Mihrac Ural Yazdı: DİKTATÖR RTE – PUTİN MOSKOVA GÖRÜŞMESİ


Açıklama: Mihrac Ural – 10 Mart 2017 / Cuma – Kesap
Kategori: Özel Makaleler
Eklenme Tarihi: 12 Mart 2017
Geçerli Tarih: 23 Kasım 2017, 13:56
Site: Devrimci,Güncel,Tarafsız,Haber ve Makale Sitesi -
URL: http://yorumcahaber.com/haber_detay.asp?haberID=29740


Bu görüşmenin özetini twitlerimde ifade ettim: “Diktatör Moskova'da yeniden yapılandırılıyor; öyle ki pusulası şaşkın, bünyesi NATO'ya, inancı Suudi’ye, esareti ABD'ye, kulakları da Rusya’ya bağlı”

Osmanlı'dan bu yana Türkiye Rus düşmanıdır. Moskof düşmanlığını uzun uzun anlatmaya gerek yok. Sorun Osmanlı’nın da II. Dünya savaşı sonrası NATO Türkiye’sinin ve Yeni Osmanlılar'ın da Ruslar'a düşmanlığı batının kuklası olmasıyla yakından ilgilidir. Batı merkantalist dönemiyle birlikte Rusları dünya ticaretinden alıkoymak ve köylü bir toplum olarak steplerde yaşamasını sağlamak için kuşatmaya almıştır. Bu kuşatmanın en önemli ayağı Bosfor boğazı (İstanbul boğazı) ve Dardenil’dir (Çanakkale boğazı).

Kukla Osmanlılar, Ruslar'la 17 irili ufaklı savaş yaşadılar. Tümünün amacı Ruslar"ı sıcak sulara inmekten alı koymak içindir. Yani dünyaya insanlığa açılmak ekonomik paylaşıma ortak olmak ve güvenliğini sağlama önünde set çekmektir. Bunu da bol bol toprak kaybı pahasına sadık bir kukla olarak yerine getirdiler.

Kurtuluş Savaşı sürecinde oluşan Sovyet-Türk dostluğu, İttihatçı kadroların Alman biatçıları olarak cumhuriyeti içten kemirme çabalarıyla sekteye uğradı (buna İzmir suikastını eklemek gerek). II: Dünya savaşı sonrası özellikle Menderes dönemiyle birlikte girilen NATO, kölelik ve Sovyetler'e karşı süren kuşatma ve düşmanlık bir kez daha kadim refleksleri kışkırtmıştır; “Moskof düşmanlığı” ilkokul çağlarına bile Amerikan süt yardımıyla birlikte içirilmiştir.

Son 300 yıldır Osmanlı"dan – Menderes-Demirel- RTE dönemine kadar, batının en ahlaksız kukla yönetimlerinin Türkiye’yi yönetmesi, Türk halkı başta olmaz üzere bu ülkenin tüm halklarına karanlık dönemlerin baskısı altına girişi getirmiştir.

İstanbul’un fethiyle başlayan yol kesme dünya ekonomisine olduğu kadar bölge ekonomisine de korkunç etkiler yaptı. Batı, Amerika’yı keşfederken, Kafkaslar üzerinden dolaşıp Hindistan’a inerek, Ümit Burnu'nu bularak Osmanlı barbarlarının İstanbul fethiyle kestikleri ekonominin can damarını yeniden oluşturdular. Reform ve Rönesans’ı yaşaması gereken bölgemiz yerine batı bunu başarıp aydınlanma çağına girdi. İstanbul fethiyle yeni bir uygarlık kurma yetisi hiçbir yaşamsal verisinde olmayan bu barbar sürüsü, bölge insanlığına acımasız bir karanlık dönemi dayattı. Batı ayağa kalkarak yoluna yeni bir uygarlıkla devam ederken gasp ekonomisi bu güne kadar tanımlanamayan Osmanlı üretim tarzını belirledi. O gün bu gün Türk’ün de tutsak ettiği ulusların makus kaderi belirlenmiş oldu.

Rusya Suriye dostluğuyla süper güç olma yönünde gerekli olan en önemli imkana kavuştu. Akdeniz"de bir liman ve bir havaalanı platformu. Bunlar asla ABD üsleri gibi değil. ABD üsleri sermayesiyle, markalarıyla, diliyle, teknik ihracı bilgi satışıyla birlikte gelir. Ruslar'ın bu fenomenlerden hiç birisi Suriye pazarlarında kültüründe tekniğinde yer almamıştır. İki ülke hala kadim dostluk anlaşmalarının dayanışması içindedir.

Bu gün artık Ruslar Akdeniz'de kökleşmektedir. Limanları hava alanlarıyla bölgede etkin askeri güç ve müdahale yetenekleriyle karar sahibi oyun kurallarını belirleyen bir etkinliktedir. Türkiye ise Rus pazarına şiddetle ihtiyaç duyan sebze-meyve üreten bir ülkedir.

Batı, Türkiye’yi AT kapısında Eyüp sabrıyla bekletip horlarken, Amerika’nın bölgede Türkiye’yi ciddi bir işleve sokmazken işlediği Rus uçağını düşürme abesi boyun bağına girmiş bir idam mahkumunun çırpınışlarına yönelmesini getirdi. El etek öpülerek bu süreç aşılmaya çalışıldı. Ruslar bunu çok iyi bir fırsat sayarak Ayıyı eğitmek için kızgın sac üzerinde oynatmaya başladı. Bu gün yapılan Putin-RTE Moskova görüşmeleri ve anlaşmalarının anlamı da bundan ibarettir.

Ruslar bölgede oyun kuran ve itiraz edilmez konumuyla Türkiye’nin sırtına binmiş istediği yöne sürükleyecek etkinliğe gelmiştir ki bu diktatörlük altında Ruslar'ın yaptığı bölge halklarının çıkarına olan bir girişimdir Bu aymaz faşist diktatörün hakkından ancak böyle gelinir demekle yetineceğim.

Gerisini kısaca birkaç tiwitte belirledim birlikte okuyalım;

-Ahlaksız diktatör "Suriye'nin bütünlüğünü istiyoruz" diyor ve 6 yıldır terör şebekelerini eğit-donatla kışkırtıp salanın kendisi olduğunu unutuyor
-Diktatör Moskova'dan höykürüyor, "Rusya'nın üzerimize koyduğu yasakların kalkmasını bekliyoruz" Ayıyı kızgın sacda eğitirlermiş;seni de öyle
-Moskova'da masa başı anlaşmalarının kuşatması altında diktatör çöküşün ilk adımlarını eliyle inşa ediyor.Ruslar artık bölgede amirdir
-Diktatör Moskova'da yeniden yapılandırılıyor;öyle ki pusulası şaşkın, bünyesi NATO'ya, inancı Suudiye, esareti ABD'ye,kulakları Rusyaya bağlı
-Moskova'da diktatör ve Putin anlaşmalar imzalıyor. Diktatör kapana iyice giriyor. Rusların sükuneti kara delik gibidir. Emre uyulacak.

Mihrac URAL