerçeğe karşı hakikatin direnişi AKP ve ideologları ilk şoku atlattıkları günden beri Gezi'yi başka bir şekle sokmaya gayret ettiler. Hâlâ da ed...

Cemil Hayek Yazdı: SON KIRPMALAR

Cemil Hayek Yazdı: SON KIRPMALAR CHP, kırpıla kırpıla, yetmedi; İçeriden ihraçlarla da devam var. Maşallah, CHP’yi demir yumrukla yöneten Sakar Kema...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi