Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Cemil Hayek Yazdı: BOP’UN KÜRT KARTI VE ÖZGÜRLÜK

Cemil Hayek Yazdı: BOP’UN KÜRT KARTI VE ÖZGÜRLÜK

Tarih 11 Kasım 2018, 00:23 Editör yorumcahaber.com

BOP tarihin çöplüğüne atılırken, bazı müttefikler eve tamamen eli boş dönmek istemiyor. Dünya savaşlarından biliyoruz ki, emperyalistler, kendi rızaları dışında bir barışı kabul etmiyor, ancak kabul ‘ettirdikleri’ bir barış, bir sonraki müdahalelere zemin hazırlayacak şekilde tasarlanıyordu.

Suriye’de bu tasarı bozuldu; Ancak yeni durumu kabul etmek istemeyen emperyalistler, bir fiili durum yaratarak bunu kabul ettirmek istiyorlar. Kadim halklar bunu kabul edelerse, yeni bir istilanın da zemin bulmasını kabul etmiş olacaklar.

Bilindiği gibi, Suriye BOP’un yıkılmayan son kalesi idi. Bu kale sadece direnmemiş, ‘Kanlı Arap Baharı’nı tersine dönüştürmüştür.

Amerikan stratejistleri ve tarihçileri, Lübnan’dan çekilmelerini sağlayan ve Hizbullah’ın sahaya girdiği 23 Ekim 1983 tarihli bombalamayı unutmuş olamaz. O zamanlar 299 asker kaybeden ABD ve müttefikleri, kaçar adımlarla Lübnan’ı terk etmişlerdi.

Amerika, ne askeri ne de ekonomik çıkarları açısından, Suriye işgalini uzun süre devam ettiremez. Burada yapabileceği tek şey, İngiliz tuzakları kurarak, geri çekilmektir; Bir başka değişle, diplomatik bubi tuzakları kurmaktır.

Suriye, devlet sorumluluğu nedeni ile Lübnan’daki gibi metotlara henüz başvurmadı, yani her şeyin mubah olduğu, yıkımla bağımsızlık getiren bir savaşı ilan etmedi. Çünkü Suriye, barındırdığı tüm halklarla istikrarlı devlet olma hedefinden vaz geçemezdi, kentleri daha fazla harap edilsin istemiyordu. Bu ancak son seçenek olabilirdi.

Bu hedef, Kürt halkı olmaksızın, olamazdı. İşte Amerika’nın yakalamak istediği koz da, bu idi. İki kardeş ve kadim halkın arasında kan dökülürse, halkların dayanışması, sadece siyasi aktivitelerde yer alan bir slogandan ibaret kalacaktı. Oysa Suriye, dengelerini halklar, mezhepler ve inançlar arasında paylaşarak, dominant bir kesim yaratmak yerine, iktidarın diktatörlüklere müsaade etmeyen bir sistem şeklinde, tüm etnik ve inançsal bağlarla bağlanması ve paylaşılması, yani karşılıklı güven esasına dayanıyordu. Bu sistem emperyalizmin dayatması ve karşı propagandası nedeni ile pek bilinmemiş ve Esad iktidarı, sırf Arap etnisitesi ve mezhepçi ithamı ile tanıtılmak istenmiştir. Suriye’deki sistemi tanıyanlar, başkan Esad’ın Kürtler için neden güvenilebilecek bir lider, Kürtlere yardım ettiği miktarda, aslında kendi devlet sistemine de katkıda bulunduğunu bilirler.

Sözün kısası, halkların direnci ile kaybedilen BOP ehli, eve dönerlerken, terk ettikleri yerlerin yeraltı kaynaklarından en azından bir süre yararlanmadan çekilmek istemiyorlar. Burada yapabilecekleri ciddi bir husumet söz konusudur ve bu husumet, Suriye-Kürt çatışması yaratarak, kan dökülmesini sağlamak, sağlam bir dostluğu baltalamaktır.

ARAP İHANETİ KÜRTLER İÇİN BİR MODEL OLABİLİR Mİ?

Oysa Kürt direncinin, çölün sefil bedevilerinden daha onurlu bir kavgası vardır ve yavaş yavaş İsrail’in kuklaları haline getirilen Arap emir ve şeyliklerinin seviyesine indirgenemezdi. Amerika ve batı emperyalizmini arkasına alarak iktidar olma hevesi, körfez ülkelerine hiçbir zaman özgürlük getirmedi, bağımsızlığı sağlamadı. Kendi çağdışı yaşamları ile memnun olan körfez bedevilerinin yaşamı, çağdaş bir yaşamla özgürlük arayan Kürt hayalini tatmin edemezdi. Suriye’de yalnız bırakılacak Kürtler için Amerikancı bir macera, asla hayra alamet olamaz. Çünkü Kürtlerin yüzyılların zulmü altında bu maceraya atılacak bir lüksleri, haysiyetlerini aynı dereceye düşürecek sefil ve onursuz bir seçenekleri olamaz.

SURİYE’DE AMERİKAN VARLIĞI

Suriye’deki Amerikan varlığı, hem meşruiyetten uzak, hem pahalı, hem de dünya dengelerine bakıldığında, stratejik açıdan geçici olmak zorundadır. Amerika, kendi eliyle ve körfez ülkeleri vasıtası ile yarattığı IŞİD’le mücadele etme bahanesi yaratarak, yasadışı Suriye’yi işgal etmiş durumdadır. Bu konuda bir yandan YPG ve diğer Kürt örgütlerine kendi kara güçleri yakıştırması yaparken, diğer yandan da, Salih Müslim’in tespiti ile IŞİD ve diğer İslami terör şebekelerinin Suriye askeri karşısında varlıkları uzatılmak isteniyorsa, burada Kürtler kurban ediliyor demektir.

Öyle ya, kendi kara güçleri yakıştırmasından sonra, bu gücün düşmanlarını desteklemenin başka ne gibi bir yorumu olabilir?

Keşke Salih Müslim, bunu daha önce tespit etseydi. Daha önceki uyarıları dikkate almadan MİT ve Türk devlet yetkilileri ile görüşen Müslim, sonunda yakalama kararı alınan ve terörist ilan edilen Müslim oldu. Bundan böyle Salih Müslim ve diğer Kürt liderlerin, ABD’nin her zaman NATO üyesi Ankara’dan yana tavır koyacağını bilmesi, bundan sonra da, üç Kürt lidere konan ödülden başka bir şey beklememesi gerekecek.

TEKRAR AMERİKAYA KARŞI TAVIR ALMAK

Emperyalizme karşı tavır almak, elbette donanım isteyen bir mücadele ister ve bu donanımın en önemli noktası, yerel ve kadim halkların dayanışmasıdır. Bu konuda oluşacak her çatlak, emperyalizmin bir zaferi olacaktır. Bu bağlamda, Kürtleri yalnız bırakacak olan Amerika’nın hesabı, bu dayanışmayı engelleyecek bir husumetin yaratılmasınadır. Bu husumet, hiçbir zaman düşmanlık yaşamamış kuzey Suriye’deki Kürtler ile Suriye devleti arasında tasarlanmaktadır. Amerika, çekilmeden önce en azından biraz kan dökülmesini isteyecektir. Suriye Kürtleri bu oyuna kanacak kadar saf olamaz. Amerikan askerlerinin, bir Türk askerleri, bir Kürt askerleri ile vardiya şeklinde devriye gezmesi, oradaki halklarla kafa bulması demektir.

SON TERCİH KİMDEN YANA OLABİLİR?

Şu an bir Kürt gerillasını, bir Türk askerini otostop yapan turistler gibi, devriye görünümü altında gezdiren Amerikan askerleri, elbette sonunda tavırlarını Türkiye’den yana koyacaklardır. Çünkü Amerikan askerleri, hiçbir yerde Türkiye’deki kadar serbest dolaşım ve var olma şansını bulamaz. Sayısız Amerikan üssü ve askeri bulunduran Türkiye karşısında kurulmak isteyen bir Kürdistan, ne askeri açıdan, ne de ekonomik açıdan tercih olamaz. Kürtlerin aynı anlaşmaları olacaksa, bağımsızlık aramanın bir anlamı kalmayacaktır.

Yüzyılların mücadelesi ile devlet kurmada sabırsızlaşan Kürtlerin, emperyalistlerle anlaşmaları halinde Suriye’deki sonu, en iyi hali ile Mahabat Kürt devletinin kaderi ile aynı olabilir, hatta o kadar uzun bile olamaz. Oysa Suriye ile dayanışma sayesinde, Kürtler IŞİD’e karşı kazanımları, Suriye ordusunun verdiği silahlarla mümkün olmuştu; İki taraflı oynayan kaypak Amerikan yardımları ile değil.

RUSYAYI TEKRAR KAZANMAK

Amerika’nın parçalama siyasetine karşı duran Rusya, elbette bu koşullarda Suriye direnişini parçalayacak bir oluşuma yer veremezdi. Ancak asla bunun sanıldığı gibi, Kürtlere karşı bir tavır olduğunu düşünmüyorum. Kürtlerin antiemperyalist mücadelesi, Ruslara yabancı olamaz.

Bugün oluşacak Kürt-Suriye ittifakı, hali ile Rusları da, Kürt bağımsızlığı konusunda yakınlaştıracaktır. Kürtlerde Rus düşmanlığı yoktur. Türklerin Rus düşmanlığına rağmen aldıkları destek, aldatıcı olmamalıdır. Koşullar buna zorlamaktadır ve Rusya şimdiye kadar hiçbir stratejik hata etmemiştir. Kürtler bu konuda daha güvenilirdir ve Rusya bunu mutlaka bilmektedir.

Bugün Rusya’yı Suriye devleti vasıtası ile kazanmak, geleceğe en büyük yatırımdır. Aksi taktirde, Afrin’de olduğu gibi Kuzey Suriye’deki Kürt varlığı, ‘Türk varlığına armağan’ olacaktır.

SONUÇ OLARAK

Suriye’nin bu savaşta kazanan taraf olduğu açıktır. Kürtlerin Suriye ortak devleti ile haklarından vazgeçmeden dayanışması, Suriye’nin bu kazanımından Kürtlerin sağlayacağı en büyük kazanım olacaktır.
Hiçbir devlet, kurtuluş savaşında, emperyalizmin kendisine koz olarak kullanacağı bir oluşuma izin veremez. Bu prensip, asla Kürt düşmanlığı şeklinde algılanmamalıdır.

Kürt onuru, Suriye’nin kuzeyindeki halkların kardeşliğini yeşertmek için yeterlidir ve tarih boyunca, asırlar süren Kürt tarihi buna tanıktır.

Varlığınız, Suriye’nin kuzeyinde, Türk varlığına armağan olmasın!

Esad ve Suriye devleti, geçmişte olduğu gibi sizi de kucaklar. Suriye, hiçbir zaman sizi ve kentlerinizi kimyasal ile bombalamadı. Vaatleri, diktatörün açılımına benzemez.

Suriye bağımsızlık savaşında Kürt tuzu artsın, kardeşlik artsın! Ortak vatan bunu ister. 
Amerika’ya karşı takınılacak tavır, Kürt vakarını ve asaletini tüm dünyaya kanıtlayacaktır.

Cemil Hayek
11. 11. 2018

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, açık hava ve doğa

Bu haber 123 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

Gezi ya da kurgulanmış gerçeğe karşı hakikatin direnişi

Gezi ya da kurgulanmış gerçeğe karşı hakikatin direnişi AKP ve ideologları ilk şoku atlattıkları günden beri Gezi'yi başka bir şekle sokmaya gayret ettiler. Hâlâ da ed...

Cemil Hayek Yazdı: SON KIRPMALAR

Cemil Hayek Yazdı: SON KIRPMALAR CHP, kırpıla kırpıla, yetmedi; İçeriden ihraçlarla da devam var. Maşallah, CHP’yi demir yumrukla yöneten Sakar Kema...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi