Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



EN KAZLARIN ENKAZI

Suay Karaman

07 Mart 2016, 07:49

Suay Karaman

Okuması, yazması olduğundan bile şüphe duyulan birisi “Türkiye Cumhuriyeti’nin 90 yıllık enkazını kaldırdık” diyerek, hakaret etme edepsizliğini gösterdi. En kazların, enkazı kaldırması tuhaf bir durum ama bu söylenenleri unutmayacağız. Cumhuriyetin ne olup, ne olmadığını günü gelince sizler, en kazlar da anlayacaksınız.

Enkaz, çürümüş bir imparatorluktan, yepyeni, modern bir devlet kurmak mıdır? Atatürk ilke ve devrimlerini hayata geçirmek midir enkaz? Enkaz, kadın-erkek eşitliğini getirmek midir? İnsanları kul olmaktan çıkartıp, birey yapmak, eşit haklara sahip vatandaş yapmak mıdır enkaz? Enkaz; övündüğünüz Osmanlı’nın pisliğini temizlemektir…

Yeterli bilgi birikimine sahip olamayanların ”ben kimim, ne yapıyorum, ne söylüyorum?” diye, önce kendilerine sormaları gerekir. Yoksa trajikomik duruma düşebilirler. Kimsenin kendini en kaz durumuna düşürmemesi gerekir.

Enkaz tartışmaları sürerken, Tayyip Erdoğan’ın “Anayasa Mahkemesi kararına uymayacağım, saygı da duymuyorum” demesi yeni bir tartışmayı başlattı. Ülkedeki herkes gibi, üst düzey yöneticilerin de hukuka bağlı olmaları gerekir. Hukuktan sapınca olay kişiselleşir, keyfileşir; hukuk dışı tutum ve davranışlarda bulunmanın sonucunda da istenmeyen olayların gelişmesine neden yaratılır.

Tayyip Erdoğan, 2012 yılının sonlarında Konya’da bir ödül töreninde yaptığı konuşmada şunları söylemişti: “Yav işte 326 milletvekiliniz var hala mı bahane diyorlar. Ama işte bu kuvvetler ayrılığı denen var ya, o önünüze gelip engel olarak dikiliyor” demişti. Emperyalist devletlerin büyük işgal projesinin eş başkanı olmakla övünen, padişahlığa özenen, kuvvetler ayrılığından şikayet eden birinin ülke yönetiminde olması toplumumuza yapılan zulümlerin en büyüğüdür. Tayyip Erdoğan, muhalefete, yargı kurumlarına, kısaca beğenmediği herkese karşı söylediği sözler nedeniyle, sağlıklı bir insan profilinden çok uzaklarda görünmektedir.

2002 seçimlerinden önce AKP yetkilileri, dokunulmazlıkların kaldırılmasını savunmuşlardı. Ancak iktidara gelince, bu savunduklarını unuttular. Anımsatanlara ise; “biz yargıya güvenmiyoruz” diye yanıt vermişlerdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı 14 Mart 2008 tarihinde, AKP’nin kapatılmasıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne dava açmıştı. Bunun üzerine AKP’nin yöneticileri, günlerce sayın Başsavcıya ağır eleştirilerde bulunmuşlardı. 5 Haziran 2008 tarihinde Anayasa Mahkemesi, üniversitelerde türban yasağının kaldırılmasına ilişkin yapılan Anayasa değişikliğini, hem reddetti, hem de yürürlükten kaldırdı. Bunun üzerine AKP’nin yöneticileri, bu kararın anayasaya aykırı olduğunu ve mahkemenin yetkilerini aştığını savunmuşlar, milli vicdanın yara aldığını söylemişler ve “cüppeli darbedir” demişlerdi.

Ergenekon davasının savcısı olduğunu söyleyen kişi, bu davanın son gözaltına alınanları ile ilgili olarak; “Hukuku rahat bırakın… Herkes hukukun üstünlüğüne saygı duysun…” demişti. Ergenekon soruşturmasında “yargıya güvenelim” diyenler, Anayasa Mahkemesi’nin ve Danıştay’ın işlerine gelmeyen kararlarında, yargıya güvenmemektedirler. Demokrasiden payını alamayanlar, diktatörlük hevesine soyunanlar, hukukun kişilere göre şekillenmediğini anlayamamaktadırlar.

Geçen yıl bu günlerde İçişleri Bakanı, TBMM kürsüsünden “anayasayı tanımıyorum” demişti. Ne yazık ki bütün bu yapılanlara karşı henüz Ankara’da savcılar yok. Deniz Feneri, 17-25 Aralık gibi soygun olaylarında yargıya güvenmeyeceksin, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayacaksın, anayasayı tanımadığını söyleyeceksin ama istediğin kişilere ceza verilmesi için emir vereceksin. Bu hangi demokraside var?

Tayyip Erdoğan, 27 Mart 1989 tarihinde görevli İlçe Seçim Kurulu Yargıcına ağır hakarette bulunup, “sizin vereceğiniz kararı tanımıyorum” diye bağırmış, ardından görevli mahkeme tutuklanmasına karar vermişti. Belirli bir süre saklandıktan sonra, 27 Nisan 1989 tarihinde Bayrampaşa Cezaevine gönderilmişti. Uymayacağım dediği karara uymuştu. Bugün de uymuyorum dediği kararlara uyacaktır, uymak zorundadır.

Hiçbir ülkede iktidarlar rejimle çatışmaz, iktidarların görevi rejimi korumak ve güçlendirmektir. Türkiye, Atatürk’ün Devrim Yasaları’nı geçersiz kılmak, laik ve demokratik cumhuriyeti ortadan kaldırmak isteyen bir siyasi partinin iktidarındadır. Ülkemiz laikliğe ve demokrasiye aykırı eylemlerin odağı haline geldiği Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla da onaylanmış bir siyasi partinin iktidarı ile sivil darbe yaşamaktadır.

Bugün ülkemizde anayasa rafa kalkmıştır, artık sistem fiili olarak değişmiştir, anayasayı ihlal suçu defalarca ve bilerek işlenmektedir, üzerine yemin edilen anayasa, özellikle siyasi iktidar tarafından bilinçli olarak çiğnenmektedir. Kararları, anayasa maddesi hükmünde olan Anayasa Mahkemesi’nin kararını tanımıyorum, uymuyorum ve saygı duymuyorum diyenler, anayasaya ihanetin, ‘Vatana İhanetle’ eşdeğer olduğunu bilmiyorlar mı?

Yaklaşık on üç yıldır ortada bir enkaz vardır. Atatürk ilkeleriyle, devrimleriyle ve laik cumhuriyet ile oluşturulan tüm kurum ve değerleri enkaza dönüştürme gayreti içinde olan siyasi iktidar, ülkemizi emperyalizmin kollarına bırakarak, enkaz yaratmaktadır. Bugün “Atatürk’ü tanımıyorum, laik ve demokratik cumhuriyeti tanımıyorum” diyemeyenler, şimdilik Anayasa Mahkemesi’nin kararını tanımıyorum demekle yetinmektedirler. Ama hep unuttukları bir şey var: günü gelince hukuk kendilerine de gerekecektir…

Bu haber 444 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi