Devrimci, Güncel, Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



ERDOĞAN’I VURACAKLAR

H. Hamza Erdem

25 Nisan 2017, 08:56

H. Hamza Erdem


            Erdoğan’ı vuracaklarını duydum.

            Hatta katil zanlısı bile bulundu : Philipe Moreau Defarges

            Fransa’da ‘Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’ üyesi bir profesör.

            Tayyip Recep Televizyonu (TRT) haberi yaydıkça yayıyor.

Dr Recep’in avukatı hemen bir suç duyusunda bulunuyor.

Oysa Philipe Moreau Dafarges ‘suikast’ı, sadece ‘evoquer’ etmiştir; yani bu ‘varsayımı da gözden uzak tutmamak gerek’ demiştir.

Kaldi ki, gün geçmiyor ki, Dr Recep’e bir suikast daha gerçekleşmeden önlenmesin.

Kapı gibi Hakan Fidan, her gün yeni bir suikastı önlemiyor mu?

Zaten bütün dünya bize karşı denilecektir.

Hollanda ve Almanya’dan sonra Fransa’ya gelecekti ve geldi sıra.

Kimse Türkiye’nin ileri gitmesini, demokrasisini geliştirmesini, dünyanın en uzun köprülerini yapmasını, en derin barajlar, en yüksek binalar, en ‘alçak seçim’ler yapmasını çekemiyor.

Banka müdürünü Amerika’da tutukluyorlar.

Savcı, yargıç ve subayları zaten ‘sığınmacı kuyruğunda’.

İdam yasası kapıda.

‘Derin devletler’, ‘istihbarat örgütleri’, ‘satılmış basın-yayım kuruluşları ve kalemler’, cetvel ve gönyeler hepsi ‘Türk’e karşı; ‘Yeni Türkiye’nin ‘Dünya lideri’ne karşı.

Sözcüğün tam anlamıyla ‘at izi it izine karışmış’ durumda oysa.

Geçen gün Kanada’da yayım yapan bir radyoya Türkiye’deki halkoylamasını değerlendirdim.

Sözlerimi şöyle bitirdim: Kimsenin kaygı duymasına gerek yok, çünkü Türkiye’de ‘Yeni Devlet Biçimi’ne (ki en doğru tanım bu olsa gerek) halkın %60’tan fazlası karşı.

‘Hile ve desise’yle % 48,6 olarak sunulsa da, ‘Hayır’lar en az % 60.

Ve önümüzdeki gün ve aylarda, bu ‘Yeni Devlet Biçimi’nin ‘tam teşekküllü uygulanması’ için binlerce yasa değişikliği yapılmak zorunda.

O arada, derelerin altından çok sular akacak demektir.

Ve bugünden ‘ne olacağı’ konusunda kesin bir öngörüde bulunmak zordur.

Ancak, bu ‘Yeni Devlet Biçimi’nin uygulanamayacağına ilişkin olarak kesin bir öngörüde bulunmak çok kolaydır.

Ne var ki, bunun için illa da ‘Erdoğan’ın öldürülmesi’ gerekmiyor.

Erdoğan’ın öldürüleceği konusundaki haberler, ‘Dr Recep tayfası’ tarafından öne çıkarılıyor.

 Philipe Moreau Defarges ise, Roma’dan beri ‘suikastlar’ olduğunu söylüyor.

Bilindiği gibi bu savlar daha çok ABD Devlet başkanları için söylenir ve en çok da orada ‘suikastar’lar olur.

Türkiye ‘Küçük Amerika’ olmaya özense de, henüz devlet başkanı ya da başbakanlarının suikasta uğrayabilecekleri aşamaya gelmedi.

‘Yeni Devlet Biçimi’ içinde olabilir belki, ama, yukarıda belirtildiği üzere o ‘Devlet Biçimi’ Türkiye’de uygulanmayacak, uygulanamayacak.

Bu ‘zırıltı haberler’ini geçelim.

Gelelim Fransa’daki seçimlere.

Yine Kanadalılar bana sordular; Fransa’daki seçimlerin ne olacağını.

Fransa’da eski ‘siyasal yapı’ların dağıldığını ve yeni yeni ‘siyasal yapı’lara yönelindiğini söylememe gerek yok.

            Seçimlere 11 aday katıldı ve 11 değişik ‘program’ sunuldu.

            Ancak 4 ‘ana program’ revaçta: Emmanuel Macron, Marine Le Pen, François Fillon ve Jean-Luc Mélenchon.

            Macron, François Hollande’ın ‘ekonomi bakanı’ idi ve ikinci tura kalır kalmaz, gerek ‘Sosyalist Parti’ ve gerekse merkez sağın adayı François Fillon tarafından desteklenme sözü aldı.

            Demek ki, Macron (%24 kendi oyu, % 19,9 François Fillon’un oyu ve % 8 Sosyalist Partinin oyu olmak üzere, % 52’nin üzerinde bir oyu garantilemiş durumda).

            Marine Le Pen ise % 23 civarında bir oy aldı.

            Komünistlerin desteklediği Mélénchon ise kimseyi desteklemek için ‘yetki’si olmadığını, kim kimi isterse onu desteklesin dedi.

            Kaba hatlarıyla ikinci turda Macron’u % 70 ve Le Pen’i de % 30 oranında  destekleyecek bir ‘kitle’ var denilebilir.

            Bu olsa olsa %65’e karşı %35 olarak değişebilir ancak.

            İşte tam da ‘Milliyetçilik’ ile ‘Egemenlikçilik’ arasındaki ayırıma gelmiş bulunuyoruz.

            Türkiye’nin politikacı ve gazetecilerin kavramakta zorlandıkları bu ayırım yaşamsal.

            At gözlüğüyle bakıldığında, Milliyetçiler ile gerçek solcular biribirlerine yakınmış gibi görülebilirler.

            Oysa ‘Milliyetçilik’ ile ‘Egemenlikçilik’ (souverainisme) aynı olmadığı gibi ‘bağımsızlıkçılık’ (indépendantisme) ile ‘Alnı açıklık’ (başıdiklik-insoumisme) da aynı değildir.

            Yaşlı generaller, savaşların hep aynı savaş teknikleriyle yapıldığını sanırlar.

            Bizim ‘sözde solcu’larımız da, dünyanın hep kitaplarda okudukları biçimde kaldığını düşünmekteler.

            Somut durumun somut çözümlemesini yapabilmek için, soyut şablonlarla doldurulmuş değil ama ‘somut’ bir kafaya sahip olmak gerekiyor.

            Düşüncenin ‘maddî’si olabilir mi diye düşündünüz mü hiç?

Bu haber 420 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

Okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi