Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



IŞİD'E KARŞI 'SUÇ' İŞLEMEK- Cemil HAYEK

SİZDEN GELENLER

09 Ekim 2014, 18:36

SİZDEN GELENLER

AKP hükümeti, hırsıza hırsız demeyi yasaklamıştı.
AKP hükümeti, barış için miting ve protestoları yasaklamıştı.
AKP hükümeti, milli bayramları kutlamayı da suç saymıştı.
Sırada şimdi, IŞİD’i protesto etmeyi yasaklamak oldu.

Polis, Türkiye’de ‘Yaşasın IŞİD’ diye bağırdığına göre, IŞİD hamiliğini savunan Erdoğan’ın polisince IŞİD’i protesto etmek, suç sayılacaktır. Polis ve kolluk kuvveti, iktidar için çalışıyor ve onun simge veya sloganlarını kullanıyorsa, meşruiyetini yitirmiş demektir, çünkü herkesin çıkarını koruyamaz, temel hak ve özgürlükler için güvence olamaz. Emrindeki kolluk kuvvetleri ve yürütme organları gayrı meşru olan yönetimler, meşru olamaz. AKP’nin IŞİD destekçilği Türkiye’de ayyuka çıkarken, onların baş destekçileri ve sakaldaşları olan Türk Hizbullah’ının, yani HİZBİMİT’in hortlayıp palazlanması bir tesadüf olabilir mi, AKP’nin eseri değil mi?

Suriye’de tampon bölge isteyen Davutoğlu, Türkiye’de tampon bölge kursa idi, en azından IŞİD’e giden mali, askeri ve ticari kanalları kurutabilirdi. Oysa IŞİD vahşetine karşın, Türkiye’de cirit atan bir tek IŞİD militanının yakalandığına tanık olamıyoruz artık. Ama IŞİD bir tek Amerikan üssüne zarar verse idi, bir tek Amerikan askerine, Amerikan veya İngiliz çıkarına zararı olsaydı, emir yukardan gelirdi. Öldürülenler sadece gazeteci ki, onlar da çoğu kez kendi devletlerinde muhalif olabiliyorlar.

Ülke bir kan gölü olmaya gidiyor. Kürt kardeşlerimizin Suriye’deki kardeşleri için sürdürdükleri mücadele, takdire şayandır. ‘Atanmış’ Kürt liderlerinin tüm hatalarına rağmen ‘Mir komutan’ın Kürt halkına gösterdiği saygı, engin bir birikiminin ürünüdür. Kürt liderleri hangi hatayı işlerlerse işlesinler, bu hatalar, Kürt halkının suçu olamaz. Onlar, en azından savaşan kardeşleri için yardıma koştular, tüm yasaklamalara rağmen, meydanları boş bırakmadılar.

Ya Hatay Arapları? Onlar, kardeşlerine karşı kendi mahallelerinden silah ve her türlü lojistik geçirilirken, meşru olan protesto hakkını gasp eden yasaklamaları bile aşamadılar. Teröristlere giden tüm yollar ve sınır kapıları açık iken, Suriye’ye açılan ve Suriye meşru hükümetinin elindeki sınır kapıları, Türkiye tarafından kapalı tutuldu.

IŞİD’e açılan ticaret yolları açık iken, Hatay için ticaret kapılar kapatıldı, mezhepsel bir hegemonya yaratıldı. Şirketler kapandı, yoksullaştı. Direnmeden sindik, direnen Kürt kardeşlerimizi eleştirdik.

Hükümet tarafından IŞİD’e karşı savaşmak için mevcut Suriye meşru hükümetini yıkma şartı aranıyorsa, evvela bu şart, teröristlerin amacı ile bire bir örtüşür. IŞİD’e giden güzergahlar hükümet tarafından korunuyorsa, IŞİD’e saldıran Suriye uçakları, gayrı meşru angajman bahanesi ile uzaklaştırılıyorsa, ki öyledir, kimse bu hükümetin meşru olduğunu savunamaz, bu hükümet alenen terörizmin hamisidir. Meşru olmayan bir hükümetin, barış müzakere ve eylemlerinde, hatta hiç bir alanda yeri olamaz.

Protesto eylemleri hükümeti zora sokuyor. Uluslararası meşruiyet tartışmalarından başlayarak, ülkedeki istikrara, kadar her şey sallanıyor gibi. Bu eylemler daha önce da yapılabilirdi. Hükümet, halkı yeniden keşfedebilirdi. Bir gücün, bir tokmağın var olduğu görülüyor şimdi. Bu güç, daha önce de kullanılabilirdi ve bedeli, Erdoğan’la işbirliğinden daha az olabilirdi.

Gelinen noktada çıkarılacak sonuçlar şunlardır:

Ortadoğu’da, ya da dünyanın herhangi bir yerinde, kurtuluş mücadeleleri ve hak aramalar, bir halkın diğer bir halkın mutluluğu pahasına olamaz. Aksi takdirde, kurtuluş mücadelesi veya özgürlük arayışı içinde olan halkın yolu, emperyalizmin yolu ile örtüşür. Bu da, eşyanın tabiatına aykırıdır.

Kurtuluş ve/veya hak arama yolundaki halklar, birbirlerinin liderlerine saygı göstermelidir. Sayın Ural’ın makalelerine bakarsanız, bu noktayı hiç bir zaman ihmal etmediğini görürsünüz. Saygı, karşılıklı olmalıdır. Kürt liderlerine saygı ile Sayın Dr Esad’a gösterilmesi gereken saygı suistimal edilirse, göz ardı edilirse, halklara ve onların mücadelelerine olan saygıdan söz edilemez.

Halkların çıkarları birdir ve emperyalizmle işbirliği, bir seçenek olamaz.

Mücadelelerde ideal bir kitle aranmamalı, amaca uygun bir kitle yaratılmalıdır. Eğer tüm amaçlarınıza hizmet eden bir kitle ararsanız, esas kitleden uzaklaşır, ötekileştirdiklerinizin karşısında yalnızlaşırsınız. Sadece düşmanlarınızı sevindirirsiniz.

Protestolar devam etmelidir. Her türlü husumet ve intikam algısı, bertaraf edilmelidir. Halklar birbiri ile dayanışmalıdır, birbirine her türlü eylemde destek olmalıdır. İpin ucu yakalandı, durmamalı, bir an önce AKP iktidarı def edilmeli. Demokratik başka bir seçenek bırakılmamıştır. Seçimler sahte, sonuçları da, her türlü hukuksuzluğa bahane.

Düzen partileri alternatif olamaz. Ama düzen partileri üzerine, onlara güven duyulmadan, baskı kurulabilir.

Kürt halkının taleplerinin bizim taleplerimize bir zararı olamaz. Bölünmekten korkuyorsanız, esas bölücüleri görün. Olanlardan, onlara kan dökülmeden hiçbir ulusal hakkı reva görmeyen hükümetler sorumludur, direnenler sorumlu olamaz. Eylemleri hatalı buluyorsanız, eleştirin, ama yıkıcı olmayın.

Anadilde eğitim hakkı, sadece Kürt halkının değil, tüm halkların hakkıdır.

Türki devletlerin haklarının TC tarafından dile getirilmesi bir hak ise, bu hak, değişik etnisitelere ait vatandaşlar için de geçerli olmalıdır. Aksi takdirde devletin evrensel bir niteliği olamaz, devlet, her vatandaşın devleti olamaz. Devlet, Türkler için ne ise, Kürtler, Araplar… Ve diğerleri için de aynı olmalıdır. Kürt kardeşlerimizin katillerini destekleyenler, devlet adamı olamaz. Onların güdümündeki devlet, devlet olamaz, olsa olsa kabile devleti olur.

Erdoğan sallanırken, ayakta kalmak için, her türlü çabayı gösterecektir. Bu mücadele kısa sürmemeli. Aksi takdirde savaşlar, devamlılığını sürdürecektir.

Hukuku yağmalanmış bir devlette hak araması söz konusu olamaz. Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi hiç bir şekilde haklı gösterilemez. IŞİD’i yaratanlar ve yardım edenler savaş suçlusu sayılmadan, IŞİD’e karşı dürüst bir mücadeleden, bir koalisyondan söz edilemez.

Dün (6.10.2014) Sözcü gazetesinin ‘Herkes haddini bilsin!’ başlığı ile çıkan başyazısı, bu gazetenin gerçek yüzünü ortaya koymuştur.

Savaş suçlularının barışa katkısı olamaz. Onların kendilerini milli kahraman gibi gösterip, devletin savaş aygıtlarını kendi amaçları için kullanmalarına müsaade edilemez.

Erdoğan iktidarı, bunalım, zulüm, talan ve hırsızlık iktidarıdır, hiçbir mazereti haklı gösterilemez, hiçbir sözüne güvenilemez.

Halklar birlik olmalı, kurtuluş hep beraber olmalıdır.

Ümmet anlayışından hiç bir ulusal yarar beklenemez. Kendi halkına hayrı dokunmayanın, sınıfsal bir mücadelesi de söz konusu olamaz.

Halkı için savaşanlara bin selam! Her yerde ve her zaman…

İlk hedefimiz, AKP haydutlarından ve onların efendilerinden kurtulmak olmalıdır.

Cemil HAYEK

Bu haber 648 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi