Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



ALLİM YA MUALİM'İ -Öğret öğretmenim-

SİZDEN GELENLER

24 Ocak 2014, 08:48

SİZDEN GELENLER

Cenevre II görüşmeleri, daha başlangıç aşamasında iken, hem katılan ülke ve uzantılarının amacı, hem de Suriye'nin amacı gözler önüne seriliyor.

Suriye gibi bir ülkenin dışişleri bakanı olmak, o denli... kolay değil; devlerle savaşmaktan geçer. O devlerin terbiyecisi, Suriye'nin 2000'den beri dışişleri bakanı olan Velid Muallim, adı gibi dersler verdi. Buna karşı, siyasi ve şahsi terbiyesi olan varsa, takındığı tavır ile, kendini belli eder. Davutoğlu ve efendileri de, kendi siyasi ve şahsi terbiyelerini gösterdiler.

Düşünün ki, bir ülkede savaşan katillerle feodal aile-devletleri bir tarafta; anayasası, kanunu, sınırları, seçim sistemi ve parlamentosu olan, tüm etnik kitlelerin temsil edildiği ve demokratikleşmek için bu denli çaba sarfeden bir devlet bir tarafta; bunlar eşit haklarla karşı karşıya getirilip, oturuma katılıyorlar; koşulsuz ve hayasız...

Onlar bir devlet olarak itibar görüyor, ama tarihin ilk kütüphanesini kuran, Avrupa'nın ilk filozoflarını yetiştiren İran, koşullu olarak, yani batının yandaşı olmak kaydı ile davet ediliyor. Bu sınırlar, bu koşullar, batının beslediği ve insan yiyen teröristlere, evet... yamyamalara dayatılmıyor.

Avrupa'ya felsefeyi, logaritmayı, kübik açılımı, bayağı kesiri öğreten İran'ı, siyasi labirentlerinize sokamazsınız. Çünkü labirentleri ilkin kendisi bulmuştu. Sizin siyasi labirentleriniz vız gelir, Iran kolayca çözer.

Yüz karası bir tarihi yaşıyoruz. Tarihin tanıklarıyız, iyi izleyin lütfen.

Suriye'yi bu denli sıkıştırmak, sırf Suriye ile sınırlı bir amaç taşımıyor. Suriye, on yıllardır raflarda bekleyen BOP'un ilk adımı. Önlerinde bir Türkiye yok çünkü. Oysa BOP'u 95 yıl önce ilk yıkan, Türkiye idi.

Amerika ve Avrupa emperyalistlerinin genelde ilk hedefi, ülkeleri yalnızlaştırmak ve ekonomilerini yıkmaktır.

Nato'ya girdikten sonra Türkiye'den ilk istenen, dostları ile arasını açmaktı. Bu ülke, Sovyetler Birliği idi. Komünist damgalı olup, Türkiye'ye ilk yardım eden, ve Türkiye'nin kurulmasında, temel taşların atılmasını sağlayan o Rusya ki, o zamanlar adı Sovyetler Birliği(SSCB) idi. Türkiye'ye düşman edilmişti.

Daha sonra sıra öbür ülkelere geldi.

Bu durum Yunanistan'da da uygulandı. Her zaman Suriye'nin dostu olan Yunan halkı, AB topluluğuna girdikten sonra, borçlandırılıp borcunu ödeyemeyecek hale getirilmişti. Daha sonra, bağımsızlığı AB tarafından alınmış olup, tarihinde görülmemiş bir tavrı sergileyerek, Suriye delegasyonuna ikmal için iniş müsaadesi vermemiştir. Biz, bunu Yunan halkı olarak değil, AB olarak okumalıyız.

Ama esas üzülmemiz gereken şey, sınırlarının ötesini bile tanımayan, İstanbul'daki bir kısım gencimizin sergiledikleridir. Sol adı altında gizlenen ve her zaman faşistlerle aynı noktaları paylaşan bir gurup troçkist, 'Katil Esad' sloganları ile, yamyamların yanında saf tutmaktadır. Tabii onlar güya devrimci bir tavır takınıyorlar ama, Davutoğlu kadar ellerini kana bulamakta olduklarından haberleri yok. Acı olan, ezilenin ve zayıfın yanında olmanın sembolü, 'sol' adını kendilerine yakıştırmalarıdır. Tam da 'beşinci kol' demek, yerinde olur.

Avrupa ülkelerinde troçkistler ve anarşistler, devrimcilerin miting ve yürüşlerine, 'devrimci' diye katılırlar. Ancak solun amacı, kitlelerin dikkatini çekmek için yürüş ve miting yapmak iken, troçkistler, bunun yetersiz oluduğu bahanesi ile, polisle çatışarak, miting ve propagandaları sabote ederler. Devrimcileri hedef gösterdikten sonra, devrimcileri zayıflatana kadar buna devam eder, daha sonra da, solcu marksistlere saldırırlar. Tam bir karşı devrimci tuzak.

Fikir ayrılıkları değil önemli olan. Önemli olan, her zaman sabotajcı olduktan sonra, devrimci hareket zayıflayınca, gerçek yüzlerini göstermeleridir.

Burada, emperyalistlerin beslediği ve yamyamların medeniyetini getirmek isteyen satılık bir savaşçı kitlesi ile, emperyalizme taviz vermeyen bir ülkenin mücadelesi var. Bu ülkede etnik kitleler, her zaman için çoğunluk diktatoryası yaşıyorlardı. Bunu önlemek için, her kitlenin temsilci kadrosundan oluşan bir parlamento sistemi kuruldu. Ancak kitleler, feodal yapıları gereği, aynı kişileri seçebiliyorsa da, bu durum herhangi bir kitlenin temsilini engellemiyor.

Batıda, yine yapıları gereği başka olan bir sistem olmakla birlikte, bu yapı bilinmediğinden, emperlyalistler tarafından, bilinçli olarak, değişmeğen adamların devleti, yani diktatörlük olarak tanıtılıyor.

Unutulmamalı ki, Beşşar Esad, siyasete hiç bir zaman girmek istememişti. Ağbisi onun yerine yetiştiriliyordu. Ancak kaza süsü verilen ve batılı emperyalistler tarafından tertip edildiği bilinen bir suikasta kurban gitmesi nedeni ile, kardeşi Beşşar Esad, kendi kitlesine tanınan kadroyu tamamlamak üzere, mecburen siyasete girdi. Bu denli isteksiz olmasına karşın, halkının isteği ve ihtiyacı karşısında doktorluk hayalini bırakarak siyasete mecburen giren bir adamı, diktatör değil, kahraman bir halk adamı olarak görmek, daha doğru olacaktır.

Karşı devrimcilerin tavrı bellidir. Ama sol kisvesi altında ve tüm emperyalistlerin isteklerine paralel olarak 'Katil Esad' diye bağırmak, bir hata diye nitelenemez. Hata ve suç, hele ihanet, başka bir seviye ifade eder.

Cehaletin çözümü vardır, öğrenmekle aşılır. Muallim bu sorunu çözer. Ama ihanet, öğrenmekle çözülmez.

Sizi bu denli cahilleştiren 12 Eylüle lanet olsun. Suriye, ihanetinize rağmen kurtulacaktır. Ama biraz daha dökülen kan, sizin hanenize yazılacaktır.

Suriye diz çökmeyecek elbette. Ama ukelalığınızın bedeli, bu olmamalı idi...
 

Bu haber 930 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi