Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



İNLERİNE GİRMEK

Suay Karaman

05 Mayıs 2014, 05:27

Suay Karaman

Tayyip Erdoğan, 26 Nisan 2014 tarihinde Konya Ereğli’de yaptığı konuşmada yine her zamanki gibi muhalefete sert eleştirilerde bulundu.

Konuşmasında “Bugün yeni birşey söylüyorum. Bunlar Anayasa Mahkemesi’ni de dinliyorlar. Bunların inlerine gireceğiz, inlerine. Maalesef CHP de, MHP de, BDP de bunlarla işbirliği yapıyor. Ya yola gelecekler, ya dışarı gidecekler” dedi.

“Anayasa Mahkemesi’ni de dinliyorlar” demek, utanılacak bir durumdur. Yapılan tüm dinlemelere karşı önlem alması gereken başbakandır. Bu yüzden Tayyip Erdoğan’ın şikayet etmesi, ülke yönetimine hakim olmadığının kanıtıdır ve düşündürücüdür.

12 yıldır Fethullah Gülen cemaatiyle çok sıkı ve yakın işbirliği yapan AKP iktidarı değil miydi? Tayyip Erdoğan’ın, 24 Kasım 2013 tarihinde Rusya dönüşünde gazetecilere yaptığı açıklama şöyleydi: “Eğer cemaat olarak değerlendirilecekse, cemaatin mensupları, en ileri gelenleri, bugüne kadar Tayyip Erdoğan’a ne getirdiler de Tayyip Erdoğan geri gönderdi? Üniversitelerin hazırlanması, üniversitelerin verilmesi ile ilgili adımlardan tutunuz da, birçok faaliyete yönelik yapabileceğimiz ne varsa bunları yaptık. Benden geri dönen hiçbir şey yoktur. Buna Rabbim şahittir.”

Türk ordusuna, akademisyenlere, gazetecilere, aydınlara, ulusalcılara düzenlenen operasyonlar Fethullah Gülen cemaati ve AKP iktidarının işbirliğiyle yapılmadı mı? Ülkemizi bölme ve parçalama senaryolarını birlikte yapmadılar mı? Bütün yasa dışı kirli işleri birlikte yaptıktan sonra, çıkar ilişkileri bu grupları birbirine düşürdü. Aralarındaki kavga, hukuk savaşı değil, çıkar çatışmasıdır. 

Tayyip Erdoğan, sık sık inlerine girmekten söz ediyor. Özellikle Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki birçok cemaatçi kamu görevlisi, başka görevlere tayin ediliyor. Ancak cemaatçi yapılanmayla ilgili soruşturma bile açamadan “inlerine gireceğiz” demek, yeni bir aldatmacadan başka bir şey değildir. Her ne kadar Tayyip Erdoğan “Gülen’in iadesiyle ilgili süreç başlayacak” dese de, savcılığın cemaat hakkında “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs, örgüt kurmak ve yönetmek” suçlarından soruşturma açsa da, bunların cumhurbaşkanlığı seçimi için birer yatırım olduğu bellidir. Yargı kararına bile gerek duymadan, “Terörün Finansmanı Sözleşmesi” uyarınca, Fethullah Gülen örgütü kapsamındakilerin malvarlığını dondurma yetkisi hükümettedir. Ancak siyasi iktidar bu yola da başvurmamaktadır. Tayyip Erdoğan, soruşturma açamaz, çünkü kendisi ve ailesi hakkında ardından gelecek yeni bilgi ve belgelerden çekinmektedir.

TBMM’de MİT yasasında yapılan değişiklik, iktidarın istediği şekilde korkunç bir içerikle kabul edilerek, MİT müsteşarı hakkında başbakanda olan soruşturma izni konusunda, bundan böyle cumhurbaşkanı son söz sahibi yapılmıştır. Sırada buna benzeyen bazı yasaların beklediği bilinmektedir.

Bu aşamada başkanlık sistemi gerçekleştirilemediği ve cumhurbaşkanının mevcut görevleri yeterli görülmediği için, şubat ayında genelkurmay başkanı ve komutanlarla ilgili olarak, aynen MİT müsteşarında olduğu gibi cumhurbaşkanı yetkilendirilmişti. Böylece yeni yeni yasalar çıkartılarak, cumhurbaşkanına verilen yetki ve görevler arttırılmaktadır. Aslında MİT yasası ile yapılan, Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı adaylığının bu yasa üzerinden açıklanmasıdır.

İnlerine gireceğiz nidalarıyla kükreyenler, önce kendi inlerinde sıfırladıkları paraların hesabını vermelidirler. Bu hesabı veremeyen bir başbakan, cumhurbaşkanı olamaz, olmamalıdır. Toplumu kin ve nefret duygularıyla bölmekten hüküm giyen birinin, tüm toplumu kucaklayacak bir cumhurbaşkanı olacağı inandırıcı değildir. Ülkeyi bölünme, parçalama aşamasına getiren bir siyasi iktidarın başı, cumhurbaşkanı olamaz. İşte böyle biri, Türkiye Cumhuriyeti’ne başbakan olmaması gerekirken, şimdi cumhurbaşkanı olmak için hazırlanmaktadır.

Muhalefetin, iktidarın yaptıklarına meşruiyet kazandırmaması için, iktidar partisini TBMM’de yalnız bırakması gerekmektedir. Ancak ülkemizin asıl sorunlarından biri de, iktidara gizli ya da açık destek olan muhalefetin boşluğudur. Muhalefet, Tayyip Erdoğan’ın üniversite diplomasının sahte olduğunu söyleyerek, cumhurbaşkanı olamayacağını vurgulamaktadır. Tayyip Erdoğan’ın neresi sahte değil ki? Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmayan bu sahte kişiliklerin, ülke yönetiminden bir an önce uzaklaştırılmaları için, tekrar gerici ve tutucu bir cumhurbaşkanı daha seçilmesini önlemek için yurtseverlere büyük görevler düşmektedir.

Bu haber 991 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi