Devrimci,Güncel,Tarafsız,Haber ve Makale Sitesi -
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KünyeNeden Yorumcahaber?

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Paylaşım



BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?

H. Hamza Erdem

30 Temmuz 2017, 20:52

H. Hamza Erdem

Denilecek ki, polis biliyordu yakaladı.

            Yılmaz hoca da başta ‘Başbakan’ olmak üzere, ‘Bakan’lar, ‘Vali’-malinin olaya el koyduğunu söylüyor.

            Kibar adammış.

            O hâl⠑Devlet’-mevletin kaldığını sanıyor olabilir.

            Söyleyeyim o zaman.

            Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı, Anadolu Üniversitesi kurucu rektörü, CHP’nin önde gelen isimlerinden, CHP’nin 2019 Cumhurbaşkanı adaylarından, profesör doktor Yılmaz Büyükerşen’e Dr Recep saldırdı.

            Dr Recep de kim diye soracak olursanız, Ramazan Davulcusu Recep, kısaca Davulcu Recep’in Dr’u ve bizim Recep.

            Recep Peker’in meslektaşı aynı zamanda.

            Aynı zamanda Yılmaz Büyükerşen’e saldıran, Yılmaz hocanın deyimiyle, ‘Mafya Bozuntusu’nun da meslektaşı.

            Kendi aralarında, ŞefReisBaşkan ve hatta ‘Cumhurbaşkanı’ bile olabilirler.

            Önemli değil.

            Bunlar aynı ‘boy’un ‘soy’u.

            Ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini, ‘gayrimeşru’ bir biçimde ele geçirenlerdir.

            Yılmaz Hoca ne diyor?

            Ben Eskişehir’in Belediye Başkanı’yım, izin vermedim ama Demiryolları yetkilileri orayı ‘Mafyavari’ bir biçimde kiraya vermişler.

            Demiryolları diyorum da, başında ‘Devlet’ olacaktı değil mi?

            İşte Demiryolları’nın başındaki ‘Devlet’ gitmiş, hatta demiri de gitmiş bir tek ‘yol’u kalmıştır.

            Dr Recep’lerin, Recep Peker’lerin ‘yolu’..

            Dr Recep ne diyordu?

            ‘Dava yolu’..

            Tek bilmem ne, ya da Rabia da denilebilir.

            İşte bu ‘yol’, bu ‘dava’, bu melanet, bu zillet, bu belâ Türkiye’nin başına sarılmıştır.

            Hem de ‘Gayrimeşru’ bir biçimde.

            Kemal Kılıçdaroğlu da söylediydi, ama yine her zaman olduğu gibi, unuttu herhalde.

            Bu ‘Hükûmetin başı’, bu ‘Partinin başı’, bu ‘Devletin başı’ ‘gayrimeşrudur dedi mi demedi mi?

            Ben de bu ‘Meclis’in başı da gayrimeşrudur diye ekleyeyim o zaman.

            Eee.. hem böyle söyle hem de sonra git o sözde meclisin kürsüsüne ‘kara bez’ çek ve ‘muhalefet’ yaptığını san.

            Ey fındıkkafa!

            Gayrimeşru olduğunu bile bile, o meclisten her geçen gün ‘gayrimeşru kararlar’, ‘yasa’ demeye bin tanık ister, ‘Yasa hükmünde’ kararlar çıkmasını engelleyemeyeceğini bile bile, kürsüye çıkıp ‘kara bez’ çeksen n’olur çekmesen n’olur?

            Sağda solda ‘cart-curt’ etseniz n’olur?

            Hiçbir şey olmadığını görüyor herkes.

            Senin söyelediğin senin yanına kâr kalıyor, o kadar.

            Bana bir yararı olmuyor.

            Türk halkına ‘zerre kadar’ yararı olmuyor.

            Türkiye’ye ‘zerre-i miskal’ yararı olmuyor.

            Ve senin oradan aldığın maaş, yemekhanesinden yediğin yemek, daha bilmem ne ayrıcalıkların, örneğin arkasında duramayacağın ‘söz’leri verdiğin ‘kürsü dokunulmazlığı’n senin yanına kâr kalıyor o kadar.

            Tiyatro demeyeyim de ti-ya-to-ra diyeyim ki ‘millet’ anlaya.

            Efendim umudumuzu kaybetmemeliymişiz.

            Ozan ne güzel söylemiş; ‘Umut Memet’in ekmeği ye Memet ye!’.

            ‘Ne umudu lan’?

            Tam on yıldır, ha bugün ha yarın diye diye ülkeyi bu hale soktunuz.

            Şimdi de 2019’u bekleyelim diyorsunuz.

            2019’da da 2029’u bekleyelim diyeceksiniz.

            Arkadaş, beceremiyorsan çekilmeyi bileceksin.

            Çekilin de ‘daha becerikli’leri gelsin mi diyorum.

            Hayır.

            O ‘Meclis’ten çekilin.

            O ‘Meclis’in ‘mütemmim cüzü’ olmayın.

            Dr Recep’lere ‘meşruiyet’ kazandırmayın.

            Hem ‘gayrimeşru’ diyeceksin hem de ‘meşruiyet’ kazandıracaksın.

            Bu kadar mı ‘hukuk’ bilginiz?

            ‘Hak, hukuk, Adalet’ diye ‘ucube bir slogan’ uydurdunuz.

            Üçü de aynı anlama geliyor.

            Bir ‘Hoca’mız da çıkmış, ‘Adalet Allah demektir’ mi ne diyordu.

            Demek ki ‘Allah Allah’ diye yollara düşmüştünüz.

            O eski Genelkurmay Başkanı da, biz ‘Allah Allah’ diye saldırırız diyordu ya..

            Allah Allah diye diye kodese girmişti.

            Bari Dr Recepgiller gibi ‘Allahuekber’ deyin.

            ÖSO’cu, IŞİD’ci ‘kardeş’lerimiz gibi, ki onlar da anlasın.

            Ben de, buradan bakarak, Kemal bey yola düştü, sonunda o da ne yapılması gerektiğini anladı diye sevinmedim değil.

            Meğer Guines Rekorlar Kitabına girmek için yürümüş..

            Şimdi de iki ay tatil.

            Sonra 2019’un programı falan.

            Yahu ‘cici gibi çatlatmayın insanı’.

            Vallahi de billahi de Türkiye’nin önünde ‘en büyük engel sizsiniz’.

            Dr Recepgiller’in ‘payanda’sı.

            ‘Koltuk değneği’ de denilebilir.

            Türkiye’nin olası ‘muhalefet’ini, ‘ham hayal’ ve ‘boş laf’larla oyalamaktan başka bir işiniz yok.

            Yürüyerek ‘Rekor’lar kitabına girdiniz de, ‘Muhalefette kalma rekoru’nu da kıracaksınız, bu gidişle.

            Demek ki neymiş?

            Bu ‘gidiş’, sonuç alıcı bir ‘gidiş’ değilmiş.

            Sonuç alıcı gidiş ise, bugünden tezi yok, o ‘Meclis’i terketmeniz ve ‘Milletin içine geri dönmeniz’dir.

            Gidiş değil de ‘geliş’ olsun.

            Hoşgelişlere ola, diyebilmemiz için...

            Yoksa, bugün Büyükerşen ‘kıl payı’ kurtulur, yarın ‘Küçükerşen’.

            Amma sonunda kurtulacak ‘kıl payı’ da kalmayabilir.

            Bunlar ‘topyekûn savaş’ hazırlığı içindeler.

            Herifler anaokulundan başlayarak ‘Cihad’ okutmaya başladılar mı başlamadılar mı?

            Daha ne olsun?

            ‘Birleşelim’-mirleşelim bayat laflarını bir kenara koymanın zamanı gelmiştir.

            Hayır, milyon kez hayır..

            Ayrılalım!

            ‘Saflar’ belli olsun.

            Burada, Baykal’ın da, ayırdında olmadan söylediği sözü anımsatmanın yararı olabilir: Türkiye’de ‘Devlet Millete karşı’ olmuştur.

            Ne olursa olsun o ‘Devlet’ bizim devletimiz diyenin ‘fındık’ kadar kafası yoktur.

            Bu Devlet, Dr Recep’lerin, Recep Peker’lerin devletidir; boşuna kendi kendinizi aldatmayın.

            Demirli demirsiz yolların devleti.

            Benim devletim değildir.

            Seninki de değil.

            Fındığın içi kadar beynin varsa görürsün..

            Daha ne diyeyim?

            O ‘kıl’ın senin kafanda ‘pay’ı kalmadığı zaman mı anlayacaksın illa.

            Ey fındıkkafa..

            Habip Hamza Erdem

Not: Okuyucum bağışlasın; ‘Ne umudu lan?’ gibi deyimleri yazamam aslında ama ‘biçem’imiz de ‘onlar’ınkine benzedi sonunda. Bizimkilere gelince; ee vallahi onlarda da ‘fındık’ kadar kafa kalmamış. ‘Söylesem tesiri yok söylemesen gönül hoş değil’.

Bu haber 304 defa okunmu?tur.

  Facebook'ta Paylas     TwitterTwitterda Paylas         

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Suay Karaman Suay Karaman
ÖĞRETİM PROGRAMI – MÜFREDAT
Mahmut ÖZYÜREK Mahmut ÖZYÜREK
Makarna Siparişiyle Atatürkçülük!
Bahattin Gülyuva Bahattin Gülyuva
SATILMIŞ...
H. Hamza Erdem H. Hamza Erdem
BÜYÜKERŞEN'E KİM SALDIRDI?
Abdullah ALNIAK Abdullah ALNIAK
KİMDİR BU KIR BEDİR?
SİZDEN GELENLER SİZDEN GELENLER
Yürüyün Be Kır Bedirler Kim Tutar Sizi- ABDULLAH ALNIAK
Emrah AKGÜN Emrah AKGÜN
DAHA 19 YAŞINDA...
Bülent Esinoğlu Bülent Esinoğlu
Örtülü savaşın örtüsü açılırken...
Özgür Barış Özgür Barış
HADDİNİ BİL ERDOĞAN
Onur Doğan Onur Doğan
Unutkanlar Ülkesi

okur yorumları kişinin kendi düşüncesidir Yorumcahaber sorumlusu değildir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi