Devrimci,Güncel,Tarafsız,Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



Bankalar, Kredi Borçlularına Çek-Senet Mafyası Sistemi mi Uyguluyor?

Bankalar, Kredi Borçlularına Çek-Senet Mafyası Sistemi mi Uyguluyor?

Tarih 23 Kasım 2013, 15:01 Editör Bahattin Gülyuva

Kredi borçlarının tahsilatıyla artık bankalar uğraşmıyor. Varlık yönetimi şirketleri kredi borçlarını satın alıp tahsilat işlemlerine girişiyor. Yöntem ise çek-senet mafyalarını aratmayacak cinsten.

Tüketici derneklerine, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) bugünlerde şikayet yağıyor. Halkın şikayet nedeni tehdit edilmeleri. Tehdidin nedeni ise kredi borçları. Kredi borcu denilince tehdit eden kurumun bankalar olduğu akla geliyor. Ancak durum biraz karışık.

Fatura halka

Çoğu banka tahsil edemediği kredi borcunu Varlık Yönetimi Şirketleri adı altındaki kurumlara satıyor. Bu satış işleminin ardından borçlunun muhatabı şirket oluyor. Şirketin tahsilat yöntemleri ise alışılmadık türden.

İlk olarak bu şirketler hangi koşullarda ve neden ortaya çıktı bunu cevaplamakta fayda var. Varlık yönetimi şirketlerinin dünyada iki örneği var. İlki ABD’dekiler. Bunlar küresel krizle baş etme yöntemi olarak ortaya çıkıyor. ABD’deki finans kuruluşları zora girdiği zaman verdikleri kredilerin bir elde toparlanması için bu şirketler kuruluyor. Asya’da ise 1997 krizinden sonra Güney Kore ve Malezya’da uygulanmaya başlanıyor.

Türkiye’de ise varlık yönetimi TMSF’nin devraldığı 20 bankadaki batık kredilerle başladı. 2003 yılında TMSF, 20 bankadan gelmiş olan 300 milyon dolarlık kurumsal kredilerin satışı için ihale açtı. 2008 krizi bankaları varlık yönetimine daha çok yöneltti. O dönemde bankaların özellikle bireysel kredi ve kredi kartı tarafındaki sorunlu miktarları hızla arttı. BDDK’dan uyarılar gelince özel bankalar da varlık satışına yöneldi.

Varlık yönetimi uygulamasıyla bankalar kendi krizlerini çözüme kavuştururken borçluların (ki halkın büyük kesimini oluşturuyor) krizi daha da derinleşiyor.

borc

Neoliberal tahsildarlar
Varlık Yönetim şirketleri, 4743 sayılı Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun kapsamında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 1 Ekim 2002 tarih ve 24893 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Varlık Yönetim Şirketleri’nin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca kuruldu.
Türkiye’de ilk şirket Deutsche Bank tarafından 2003′te Bebek Varlık Yönetim adı altında kuruldu. BDDK’nin verilerine göre toplam 10 tane varlık yönetim şirketi faaliyet gösteriyor.
Anadolu Varlık Yönetim AŞ 2006 yılında Anadolu Grubu ve Girişim Varlık Yönetimi AŞ Hüsnü M. Özyeğin’in Fiba Grubu tarafından kuruldu. Ayrıca TMSF’ye ait olan RCT Varlık Yönetim Şirketi ve İş Bankası’na ait Efes Varlık Yönetim AŞ bulunuyor. Ancak bu şirketler için kötü haber çoğu banka kendi varlık yönetimi şirketlerini kurmak için başvurularda bulunuyor. İş Bankası örneğinde görüldüğü gibi. Bankaların kredi borçlarını satmak için açtığı ihalelerin sonucu ise bu durumda şaşırtıcı olmayacak.

Banka hep karlı

Bankalar kredi borçlarını ihale usulü satışa çıkarıyor. Örneğin varlık yönetim şirketleri, A bankasının 1 milyar liralık tahsili gecikmiş alacağına yüzde 85 iskontolu yani 150 milyon liralık teklif vererek satın alıyor. Geri kalan 850 milyon lirayı banka silmiş oluyor. Peki bunda bankanın çıkarı ne? Satışın sonunda bankalar, hem bilançolarını temizlemiş oluyor hem de masraflardan kurtuluyor. Banka borçları oldukça düşük bir miktara satmış gibi görünse de bu satıştan da kar elde ediyor.

Bir sonraki aşama olan tahsilat ise varlık yönetimi şirketlerinin “maharetlerine” kalmış durumda. Varlık yönetimi şirketleri tahsilat işlemlerini 2009′a kadar ticari borçlar üzerinden yaparken 2009′dan sonra bireysel borçların tahsilat işlemlerine de girişti.

Bu da tahsilatı yapan çağrı merkezi çalışanlarının işlerini hayli zorlaştırdı. Çünkü bankanın avukatının bile alamadığı borcun tahsilatını yapmak zorunda. Böylece çek-senet mafyasının neoliberal versiyonu biçimindeki şirketlerin “doğasında” var olan yöntemler devreye giriyor. Tahsilat için çağrı merkezi çalışanının önünde çeşitli yöntemler sunuluyor, bilgilendirme mektubu gönderme, sürekli arama, sonuç alabilmek için “agresifleşme”.

Ne kadar tahsilat o kadar prim

Varlık yönetimi şirketinde çalışan çağrı merkezi çalışanına ortalama 90 gün içinde tahsilatını yapması için borçluların bir dosyası veriliyor. Çalışanın asgari ücrete yakın bir net maaşı var, bir de tahsil ettiği miktara bağlı işleyen primi buluyor. Ayrıca değişen koşullarda işleyen kota sistemi de mevcut. Tahsilat kotasını sağlayamayan çalışan prim alamıyor. Eğer dosyayı ilerletemiyorsa bu işten çıkarmalara kadar varıyor. Bu gibi değişkenlerin çalışan üzerinde oluşturduğu baskı ve yönlendirmeler, tahsilatın yapılabilmesi için “tehdit” yoluna başvurulmasına neden oluyor.

Patronlar Dünyası sitesinin haberine göre varlık yönetimi şirketleri, borçluya ulaşmak için yakınlarını buluyor “Akrabanız borcunu ödesin yoksa sizden alırız” diye baskı yapıyor. Ayrıca şirket, hukuka aykırı özel dinleme, izleme gibi teknik yöntemlerle de borçlulara ulaşıyor. İletişim gizliliğini ihlal ederek telefon ve mesajlarla borçluyu baskı ve taciz altına alıyor. Aynı numaraya aynı mesajı defalarca gönderiyor, sürekli arayarak baskı kuruyor.

shutterstock_call-center-big

Taşeron tahsilat firması
Bankaya borçlu olan kişi, varlık yönetimi şirketleri ile muhatap olduğu gibi başka aracı-taşeron bir şirketle de yüz göz olabiliyor.
Alacak takibi yapan şirketlerden biri de Collecturk. Şirketin internet sitesinde 2005 yılından beri alacak takibi alanında faaliyet gösterdiği yazıyor.
Collecturk, bankaların, varlık yönetim şirketlerinin, GSM şirketlerinin ve diğer kurumların alacaklarının tahsilatına yönelik hizmet veriyor.
Şirket, varlık yönetim şirketinden farklı olarak sadece bankalara çağrı merkezi hizmeti veriyor.
Yani bankaların “sorunlu” müşterilerini telefonla arayıp alacak takibinin hızlandırılmasına aracılık ediyor. Kısacası “Şu bankaya bu kadar borcunuz var, bankaya olan borcunuzu ödeyin” diyor. Bunun da takibini yapıyor.
İletişim bilgilerinden borç bilgisine kadar müşteri bilgileri Collecturk’e müşterinin bilgisi dışında veriliyor.
Collecturk’un internet sitesinde performansa göre ücret ödendiği yazılı. Sitede verilen hizmet karşılığında talep edilen para tamamen tahsilatın gerçekleşmesine göre belirlendiği ifade ediliyor. Yani sistem şöyle: Tahsilat yoksa para da yok. O zaman tahsilatı sağlamak için her türlü yönteme başvur.

Sendika.Org

Bu haber 3012 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

Ekonomi

Hükümetten Asgari Ücrete Zam Önerisi: 1 TL

Hükümetten Asgari Ücrete Zam Önerisi: 1 TL Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantıları sürerken hükümetin 3+3'lük önerisi toplumun en yoksul kesimlerinden ...

AKP'den Çiftçiye Bir Darbe Daha!

AKP'den Çiftçiye Bir Darbe Daha! Mazot ve gübre pahalılığının belini büktüğü, aynı zamanda kuraklık riskiyle karşı karşıya kalan çiftçiye bir kötü h...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi