Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



II. CENEVRE SURİYE'NİN BAŞARISI

SİZDEN GELENLER

29 Ocak 2014, 22:34

SİZDEN GELENLER

Suriye, Cenevre'den çekilmekle, dayatmaların kabul edilmeyeceğini ilan etmiş oldu. Suriye'nin sahada kazandıklarını masada kaybettireceklerini düşünen gafiller, politik bir şamar yedi. Amerika ise, tehdidi ile, örümcek kafalıların dahi anlayabileceği bir dil ile amacını ortaya koymuş oldu.

Suriye delegeleri, hem seçilmiş bir hükümetin sözcüsü olarak, hem de gelecek seçimleri temin eden bir hükümetin heyeti olarak gelmişti. Buna karşılık muhalif denilen delegeler, Suriye'de bulunan yasal muhalefeti temsil etmediği gibi, savaşan kesim, bu muhalefetin hiç bir anlaşmasını kabul etmeyeceğini açıkça ifade etmişti. Kimseyi temsil etmeyen kuklalar, kendi hezimetlerinden başka bir başarı gösteremediler.

Suriye, Amerikan tehdidinden korkmadığını masadan kalkarak ifade ederken, uzun yıllar savaştıktan sonra, artık başarılı olmak için Amerika'nın desteğini kaçınılmaz bir koşul sanan ümitsiz uluslara, bu statükonun yıkıldığını açıkça göstermiştir.

Kürt toplantılarında sık sık 'statükoyu yıkmak' kavramı dillendrilirken, Suriye, bu statükoyu dillendirmeden çok, ilk gerçekleştiren ülke olarak tarihe geçmiştir.

Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından sonra yalnız kalan ilerici halklar, adeta tek kurtuluş yolunun Amerika'nın desteği ile sağlanabileceğini kanıksamışlardı. Savaşan Fılıstin ve Kürt yiğitleri, yerlerini Amerikan ve İngiliz kuklalarına bırakmışlardı.

Suriye, ihanetlere alışıktır. Ama ihanet edenler, hiç iflah olamadı, halklarını özgürleştiremedi, Çünkü özgürlük meşalesi, hep Suriye'nin elinde idi ve hiç düşmedi. Cenevre II görüşmeleri, bu bağlamda değerlendirilmelidir.

Fılıstinliler, en büyük yardımcıları olan rahmetli Hafız Esad'ı dinleselerdi, büyük bir ihtimalle bugün bir devlet olmuşlardı. Liderleri ihanet içinde olan bir halk, kendini ihanetin içinde buldu ve bir daha kendine gelemedi. Yaşamının son yıllarında Arafat, hatasını anladı ama artık çok geçti.

Arafat' tan sonra gelen Fılıstin liderleri, hep ihanet içerisinde oldular. Hamas lideri Maşal, bunun son örneği idi.

Her savaş öncesi, alay edilircesine, Fılıstin yönetimi, nihai çözüm için çağırılır ve eli boş gönderilir.

Aynı şekilde, bir zamanlar Lübnan'da Emil Gemayel gibi Maruni de, Lübnan'ın en zor zamanlarında Suriye tarafından yapılan iyilikleri, çıkar gereği unutarak, Hitler'e özenmiş, İsrail ile anlaşmaya başlamışlardı. İflah olamadı ve bağımsızlığını Hizbulah'a borçlu kaldı ki, onlar da Suriye'nin müttefikleri idi.

Kürtler'e ne vaad edildiğini gördük. Hatay, emperyalizmin iştahını kabartan jeopolitik konumu ile, vaad bile edilemeyecek kadar değerli olduğundan, Lazkiye teklif edildi. Oysa Lazkiye, hiç bir zaman Kürt toprağı değildi ama, hep Kürt dostu idi. Savaşta yorgun düşen peşmergelere, Amerikan işbirlikçi siyaseti ile, Lazkiye vaad edilecek ve Suriye'ye karşı kullanılacaktı.

Aslında Suriye Kürtler'i hiç bir zaman ihanet etmedi. Onlar, asılan kürt gençlerini, tecavüz edilen kadınları ve öldürülen bebekleri savunmak istediler. Bu durum karşısında kılını kıpırıdatmayan İsrail dostu Barzani, sinsice onları ayrılmak için örgütlemek istedi. Oysa Suriye Kürtleri'nin istekleri hep farklı idi (Bkz. Kürt Dosyası, Rafet Ballı). Suriye Kürtleri yönetimden hep memnundu ve sadece kültürel özerklik istiyordu. Bunun önünde de bir engel yoktu. Ama Molla Barzani'nin oğlu, Amerika'nın kuyrukçuluğuna girerek, halkların ortak mücadelesinde parazit olmayı seçti ve Suriye'nin savaş durumundan yarar sağlamak istedi. Beraber yaşadıkları halkların kardeşliği, bir emperyalist uşağı için önemli değildi artık. Suriye pasaportu taşıdığı günler, geride kalmıştı.

Arap Aleviler'i ise, Suriye'deki kardeşlerine yardım edemedi. Yürekleri onlar için çarparken, yeterince mücadele etmediler. Suriye'yi karıştıracak tüm etkenlerin güzergahı Hatay olduğu halde, bir Yayladağ sınır kapısını dahi açtıramadılar.

Hatay halkı, yasadışı ilhak edilmelerine karşılık, asla devlete isyan etmedi ve her zaman devletin yanında oldu. Kürt direnişinden önce ülkücü Faşistlerin açık hedefi olan Hatay Arapları, kendi topraklarında hem azınlık haline getirildiler, hem de asimile edildiler. PKK ile mücadelede, hep ön saflara itildiler.

Devlete sadakatlerinin karşılığı hiç olmadı. Ananeleri ve dilleri unutturuldu, kimliğinden utanır hale getirildi. Birçok genç asimile edilirken, her dönek gibi, dönek olarak tanımlanmayı önlemek umudu ile, kendi halkına saldırmaya başladı.

Devlet, Osmanlı yolcusu olduğundan, Aleviler'in 'Katli vacip' fetvası, ufukta görünmeye başladı, İbni Suud'lar horlatıldı.

Ama şimdi Suriye, önce savaş alanında, sonra da masa başında diplomatik şamarını atarken, halkların yaltaklanma ve yılma yerine direniş ateşini yakarak, bir umudun Beşaşar'ı(müjdecisi) oldu.

Ağa liderlerinin değil, kahramanlarının hayranı olan Kürt, Türk, Arap, Fılıstin, Lübnan ve diğer halklar için yeni bir dönem başlıyor. Halk uyanıyor, gençler okuyor, Evren döneminde körelen gençler, yeni bir arayışa yöneliyor artık.

Emperyalizm, asla bir umut değildir ve özgürlük koşusunda yorulan halklar, köleleşir. Suriye'den sonra, sıranın kendilerine geleceğini bilen güneyin Arap halkı, artık Suriye'nin kurtuluşu ile, kendi kimlikleri ve anadilerini korumak için mücadele fırsatını kaçırmamalıdır. Devlet, bir halkın haklarını ancak bir savaş sonra veriyorsa, o devlet, bölücülüğün lokomotifi haline gelir.

Osmanlı ümmet anlayışında uluslar yoktur ve uluslara kurtuluş vaad edilemez. 'Yetmişiki buçuk millet' söylemi, bir Osmanlı deyimidir ve sadece tanınan, yani hakları olan ve katli vacip olmayan ulusların sayısıdır; Osmanlı bünyesindeki ulusların değil.

Suriye'nin kurtuluşu, aynı zamanda yeni Osmanlı'cılara da bir şamardır. Velid muallim soruyor: Bu adam hala dışişleri bakanı mı?

Evet sayın Muallim, çatırdarken, AKP hiç bir adamını atamaz artık. Olanı korumak zorundadır, siyaseti çatırdasa da. Unutulmamalıdır ki, Genç Osman, sabah önünde diz çökülüp eteği öpülen bir padişah iken, aynı gün devrildiğinde, ırzına geçile geçile can çekişerek ölmüştür. Erdoğan bunun korkusunu yaşamaktadır.

Yabancı dil bilmediğinden, kaçacak bir ülke bulması da zor olacaktır.

Yenilgiyi kabul edemeyen Erdoğan, yeni bir komplo arayışı içerisindedir. Şam kırsalındaki kimyasal katliamı daha gerçekleşmeden haber eden TRT, Lazkiye bombardımanını da, gerçekleşmeden önce vermişti. Anlaşılan İsrail, Erdoğanı işletti. Artık onu takan yok. Herkes, Suriye ile anlaşmanın arayışı içinde.

Suriye, gölge politikasını izlemedi. Amerika'nın tehdidine boyun eğseydi, bu kez silah denetimini de kabul edecekti. Her konuda Amerikan siyasetinin gölgesi olacaktı. Cenevre'den çekilince, bu kez Amerika ve işbirlikçileri, Suriye'nin kapısını çalacaklardır.

Suriye bir süper güç değil, ancak bünyesindeki tüm halkların kardeşçe ittifaklarını sağlayarak süper güçlere direnip, ezilen uluslar için bir model oluşturdu.

Ekim devriminden sonra ayağa kalkan uluslar, kendilerini bir uyanış çağının içinde bulmuşlardı. Doksanlı yıllarda emperyalist bulutlar tekrar güneşi karartırken, Suriye, özgürlük ateşini yeniden yakma şerefine nail oldu.

Tüm direnen ve onurlu uluslara örnek olsun! Gelecek Suriye'nindir. İşbirlikçilik ve emperyalizm kuklalığı, bir umut olamaz. Tüm ulusların ezilenleri, tüm uluslar ve aydınları, uyanın!

Suriye yeni bir çağ başlatıyor. Ayağa kalkma zamanı.
 

Bu haber 765 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi