Devrimci,Güncel,Tarafsız,Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



MEB'ten Öğretmenlere Dini Yayma Görevi

MEB'ten Öğretmenlere Dini Yayma Görevi

Tarih 10 Eylül 2013, 13:35 Editör Bahattin Gülyuva

MEB, yeni Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nde imam hatip okulu öğretmenlerine, öğrencileri cemaatlerle buluşturma misyonu veriliyor. Yeni yönetmelikle öğrencilerin tarikat ve cemaatler aracılığıyla yürütülen çeşitli faaliyetlere katılımının teşvik edilmesi isteniyor.

Milli Eğitim, toplumun bütün kurumlarıyla dinin kurallarına göre şekillendirilmesinin aracı haline getiriliyor. Geçtiğimiz hafta yenilenen Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde, imam hatip okullarının misyonu genişletildi. Anadolu imam hatip ve imam hatip lisesi meslek dersleri öğretmenlerine, ders saatleri içinde ya da dışında öğrencileri “mesleki becerilerinin geliştirilmesi” bahanesiyle cemaatlerle buluşturma görevi verildi. Aynı öğretmenler, dini konularda halkın bilgilendirilmesi faaliyetlerine de katılacak. Bu çalışmalara, öğrenciler de katılacak.

Öğretmenlerin görevleri ve sorumlulukları başlığıyla düzenlenen yönetmeliğin 86’ncı maddesinin 6’ncı fıkrası “Anadolu imam hatip ve imam hatip lisesi meslek dersleri öğretmenleri gerek ders saatleri içerisinde, gerekse ders saatleri dışında olmak üzere öğrencilerin mesleki becerilerinin geliştirilmesi için çevreyle ilişki kurmalarına rehberlik ederek mesleki uygulamalarının verimli olması yönünde çalışmalar yapar, dini konularda halkın bilgilendirilmesine yönelik faaliyetlere katılır” diyor.

Haydi çocuklar cemaate
Yönetmelikle, öğretmenlerle birlikte öğrencilere yönelik de bir “görev” tanımı yapılarak, yüzbinlerce kişilik bir imam ordusu yaratılıyor. Bu madde, yönetmeliğin diğer maddeleriyle birlikte, bir taraftan öğretmenlerin açıkça tarikat faaliyetleri yürüteceği, diğer taraftan da öğrencilerin cemaatlerin kucağına itileceği anlamına geliyor.

Sosyal faaliyet dedikleri...
Yönetmeliğin 50’nci maddesindeki “Öğrenciler okulların özelliklerine göre yazılı sınavların dışında proje ve performans çalışması ile topluma hizmet etkinliklerine yönelik seminer, konferans ve benzeri çalışmalar yaparlar” ifadesi de bu kapsamda düşünüldüğünde, gerçek anlamda bir sosyal faaliyet yerine öğrencilerin okul dışında çeşitli kurumlar aracılığıyla sürdürülen dini faaliyetlere katılımının amaçlandığı anlaşılıyor. Bunun önündeki tek engel ise izin alma zorunluluğu. “İşbirliği çerçevesinde, ilgili makamlardan izin ve onay alınmak şartıyla okulun amaçlarına uygun konferans ve seminerler düzenlenebileceği” de yönetmelikte yer alan ifadelerden biri.

Cemaat ve tarikatlarla işbirliği!
Yeni Ortaöğretim Yönetmeliği’nde yer alan bir başka madde de “Topluma hizmet etkinliklerine önem verilir. Öğrencilerin bu etkinliklere katılmalarını teşvik etmek amacıyla okul yönetimince gerekli tedbirler alınır” şeklinde.

Bakanlığın bu maddeyle ne kast ettiği, Anadolu imam hatip ve imam hatip lisesi müdürlerinin görevlerinin sıralandığı maddede somutlanıyor: “Okuldaki eğitim, öğretimle ve işleyişle ilgili olarak, okulun çevreyle ilişki kurmasını sağlamak amacıyla, dini konularda halkın bilgilendirilmesine yönelik meslek dersleri öğretmenlerinin sorumluluğunda sosyal etkinlikler çerçevesinde hutbe, vaaz ve benzeri programlar düzenler ve bu konularda müftülük, il veya ilçe milli eğitim müdürlükleri, yükseköğretim kurumları ve diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapar.”

“Diğer kurum ve kuruluşlar” ifadesiyle kast edilenin cemaatler, tarikatlar olduğu söylenebilir.

Ortaöğretim kurumlarının amaçları arasında, öğrencileri “ahlaki, manevi yönden geliştirmek” de yer alıyor. Burada kast edilenin, bütün öğrencileri Sünni inancının değerlerine göre yetiştirmek olduğu da, geçmiş uygulamalara bakarak anlaşılabilir.

‘Milli Eğitim, Diyanet’e bağlandı’
Yönetmelikte 86’ncı maddeyi değerlendiren Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir, görüş alınmadan ve kamuoyu ile tartışılmadan yürürlüğe sokulan yönetmeliğin, Bakanlık tarafından apar topar uygulamaya geçirilmesinin arkasında hangi gerçeğin yattığının hemen tespit edilebileceği görüşünde. Yönetmeliğin 86/6 hükmü ile bugüne kadar adı konulmayan bu gerçeğin hukuki dayanak kazandığına dikkat çeken Demir, “Milli Eğitim Bakanlığı adeta Diyanet İşlerine Başkanlığı’na bağlanmıştır” dedi.

Tarikat çalışması yapılacak
“Bu maddeyi okullarda ibadethane açılmasını öngören 99. madde ile birlikte değerlendirirsek, imam hatip liselerindeki meslek dersi öğretmenlerine, AKP’nin deyimiyle ‘mele’ yetkisi verilmektedir” diyen Demir öğretmenlerin böylece devlet adına cemaat ve tarikat çalışması yapacaklarını vurguladı. Kamu kaynaklarıyla tarikatlara hizmet edileceğinin altını çizen Demir değerlendirmesinde “Başka hiçbir branş öğretmenine verilmeyen bu görev ve sorumluğun daha doğrusu yetkinin sadece imam hatip liselerindeki meslek dersi öğretmenlerine verilmesinin ‘Öğretim Birliği’nin tamamen ortadan kaldırılarak Osmanlı’nın çöküş nedenlerinden biri olan iki başlı eğitim sisteminin başladığının göstergesidir” ifadelerini kullandı. Türkiye siyasetinde son düzlüğünü koşan AKP’nin giderayak kör hedeflerini gerçekleştirme cüretini artırdığını da belirten Demir, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönetmelikle 11 yıllık AKP iktidarı döneminde sistematik bir biçimde sürdürülen eğitimi gericileştirme ve ticarileştirme politikasını pekiştirmeye çalıştığını ifade etti.

‘Kamu gücü 
suistimal ediliyor’
Önceki Ortaöğretim Yönet-meliği’nde olan “Atatürk ilke ve devrimleri’’ ifadesinin çıkarılmasını da eleştiren Demir, lise öğrencilerine evlenme izni verilmesiyle ilgili maddeye de tepki gösterdi.

Yönetmeliğin 21/4 maddesinde yer alan “Evli olanların kayıtları yapılmaz, öğrenci iken evlenenlerin okulla ilişiği kesilerek kayıtları e-Okul üzerinden açık öğretim lisesine veya mesleki açık öğretim Lisesine gönderilir” ifadesini utanç verici ve kabul edilemez bulduğunu belirten Demir, şunları söyledi: “Bakanlık adeta eğitim çağındaki çocuklarımızı kamu gücünü suistimal ederek evliliğe teşvik etmektedir. AKP, bu düzenleme ile Mısır’daki devrik lider Mursi’ye özenmektedir.”

Eğitim-İş Genel Başkanı, değerlendirmesinde, yönetmeliğin öğrenciler arasında ayrım yapan ve cemaatlere çeşitli kolaylıklar sağlayan 27’inci maddesine de değindi.

Cemaat okullarına kolaylık
Demir, yurtdışından gelen öğrencilere sınavla öğrenci alan okullara sınavsız kayıt hakkı verildiğini kaydetti. Demir, bir yandan SBS’yi yılda 12 sınava çıkararak öğrencilere yarış atı muamelesini reva görerek özel dershaneciliği palazlandıran AKP’nin, diğer yandan ise özellikle yurtdışında bulunan cemaat okullarında okuyan öğrencilere sınavsız kayıt hakkı vererek adalet duygusunu ayaklar altına aldığını söyledi.

‘Çocuklara en büyük kötülük’
Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız da yaptığı açıklamada, 72 ay öncesi çocukların birinci sınıfa zorla kaydedilmesiyle yaşanan sorunların üzerinin örtülmemesini istedi. 2012-2013 eğitim-öğretim yılında hayata geçirilen eğitimde 4+4+4 dayatması sonrasında en fazla sorunun, birinci sınıfa başlayan 60-72 aylık çocuklarda yaşandığını söyleyen Yıldız, MEB’in, sorunu temelden çözmek yerine kısmi anlamda geri adım attığını hatırlattı. Bakanlığın sorunu üzerinden atmaya çalıştığını belirten Yıldız, çocukların zorla ilkokula başlatılmasının, çocuklara ve onların geleceğine yapılacak en büyük kötülük olacağını 
ifade etti.

‘Sunabildikleri tek şey karanlık bir gelecek’
Yeni eğitim-öğretim döneminin başlaması dolayısıyla açıklama yapan eğitim örgütleri, geçen yıl uygulanmaya başlanan 4+4+4 sistemine tepkilerini sürdürdü.

“AKP’nin dindar, kindar ve erken yaşta piyasaya teslim edeceği ara elemanlardan oluşan bir nesil yaratma projesi olan 4+4+4 sistemi, ilk yılında çocuklarımıza, velilerimize ve öğretmenlerimize, sorunların ve karanlık bir geleceğin dışında bir şey sunamayacağını gösterdi” denilen Eğitimde Sınıf Tavrı’nın (EST) açıklamasında, AKP’nin toplumda gericiliği ve piyasalaşmayı derinleştirebilmek için umudunu bağladığı 4+4+4 sistemini sürdürmekte ısrar ettiği hatırlatıldı.

Amaç 'dindar nesiller'
Sistemin, bizzat mimarları tarafından dile getirilen hedeflerinden birinin de “dindar nesiller” yaratmak olduğuna dikkat çeken EST, bütün tepkilere rağmen imam hatip okullarının sayısının artırıldığını kaydetti. Velilere, AKP’nin imam hatip dayatmalarını reddetme çağrısı yapılan açıklamada, gerici kuşatmanın sadece imam hatip okullarının şişirilmesi ile sınırlı kalmadığını açıkladı. “Zorunlu din dersine ek olarak, geçtiğimiz yıl 5’inci sınıftan itibaren üç din temelli ders de sözde ‘seçmeli’ olarak programlara dahil edildi” denilen açıklamada, bu derslerin okullara girmesiyle türbanın öğrencilerin başlarında sıradanlaştığı, bu dersleri okutmak üzere imamların görevlendirildiği, okullarda mescit taleplerinin dile getirilmeye başlandığı belirtildi. AKP’nin bu sistemle çocuklar için gelecek planlarını ortaya koyduğunun dile getirildiği açıklamada, “Çocuklarımız küçük yaşta piyasanın acımasız rekabetinde sömürülmeye, küçük yaşta evlendirilmeye mahkum değildir. Velilerimiz, onların başarılı öğretmenler, avukatlar, doktorlar, mühendisler olabilmeleri için çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmalıdır” denildi.

Eğitimde Sınıf Tavrı, son olarak yeni bir Türkiye’yi kurmak için, “dindar, kindar, piyasacı-girişimci” değil, “bilimden, barıştan ve dayanışmadan yana” nesiller yetiştirmek için mücadeleyi yükseltme çağrısı yaptı.

Nurettin Öztatar - soL

Bu haber 933 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Eğitim

MEB Hızını Alamadı, Gayrimüslümleri İmam Hatip'e Yerleştirdi

MEB Hızını Alamadı, Gayrimüslümleri İmam Hatip'e Yerleştirdi Liselere geçiş için ilk kez uygulanmaya başlanan TEOG yerleştirmelerinde, iki gayrimüslim öğrenci, imam hatip lisel...

Okulları Kapatın Olsun Bitsin: Liseye Yeni Giriş Sınavında Dakika Bir, Gol Bir!

Okulları Kapatın Olsun Bitsin: Liseye Yeni Giriş Sınavında Dakika Bir, Gol Bir! MEB liselere giriş sistemini değiştirmiş ve büyük bir belirsizliği beraberinde getirmişti. Yeni sistem TEOG şimdide...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi