Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Cemil Hayek Yazdı: KAYNAYAN SULARDA YÜZMEK

Cemil Hayek Yazdı: KAYNAYAN SULARDA YÜZMEK

Tarih 14 Nisan 2019, 18:36 Editör yorumcahaber.com

Girdaplarda su yüzünde kalmak, yaşayabilmek için en azından yapılabilmesi gerekendir.

Girdaplarda su yüzünde kalmak, yaşayabilmek için en azından yapılabilmesi gerekendir. Oysa şimdi değil su yüzünde kalmak, kaynayan Ortadoğu coğrafyasından tutunabilmek söz konusudur. Komşu ülkelerde ve dünyada yeni stratejiler aranıp, eskiler azledilirken, biz ise bir diktatörün çıkarları ile bir ülkenin batışı arasında sıkışıp kaldık.

Tüm demokratik normları ret eden bir adam, meşruiyetini sadece seçimlere dayandırırken, şimdi seçimler de işlevsiz hale getirildi. Yani göstermelik demokrasi bile lüks sayıldı, bertaraf edildi. Bir önceki denemesi başarı ile uygulanan seçimleri iptal veya yineleme entrikası, şimdi tekrar uygulamaya konulmak isteniyor.

‘…sınırsız iktidar, delilikle doğrudan bağlantılıdır. İktidarını kullanan insan, ancak onu eleştirmek ve böylece, iktidarına ve emirlerine bir sınır koymak üzere parrahesia (doğruyu söyleyen kişi) kullanan biri varsa, bilge olabilir’-Michel Foucault, DOĞRUYU SÖYLEMEK, Ayrıntı yayınları, 5. Basım

Şimdiye kadar araladığı her demokrasiye aykırı kapıyı sonunda ardına kadar açan Erdoğan, nihayet seçimleri kazananların seçimine karar vermiş, seçimler alenen simgesel bir anlam taşıyacak seviyeye getirilmişlerdir. Seçilmiş adayları daha sonra kararnamelerle seçmek, ancak bir sultan yetkisi ile mümkündür; ama en önemlisi, seçilmiş insanların atanmış insanlar tarafından görevden alınması, anayasa mahkemesinin anayasayı koruduğu zamanlarda, bizzat Erdoğan tarafından dile getirilen bir itiraz idi. Şimdi ise, tek adam yönetiminin, halkın iradesine şekil verdiği bir dönemi yaşıyoruz.

Demokrasi, sadece gerektiği anda kullanılan bir araçsa, bu araç, demokratik yollarla yıkılır, sonra da demokrasi çözülür.

TÜRKİYE DORTADOĞU DİNAMİKLERİNE HAZIR MI?

Bu günlerde bir şeylerin değişeceği kesin. Bir yandan Amerika’ya yamanırken, Amerika’nın hedefi olmak, öte yandan Amerika’dan kurtulmak isterken, Rusya’nın kucağına atılmak, ayrı bir güç ve irade ister.

Ortadoğu coğrafyasından ve ustaların komşuluğunda Erdoğan, sonu kendisine dokunacak bir oyuna soyunarak, siyasi anlamda, yoktan var edildi. Projenin sonu yaklaşırken, amok koşusuna giren Erdoğan, bizzat sırtını dayadığı emperyalizmin hedefine girme korkusunu, Rusya ile yenmek istedi. Hem İran, hem de Rusya gibi iki müttefiki idare edersiniz ama Amerika ve Rusya gibi iki kutbu birden idare etmeğe kalkarsanız, ikisinin arasında sıkışır kalırsınız. Durum, aynen öyle.

DEMİREL TARİHİ, ERDOĞAN’LA TEKERRÜR EDER Mİ?

Demirel, Amerika’nın bir numaralı adamı idi; Ecevit’te ikincisi. Demirel, Amerika ile ekonomik bir çıkış görmeyince, yani ağır sanayi hamleleri yapamayınca, Rusya’ya, düşmanı Rusya’ya dayanmıştı. Ağır sanayi fabrikaların Ruslara yaptırınca, iki kez darbe yedi, ancak sonra tekrar getirildi. Kulak çekildikten sonra, geri geldi. Yerine başka adam hazırlanmamıştı. Önümüzdeki günlerde de bir kulak çekme olayı olursa, şaşırmamak gerekir.

Diktatörler kudurunca, ülke başka darbelerle çözüm arar. Ancak gelecek adam da hayal kırıklığına uğratacaktır, çünkü halk tarafından seçilmeyenin, halka bir hayrı olamaz.

DEVLETİN ACİZLİĞİ

Bu diktatörlüğü, dışarıdan dikte ile yönetilen derin devlet kurdu. 
• Aydınlar vuruldu, karanlıklar getirildi
• İşçiler ezildi, çeteler bayram etti
• Hukuk katledildi, İslami faşist tarikatlar oturdu
• Darbeci asker vuruldu, imam polisleri getirildi

Her şey kıvamına geldi ve Erdoğan projesi başladı. Proje sona ererken, proje çavuşu kaçacak yer aradı, Rusya ona kucak açtı. Bir Amerika’ya, bir ezeli düşmanı Rusya’ya bakarken, ‘Beni hangi amca sünnet edecek?!’ diyen bir bebeğin yakarışları, fısıltı gazetesinde duyuldu.

ECEVİT İKTİDARI

Sakar Kemal, bu yerel seçim ile siyasi ömrünü uzattı. Bu seçimler, Kılıçdaroğlu sayesinde değil, Kılıçdaroğlu’na rağmen kazanılmıştı. Ama bunda nemalanmak, kaçınılmaz olmuştu. Gezi olayları da öyle değil miydi?

Bir yandan halk iradesinden söz ederken, öte yandan halkın iradesini beğenmeyen bir kriz yaratılmış oldu. Krizler fırsata çevrilirse, Amerika için bir kulak çekme fırsatı doğmaz mı? 
• Suriye’de Esad’a karşı mezhepçi duygularla, Kürtlere karşı ırkçı dürtü ile vekalet savaşları savaş yürüten Akar ve Fidan, suçu Erdoğan’a yükleyerek ve Bahçeli’ye sapık kasetini iade ederek, yanlarına alıp, diktatörden kurtaran kahramanlara dönüşürler mi?
• Geçici olarak, Ecevit ve Bahçeli iktidarı, Yerini ülkücü sevdalısı, Kılıçdaroğlu ce Bahçeli koalisyonuna bırakır mı? Nasılsa, o zamanlar Ecevit’e MHP’nin önünü açıyorsun diyenler, şimdi bozkurt selamı veren Kılıçdaroğlu’nu bulurlarsa, şaşırmamak gerekir.
• Erdoğan’ın yerine başka adam olmayınca, Türkiye’yi yıkım sürecine taşıyan İslamlaştırma projesi devam eder.
• Suriye’de Kürdistan fobisi yaşayanalar, bunu TC topraklarında görürlerse, Amerika tarafından yaratıldığı söylenen ‘Türk’ün aklı sonradan gelir’ esprisi, tekrar gelir mi?

DERS ALMAK

Acaba tarihi ders almak değil de, Türklerin her zaman haklı, yenilmez diye anlatan ve tanrılaştıran ders olarak görenler, bundan böyle biraz zihniyet değişikliğine gider mi? Bu çağda yaşamak için, asgari değerleri kuşanarak, biraz çağdaşırlar mı? Bakışları, İslami bakış yerine demokrasiye, sömürü yerine adalete çevrilir mi?

İşçi sınıfının içler acısı durumu karşısında, onların da vatandaş oldukları görülür mü? Vatandaşını sevmeyenin, vatanını sevmesinin mümkün olmadığı görülür mü?

Ülkücüleri öven Kılıçdaroğlu’nun gözüne, aynı olduğunu iddia ettiği milliyetçilik ile vatanseverlik arasındaki taban tabana terslik, sokulur mu?

Kürt ve Alevi düşmanlığı, ezilenlerin tarihini yazdırır mı?

İşçi, emekçi ve emekliler, biraz güler mi?

Sadece kendimi yargılayarak, soruyorum:
• Devrimci olmak, sadece bir sınıfı düşünmek midir, sadece bilimle uğraşmak mıdır; sadece ezilen ulusları savunmak mıdır, sadece adalet aramak mıdır? Yoksa hepsi ve ötesi mi? 
• 80’li yılları düşünerek, devrimci olmak, sadece belirli bir yaş gurubuna ait olup, ‘Artık onlar mücadele etsin!’, demek midir, yoksa ömür boyu süren bir yaşam biçimi midir?
• İnsanların aynı durumda iken ve aynı bilgilere sahip iken, birinin dik, birinin de yamuk durması karşısında, devrimci olmak, ahlak gibi bir yapı meselesi midir, yoksa sonradan kazanılan bir yetenek midir?

Kimseyi yargılamıyorum, muhakememi, kendimi yargılayarak yapıyorum; Ortadoğu coğrafyasında, vekâlet savaşında, faşizmin kaynayan sularında yüzmeye çalışarak, doğru konuşanı bırakmayan bir deli diktatörün hükmü altında olduğumu hayal edip, sadece kendimi yargılıyorum

Ve ayak sesleri duyuyorum!

Cemil Hayek
14. 04. 2019

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, şapka ve yakın çekim

Bu haber 176 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Özel Makaleler

Suzan Yılmaz Yazdı: Çığlıkların Ortasında Bir Ana

Suzan Yılmaz Yazdı: Çığlıkların Ortasında Bir Ana Saat 22.00 ye geliyordu Zoze ana hala eve gelmemişti. Ağabeyi de ortada yoktu. Zaman ağır ağır akıyordu. Bir an kul...

Selçuk Kozağaçlı Yazdı: 'Yedinci ve otuz yedinci'

Selçuk Kozağaçlı Yazdı: 'Yedinci ve otuz yedinci' Biz, yani ”en genel anlamda” avukatlar. Her halde o 5 Nisan gününü aklıma kazıyan bu soruydu; nasıl yeniden halkın ...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi