Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



31 MART 2015

Suay Karaman

06 Nisan 2015, 06:38

Suay Karaman

Ülkemiz uzun yıllardır karanlığa karşı savaş vermektedir. Gerçi verilen bu savaşın bilinçli olduğunu söylemek mümkün değildir. Eğer bilinçli bir savaş verebilseydik, bugün yaşadığımız sıkıntılara son vermiş olurduk. Kendini aydın sananlar, aydın olmanın erdemine erişirdi ve ülkemize karşı ihanette bulunanlar, kendileriyle iç hesaplaşmaya girebilirlerdi. Yaşadığımız bütün bu sıkıntılarda, birey olarak hepimizin az ya da çok payı bulunmaktadır.

31 Mart 2015 Salı günü, ülkemizdeki kentlerin hemen hemen hepsinde uzun saatler süren elektrik kesintisi yaşanmıştır. Stratejik öneme sahip değerlerimizin özelleştirilmesi sonucunda, milli olmayan her kuruluş sabotaja açıktır. Ülkede elektrikler kesilip hayat durmuş, milyonlarca lira zarar edilmiş, kepenkler indirilmiş, ulaşım ve sanayi felç olmuştur. Ancak kimse ne olduğunu tam olarak açıklayamamakta ve yaşanan bu durum karşısında istifa etmesi gerekenler ise yerlerinde oturmaktadır. Bu arada, elektrik kesintisi sürerken TBMM’de, Türkiye ile Japonya arasında nükleer santral yapımı ve işbirliğine ilişkin anlaşmayı uygun bulan yasanın kabul edilmesi de ilginçtir.

Aynı gün elektriğin kesik olduğu saatlerde İstanbul Çağlayan Adalet Sarayı, teröre teslim olmuştur. Bir terör örgütünün militanları, yoğun güvenlik önlemlerine karşın, bayrak, flama, silah gibi eylem araçları ile Çağlayan Adalet Sarayı’nı basarak, Berkin Elvan davasının savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin almıştır. Avrupa’nın en büyük adalet sarayındaki odasında kolaylıkla rehin alınan ve sonrasında güvenlik güçlerinin çok tartışılacak operasyonuyla teröristlerle birlikte öldürülen Cumhuriyet Savcısı, Berkin Elvan’ın katilinin bulunması için elinden geleni yapan çalışkan bir savcıydı.

Hükümetin yayın yasağı getirdiği bu olay, bazı gerçeklerin de ortaya çıkmasını engellemiştir. Olay sırasında teröristler, savcının başına silah dayadıkları fotoğrafı dışarıya gönderdiler. Bunu önlemek için en yakın baz istasyonları kapatılarak, elektronik haberleşmenin kesilmesi gerekirdi. Üstelik uzaktan telefonla kumandalı patlayıcı da varsa, bu şekilde önlenebilirdi. Bu basit önlemleri alamayan siyasi iktidarın, terör olayındaki sorumluluğu büyüktür. Üstelik Cumhuriyet Savcısı’nın otopsi raporundaki çelişkiler ve tutarsızlıklar da düşündürücüdür.

Terör, bir insanlık suçudur; aklı, mantığı, ideolojisi, milliyeti, dini, imanı, mezhebi olmaz, olamaz. Hep birlikte en güçlü şekilde terör karşısında bir bütün olmak zorundayız. PKK terör örgütüyle görüşme yapmakta sakınca görmeyenlerin, Cumhuriyet Savcısı’nın odasını basan militanlarla görüşmeyip, doğrudan yok etme eylemine geçmesi de, akıllarda soru işareti bırakmaktadır. Amaç bazı şeylerin üstünün örtülmesidir.

31 Mart Salı günü bu iki kötü olayın ardından bir de güzel olay oldu: Balyoz Davası’ndan yargılananların beraat etmesi sevindiriciydi. Ancak bunca yıl suçsuz yere eziyet çeken, sağlığını ve yaşamını yitiren yurtsever insanların gözünde Balyoz Davası sonuçlanmamıştır. Bu davanın senaryosunu yazanlar, bu tezgahları hazırlayanlar, gerek “paralel” adını verdikleri Fethullah Gülen örgütü ve gerekse destek olan Tayyip Erdoğan ekibi yargılanıp, hapse girmedikçe Balyoz Davası sona ermeyecektir. Verilen bu kararın anlamı çok açıktır; geçmişte hükümete darbe değil, yargıya müdahale yapıldığı kanıtlanmıştır. Bu sorumluluk Yüce Divan’lık bir suç oluşturmaktadır.

AKP iktidarı ile birlikte PKK terör örgütü hortlamış, bebek katili barış elçisi olmuş, ülkenin bir bölgesinden devlet çekilerek, kontrolü bölücülere bırakmış, her yer yangın yerine dönmüş, yolsuzluk ve işsizlik büyük boyutlara ulaşmış, asgari ücreti bulan şükreder duruma gelmiştir. Bunlardan başka elektrikler kesiliyor, Cumhuriyet Savcısı rehin alınıp öldürülüyor, iç güvenlik yasasına destek olmak gerekiyor, ülke istikrarsızlığa sürükleniyor ve çözüm başkanlık sisteminden geçiyor gibi yanlış bir mantıkla uygulamaya konulan bu senaryo için, 400 milletvekili isteyenlerin sorgulanması gerekir. Yaşanan tüm bu olumsuzluklar karşısında topluma hala “yeni Türkiye” masalı dinletenlerin yargılanmaları gerekir. Bütün bu yapılanları önlemek için yurtsever güçlerin bir araya gelmesi büyük bir zorunluluktur.

Bu haber 440 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi